YILDIRIM; “ESNAFIMIZ VEREN EL İKEN  ALAN ELE DÖNDÜ” « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

YILDIRIM; “ESNAFIMIZ VEREN EL İKEN  ALAN ELE DÖNDÜ”

Bu haber 23 Ekim 2020 - 18:05 'de eklendi.

‘Söz Esnafta’ yazı dizimizin bu haftaki konuğu Kantin- İş Sendikası Elazığ Şube Başkanı Leyla Yıldırım oldu. Uzun yıllar STK’larda görev yapan şimdi de Kantin-İş Sendikası Elazığ Şube Başkanlığını yürüten Leyla Yıldırım, “Deprem ve pandemi sürecinde iyi temsil edilmedik. Sesimiz iletilmedi. Bizi temsil eden bizim temsilcimiz olduğunu söyleyen odalar, STK’lar, dernekler bu süreçte gerçek manada görevlerini yapmadılar. Ne yazık ki bürokratlarla aramızda bir set var. Seçilmişlerle atanmışlarla esnafın arasında bir uçurum var.” Diyerek serzenişlerini dile getirdi. İşte Başkan Yıldırım’ın gazetemize yaptığı özel açıklamalar…

 

 

 

Haber: Cemil İZGİ/ÖZEL

‘Söz Esnafta’ yazı dizimizin bu haftaki konuğu Kantin- İş Sendikası Elazığ Şube Başkanı Leyla Yıldırım oldu. Başkan Yıldırım; öncelikle sendikalarının tarihçesi hakkında bilgilendirmelerde bulunarak;   “Kantin-İş Sendikası 2008 yılında kuruldu. Genel merkezimiz Ankara’dır. Sendikamız Türkiye’de 50 il ve ilçede temsilciliğe ulaşmıştır.2019 yılında şahsıma Kantin İş Sendikası Elazığ Şube Başkanlığı tebliğ edildi. İki ay sonra da Kadın Kolları Başkanlığı görevine getirildim. Göreve geldiğimiz andan itibaren 40’a yakın okul ziyareti gerçekleştirdik. Bu ziyaretlerimizde hem okul müdürlerimizi hem de kantincilerimizi ziyaret ettik. Göreve geldikten sonra kamuoyunda kendimizi anlatmaya başladık. Biz kantinci esnaflarımızın ve meslektaşlarımızın kanunen uğramış oldukları hak kayıplarını birleşerek onların sesleri olduk.” Dedi.

“ESNAFLARIMIZIN SESİ OLDUK”

Kantin İş Sendikası olarak yaptıkları çalışmalara da değinen Başkan Leyla Yıldırım; “Bunun en güzel örneği 31 Ağustos’ta pandemi dolayısıyla kapanan kantinci esnaflarımızın haklı mücadelesini Ankara Ulus’ta tüm Türkiye gördü. Kantin İş Sen olarak Elazığ’da birçok kamu kurum kuruluşlarımıza ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. Kantinci olarak bizim alanımızı giren kurum ve kuruluşlarımızı ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. Özellikle 24 Ocak’ta ilimizde yaşanan depremde ilk etkilenen mesleklerden biri kantinciler olmuştur. 24 Ocakta meydana gelen depremin sabahında okullarımız vatandaşlarımızın barınması için açılmıştır. Bizler aynı gece meslektaşlarımıza mesaj atarak okullarına gitmelerini ve kantinlerini açmalarını istedik. Esnaflarımıza kantinlerini açarak depremzedelere yardımcı olunmasını istedik.” Diye konuştu.

