“ZAMAN UMUTLARI ÖĞÜTÜR!” « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

“ZAMAN UMUTLARI ÖĞÜTÜR!”

Bu haber 12 Eylül 2020 - 8:48 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Küle dönen meskeninin enkazında  bir şeyler arayan insana

– Ne arıyorsun? Diye sorma cüretini gösteren adama verilen cevap şöyleydi:

“Umutlarımı ve hayallerimi”

Bir kıvılcıma yenik düşen umutların gölgesinde, alev alev yanan aslında duyarsızlaşan yüreğimiz olmalıydı.

Doğasında var; ağaç yanar, eşya yanar, mesken yanar da…

Umutların, hayallerin tutuşup kül olmasını  yüreği hassas olan insanlar kaldıramıyor.

İnsanlar acı çeker ya ağaçlar onlar duygusuz mu? Ya kuşlar!  Kaç kişi bilir serçelerin gözyaşı döktükten sonra öldüğünü, angut kuşunun, turnanın sadakatini, her canlının acı çektiğini…

…ve acını paylaşmak için yüreğimi yakıyorum, diyordu şair.

Biliyorum ki yanan yüreği ancak küle dönmüş yürek teskin edebilir…

Bütün yangınlar bir kıvılcıma gebedir be  adam, bir kıvılcım kül eder koca ağaçların oluşturduğu ormanları, ağaçlar yanar, böcekler yanar, evler yanar…

Bu yangın döngüsünde en dramatik olanı ve açtığı kapanmaz yaraları var eden insanların, çocukların hatta daha dünyaya merhaba dememiş bebeklerin geleceğinin kül olmasıdır.

Kuşların dünyasını kül eden yeşili, zifiri bir siyaha bürüyen, kıvılcımlar umutları tutuşturup kül etmez mi? Eder elbet…

Yüreği yangın yeri olan insanların yaşam hikayelerinde,  acılara vesile olan aktörler, gene insandır Efendiler …

Yangınları var eden kıvılcım olsa da kıvılcımları var eden de insanoğlunun   ta kendisidir…

Umutlara ve hayallere dokunmayın! Onlar ki bir insanın yaşam serüveninde oksijendir, her sabah doğan güneştir, ergenlikten gençliğe atılan adımlarda her bireye birer can simididir.

Umut yaşamın en önemli enerji kaynağı hayal en önemli motivasyon unsuru değil midir? Dokunmayın.

Yüreğini yakabilirsin lakin umutlar küle döndü mü? Söndüremezsin, güldüremezsin hiç bir insanın  yüzünü…

Öyle bir yıl yaşıyoruz ki ilimiz yıkıldı bir kış günü…

Yardıma koşanlardan Allah razı olsun.

Yaraları sarmaya devam eden devletimiz var olsun.

Önce halkın refahını düşünüp gece gündüz çalışan yöneticilerimiz daim olsun.

En güzel komşuluk örneğini bu acılı günlerde sergileyen hemşehrilerimiz sağ olsun.

Tabiat döngüsü içinde insanoğlunun yaptığı ister bilinçli ister bilinçsiz hatayı doğa kabul etmiyor.

Dere yatağına ev kurmayacaksın.

Deprem kuşağı üstünde ki yerleşim yerlerinde derme çatma yapı yapmayacaksın.

Geçmişte yapılan bu ağır hataların sorunlarını sancılarını bugün hem insanımız hem yöneticilerimiz hem devletimiz bedeller ödeyerek yaşıyor.

Bir atasözü vardır. Kırk defa ölçüp öyle biçeceksin. Geçmişin ölçüsüzlüğü bugün binlerce insanın yüreğine kıvılcım olarak düşmekte!  Bundan ötürü yürekler yangın yeri. Evleri yıkılan yaşamları felaketler ile alt üst olan insanların çığlıklar duyulmadığı an yüreği yangın yeri olan insanlar kendini yalnız hisseder. Bu doğaldır. Acıları olan insanlar dertlidir. Derdine çare bulamayan insanın feryat etme hakkına sahip olabileceğini düşünüyorum. Bu insanların derdine çare bulmak için ettikleri feryadı iyi okumak gerekir. Bu insanlar kendilerine efendi, kendilerine sahip aramıyor bilakis yaralarına merhem sürecek şifalı elleri yanında görmek istiyorlar.  Bu insanlar adaletin sokakta değil sarayda olmasını talep ederek; haklı olarak, evleri başına yıkılmış, işsiz kalmış vs. dertler ile uğraşırken yöneticilerimizden daha hassas olmalarını, sorunların erken çözümü için sosyal medyada ‘Sahipsiz Elazığ ‘ feryadını yükseltmesi oturulup düşünülmesi gereken bir uyarıdır.

Ciğeri yanan bir insanın feryadını ‘sahip arama olarak’ yorumlama şahsımca bireysel bir hatadır. Gün toplum ile yöneticilerimizin ele ele, gönül birlikteliği ile hareket edip bu şehrin ve insanlarının sorunlarını tez zamanda çözme vaktidir.

Her geçen gün yüreği yangın yeri olan insanlarımızı umutsuzluğa sevk etmektedir.

Velhasıl şu günlerde ilimizde yükselen çığlıklar gittikçe çoğalmakta. Kimi köy ve mahallede yıkılan evlerin daha enkazı dururken, evlerin temeli atılmamışken konteynerler içinde yaz sıcağı ile kavrulan insanın  ne olacağına dair bir bekleyiş ile umudunun kırılması; bu kırılma ile yükselttiği çığlık hoş görülmelidir.

İnsanlarımız sahip arama derdinde değil, derdine çare ve çözüm bulacak yöneticilerimizden daha fedakar çalışmalar beklemektedir.

Geçen zaman ilaç değil umudun kırılmasına, yürek yangınlarının büyümesine olanak sağlamaktadır.

Bu şehrin vefalı insanları kendisine yapılanları asla unutmayacak erdeme sahiptir.

Yapıcı eleştirinin mükemmele ulaşmada bir basamak olduğunu bilinci ile canı gönülden çalışan tüm yöneticilerimize kolaylıklar diliyorum.

Muhammet Yalçın Azizoğlu
Muhammet Yalçın Azizoğlumuhammetyalcin@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.