30.09.2022, 11:18

Yitip giden hayatımız

4 yaşındaydım, Karabaş’ı kaybettiğimizde…

Eski adını hatırlayamadığım yeni adı Şehit Çavuş Mehmet Kızılkaya olan sokakla, Müfettişlik caddesinin kesiştiği köşedeki iki katlı kerpiç evin bahçesine gömmüştük onu… Babam, Karabaş’ın ölümüne çok üzülmüş olmalıydı… Nasıl üzülmesin ki? Eve dönüş saatini bilip de kendisini karşılamaya çıkan sadık bir dostunu yitirmesine nasıl üzülmesin?

Birlikte Gazi caddesindeki yazlık Çiçek Sineması’na giderlermiş… Babam ona da bilet alırmış… Karabaş, sandalyeye oturur, film bitene kadar sessiz sedasız izlermiş… Bir sabah bahçenin kuytu bir köşesinde ölü bulmuş Karabaş’ı… Orada öylece cansız anlamsız yatıyormuş… Hep öyle yaparlarmış köpekler… Öleceklerini sezinlediklerinde sahiplerinden uzaklaşır, kıyı bir köşede saklanır, ölümü beklerlermiş…

Bir de bir fidanımız vardı, dış kapının önünde… Tam da boylanmaya başlamıştı ki, düşüncesiz, etrafına bakmayan biri önünden geçerken üstüne basmış… O fidan bir daha asla büyük bir ağaç olamadı. Kurudu, gitti. Bu da ölümün bir başka şekliydi…

Yaşlı ya da körpe fark etmiyor…  Nereye uğradı mı onu alıp gidiyor ölüm… Akşam vakti, gökyüzünün kızıllığına bir bakın! Bulutlar yanıyor ve gün sonlanıyor… Geçen bir günün sonlanışı da o günün ölümüdür.

Hani çocukken bir derenin kenarına inip de bir dal parçasını suya atıp, onun suda süzülüşünü takip ederdik ya! Gözden kaybolup gidene kadar… İşte bu kayboluş da bizim hayatımızdır… Yitip giden hayatımız…

***

Babamın gözleri her iş dönüşünde Karabaş’ı aramış olmalı ki, her gün bu hüznü yaşamamak adına çok geçmeden oturduğumuz evi değiştirmiştik. Bayır sokaktaki – yeni adı şehit polis Kamil Gökçer sokak- mahallenin ilk apartmanı olan Uğurlu Bina’ya taşınmıştık. Ev içindeki tuvaletiyle, odun kazanlı banyosuyla, yağlı boya duvarlarıyla modern yaşama adım atmış,  farkında olmadan asortik olmuştuk…

***

Tabii o zamanlar televizyon denen aygıt yoktu…

Yaşamı gündüzleri sokakta öğrenmiş, geceleri ise babannemin anlattığı masallarla beslenmiştik…

Babannem bir keresinde ölümcül hastalığa yakalanmış bir kralı iyileştirmek için çare arayan evlatlarının maceralarını anlatmıştı… Tüm dertlere şifa olacağı söylenen Ab-ı hayatı bulmak üzere yola koyulan üç kardeşin hikâyesini... Karşılarına çıkan cüceye cevap vermeye tenezzül etmeyerek yoluna devam eden büyük kardeşler, bu kendini beğenmişliğin karşılığı olarak gittikçe daralan bir dağ geçidinde sıkışıp kalmış, içlerinden en küçüğü ise ağabeylerinin aksine cüceyle konuşup Ab-ı hayata ulaşacağı zorlu yolun nasıl aşılacağını öğrenmişti…

Bu hikâye, çocukluğuma dair eğlenceli ve merak dolu masallardan sadece biriydi… Ama yıllar sonra idrak etmiştim ki, bu hikâyede anlatılmak istenen şey kendini üstün görmenin ve kibrin insanı hayatta ne ileri ne de geri götürebileceği, tıkanıp kaldığı bir çıkmaz sokağa mahkûm edeceğiydi...

Belki de yaşam felsefemin sırrı bu hikâyede saklıydı... Bir ekole, bir fikriyata bağlanıp kalmanın, beni potansiyel olarak sonsuza kadar sıkışmış halde dar bir sokakta bırakacağını düşünmüş, büyük düzeni anlama ve yaşamın gizemini kavrama isteği yüzünden olaylara evrensel yaklaşmamı sağlamıştı.

***

4 yaşındaydım Karabaş’ı kaybettiğimizde…

Dal parçasının suda süzülüp gidişini izlemiştim… Kaybolup gidişini…

İşte bu kayboluş bizim hayatımızdır… Yitip giden hayatımız…

Yorumlar (17)
Erdal ÖZER 2 ay önce
Kalemine yüreğine sağlık bizleri nerelere götürdün gene. ..
Yüksel Kaçar 2 ay önce
Yüreğine sağlık.
Metin Aydoğdu 2 ay önce
Yitip giden hayatlarımız , yaşam felsefimizin sırrı bizlere verilmek istenen mesajın özünü çok iyi aktaran yazarımızı her zamanki gibi zevkle okuyorum.
Kalemine, yüreğine sağlık.
selam ve sevgiler,
Fethi Çetin 2 ay önce
Etkileyici anlamlı güzel bir yazı
Engin Çakır kardeşim bana gönderdi bu yazıyı
Her ikinize teşekkürler
Ahmet koçdemir 2 ay önce
Değerli Abim yüreğine sağlık o kadar güzel ki yazında ne istersen var ölüm,sevği,kibir çocuklugumuz Hayvan sevğisi Malatya'dan çok selamlar seni seviyorum
Engin Çakır 2 ay önce
Süpersin canım kardeşim. O kadar çok mesaj varki ne mutlu onları alana.
A. Reşat İspir 2 ay önce
Kalemine o güzel yüreğine sağlık Üstadım. Hürmetler…
Ersan Tarakçı 2 ay önce
Kalemine yüreğine sağlık abicim, hüzün ve neşe dolu cocukluğumuza götürdün bizi
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Namaz Vakti 08 Aralık 2022
İmsak 05:53
Güneş 07:21
Öğle 12:20
İkindi 14:48
Akşam 17:09
Yatsı 18:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4