“DEPREM KOORDİNASYON MERKEZİ KURDUK”

Deprem sonrası deprem koordinasyon merkezi kurduklarını dile getiren Yıldırım; koordinasyon merkezinde vatandaşların barınma ve ihtiyaçlarını karşıladıklarını aktardı. Başkan Yıldırım;  “15 kantinci esnafımız ve 15 bakkal esnafımızla, depremin ardından koordinasyon merkezimizde vatandaşlarımızın barınma ve ihtiyaçlarını karşıladık. Ardından Türkiye’nin dört bir yanında hayırseverlerimizin ilimize gönderdikleri gıda, giyim, soba gibi ürünleri vatandaşlarımıza ulaştırmaya başladık. Koordinasyon merkezimizde bizim kendi imkânlarımızla hazırladığımız ve kantinlerimizde bulunan ürünleri çadırlarda, okullarda barınan vatandaşlarımıza ulaştırdık. Bu hizmetler bizim çok büyük mutluluktu. Bizler günlerce evimize gidemedik. Hatta meslektaşlarımızdan biri o kadar yoğun çalıştı ki kendi iş yerinin yıkıldığını bir hafta sonra öğrendi. Çünkü bizim önceliğimiz vatandaşlarımızdı ve acılarımızın sarılmasıydı. Depremde İl Valiliğinin belirlemiş olduğu bizim de müracaatımızla kendilerinin isteğiyle 42 STK arasında yer aldık.” İfadelerinde bulundu.

 “10 AY, KANTİNCİ ESNAFLARIMIZIN İŞYERLERİNE TEK KURUŞ GİRMEDİ”

Yıldırım; deprem ve pandemi sürecinde kantinci esnafların yaşadığı sıkıntıları dile getirerek; “Depremden üç hafta sonra okullarımız açıldı ve bizler yardım işlerini bitirmek zorunda kaldık. İki hafta sonra tekrar bütün Dünya’yı saran ve ülkemizi de sarsan pandemi sürecine girdik. Televizyonda ilk duyulmasından sonra öğrenciler okula gelmemeye başladı.13 Mart’tan itibaren okul kantinlerimiz kapandı. Ta ki 19.10.2020 Milli Eğitim Bakanlığının kantinler açılabilir yazısı gelene kadar. Depremle birlikte 10 aydır kantinci esnaflarımızın işyerlerine tek kuruş girmemiştir. Meslektaşlarımız devletimizin verdiği kredilerle yaşamlarını sürdürmüşlerdir” ifadelerini kullandı.

“HÜKÜMETİMİZE ÇAĞRIDA BULUNDUK”

Sözlerini sürdüren Başkan Yıldırım; “Bizim, 31 Ağustos 2020’de Milli Eğitim Bakanlığımızın okullarının açılacağı tarih olarak belirlemiş olsa da, okullarımız o gün açılmadı. Kantincilerin umudu 21 Eylül’e kaldı. Kantin İş Sen Genel Başkanı Okan Fırat beyefendi öncülüğünde il başkanlarımızla birlikte Ankara Ulus Meydanında biz hükümetimize çağrıda bulunduk. Neydi bu çağrılar; 2020-2021 eğitim öğretim yılında kantinler açılsa bile kantin kiraları alınmaması, BAĞ-KUR primlerimizin alınmaması, hibe kredilerden faydalanmak istedik. Bununla birlikte alınan faizsiz ve faizli kredilerin ve kredi kartlarının ertelenmesini istedik”.

 “ÇOCUKLARIMIZI ÇOK ÖZLEDİK”

Kantin İş Sendikası Elazığ Şube Başkanı Leyla Yıldırım; 19.10.2020 tarihinde kantinlerin açılması için genelge yayımlandığını söyleyen Yıldırım,  “Hazırlıksız yakalandık; keşke bu genelge bir hafta önce yayınlansaydı, meslektaşlarımız hazırlık yapsaydı”diye konuştu. Yıldıırm, “Bu genelgenin içinde özellikle kantin kiralarımızın 13 Mart’tan sonra kiralarımız üzerinden indirim yapılarak alınması var.13 Mart’tan sonra işini bırakan kantincilerin tekrar geri dönme hakkı var. Kantin açılma kararı sonrası meslektaşlarımız hızlı bir şekilde kantinlerinde temizliğini yapıp mal alımına başladılar. Gönül isterdi kantinci esnafından hiç kira alınmasın ve hükümetimizden diğer taleplerimizin de karşılanmasını istiyoruz. Meslektaşlarımız Sağlık Kurulumuzun aldığı kararlara harfiyen uyuyor ve hazırlıklarını istenilen şeklide tamamladı. Biz çocuklarımızı çok özledik yavrularımızı hasret kaldık.” Açıklamalarında bulundu.

“EN KISA SÜREDE ARKADAŞLARIMIZIN ZARARLARI KARŞILANACAKTIR”

Yıldırım, açıklamalarının devamında “Depremde hasar alan okullarımız var. Bunların beş tanesi yıkıldı. Yıkılan okullarımızın öğrencileri diğer okullara aktarıldı. Taşınan okullardaki kantinci sorunu ortaya çıktı. Deprem sonrası Kantin İş Sen Genel Başkanımız Okan Fırat beyefendi ilimize gelerek kantinci esnafımızla bir araya geldi. Genel Başkanımız ilimizde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Milli Eğitim Müdürlüğündeki ziyaretinde Genel Başkanımız Okan Fırat beyefendi getirmiş olduğu Milli Eğitim Bakanlığı Genelgesiyle okullardaki kantinci sorunu çözüldü. Genelgeyle okulun öğrencileri sabah geliyorsa kantincisi de sabah görev yapacak, öğleden sonra gelen okul öğrencilerinin kantincide öğren görev yapacak şeklinde oldu ve sorunumuz bu şekilde çözüldü. Yıkılan okullarda kantinci esnaflarımızın demirbaş malzemeleri de yıkıldı. Biz de bu arkadaşlarımızın hak kayıpları olmasın diye Milli Eğitim Müdürlüğüne yazmış olduğu dilekçeler müdürlüğümüze gittik. Milli Eğitim Müdürlüğü de 25 Eylül’de İl Afet Müdürlüğüne arkadaşlarımızın zararlarını karşılanması için yazı yazdı. İnşallah en kısa sürede arkadaşlarımızın zararları karşılanacaktır” şeklinde konuştu.

“ÜYE AYRIMI YAPMADIK”

Leyla Yıldırım; “Pandemi döneminde İl Valiliğimizin kantinci meslektaşlarımıza vermiş olduğu 1000 TL’lik pandemi destek parasını alamayan arkadaşlarının da varlığına dikkat çekerek, bu şekilde mağdur olan 11 kantinci Valilik ile görüşmeleri neticesinde bu üyelerinin mağduriyetlerini de giderdiklerini kaydetti.  Pandemi sürecinde kurumlardan yapılan  gıda yardımları konusuna da değinen Yıldırım,  kantinci esnaflarına üye ayrımı yapmadan bu yardımları ulaştırdıklarını belirtti

“FİYAT TARİFESİNİN GÜNCELLENMESİNİ İSTİYORUZ”

Başkan Yıldırım; 2018 yılında güncellenen fiyat tarifemizin yeniden güncellenmesi istediklerini dile getirerek; “2020 yılında işyerlerimizin açık olmadığı için aidat alınmasın diye odamıza dilekçe yazdık. Ve geriye dönük borçların düzenlemesi istedik. Aynı zamanda 2020 yılında kantinlerin açılmasıyla birlikte 2018 yılında güncellenen fiyat tarifemizin yeniden güncellenmesi istiyoruz. Yüksek enflasyon birlikte fiyat tarifemiz tekrar güncellenmesi talebinde bulunduk. Bugün tarifemizde sattığımız 2 TL’lik ürünün gelişi 2 TL olmuştur. Sattığımız ürünü artık yerine koyamıyoruz.” İfadelerini kullandı.

 “SESİMİZ İLETİLMEDİ”

Deprem ve pandemi sürecinde iyi temsil edilmediklerini ifade eden Başkan Leyla Yıldırım; “Sesimiz iletilmedi. Bizi temsil eden bizim temsilcimiz olduğunu söyleyen odalar STK’lar, dernekler bu süreçte gerçek manada görevlerini yapmadılar. Beyanatlara bakıyoruz bu durumu kendileri de kabul ediyorlar. Yapılmadı, yapabilirdik ifadelerle bu süreci geçirdiklerini görüyoruz. Lakin bunlar bizim için yeterli değil. Yapsaydınız o gün bir araya gelseydiniz. Bu esnafın haklı taleplerini sahada esnaflarla birlikte tespit edip ilgili makamlara iletseydiniz. Bizde böyle söylüyoruz. Biz Kantin İş Sen olarak görevimizi yaptık ilgili kurum ve kuruluşlara çalışmaları konusunda fikirlerimizle ve çalışmalarımızla yön vermeye çalıştık. Fakat bildiğiniz gibi herkes kendi grubundan sorumludur. Herkes kendi tabanına hesap vermek zorundadır. İnşallah kamuoyu gereken cevabı verecektir. Evet, Elazığ bir deprem yaşamıştır belki 100 yılda bir böyle bir felaketle bir daha karşı karşıya kalacaktır. Bir sınav verildi bu sınavda Elazığ benim diyen, grubu olan, platformu olanlar kendini gösterememiştir”.

 “BÜROKRATLARLA ARAMIZDA BİR SET VAR”

Leyla Yıldırım; bürokratlarla aramızda bir set var diyerek “Seçilmişlerle ve atanmışlarla esnafın arasında bir uçurum var” ifadelerinde bulundu ve “Bizi dinlemek zorundasınız tabanı dinlemek zorundasınız ne yazık ki bürokratlarla aramızda bir set var. Biz gece 12’de kantinci meslektaşlarımız bilirler İl Özel İdare’de Sayın İç İşleri Bakanımız Süleyman Soylu beye iki saat ayakta bekleyerek ulaştık. Ulaşırken de araya o kadar insanlar giriyor ki sanki Bakanımıza yanlış bir şey söyleyeceğiz düşüncesindeler. Hayır, biz bakanımıza derdimizi anlatacağız. Sayın Bakanımız bize 5 dakikada olsa zaman ayırdı ve bizleri öyle güzel dinledi ki. Ama sorunlarımız takip edilmedi. Elâzığ’da işte bu sorun var. Bürokrasi, seçilmişlerle atanmışlarla esnafın arasında bir uçurum var. Biz isterdik ki; kantinci esnaflarımızın sorunlarını tüm odalar dile getirsin. Ben o gün televizyon programında kahveci esnaflarımızın sorunlarına da değindim. Burada bir sıkıntı yok. Birleşip sorunlarımızı daha güçlü iletebilirlerdi. Yapılmadı dar günün ömrü kısadır. Bugünler de gelip geçecek. Esnafımız halkımız bugünleri asla unutmayacaktır. Günü geldiğinde de gerekeni yapacaktır” dedi.

“STK’LAR ELAZIĞ’IN KADERİDİR”

Leyla yıldırım; konuşmasında oda başkanlarına serzenişte bulunarak; “STK’lar Elazığ’ın kaderidir. Giresun’a verilen hibe kredilerden bizler de almak isterdik. Bizim de ilimizde işyeri yıkılan esnaflarımız vardı. Biz ne kadar kantinci olarak işlerimiz durduysa onların gidecek dükkânları bile yok. Elazığ öyle bir şehir ki işyerini taşıma şansınız yok. Hangi mahalleye gideceksiniz Elazığ’ın şu anda merkezi kalmadı. Hangi mahalleye gidip yeniden işyeri kuracaksınız, tekrar orada müşteri edineceksiniz. Böyle bir şansıda yok bu esnaflarımızın.  Ben de isterdim, ilimde işyeri yıkılan esnaflara hibe kredilerden faydalanmasını.. Biz, şu anda net olarak kaç esnafımızın işletmesi yıkıldığını dahi bilmiyoruz. Kaç tane kahveci, kaç tane bakkal yıkıldı, kaç tane manav yıkıldı, bunun verisi de yok. Geçen gün odalara mesaj gitmiş esnaflarımıza, işyeri ağır hasarlı olalar odamıza ulaşsın diye… Nedir bu mesaj, niye ikide bir esnaflarımızı umutlandırıyorsunuz. Kim soruyor bilgileri, hangi bakanlık soruyor. Elinizde veriniz yok mu sizin?Siz gezmediniz mi sokak sokak… Üyeleriniz nerede, işletmelerinde sıkıntı var mı diye sormadınız mı? Aidat zamanı üyelere ulaşmak çok kolay ama dükkânı yıkılmış esnafa ulaşmak çok mu zor. Bu mesajlar insanlarda çok büyük bir umut yaratmıştır. Esnaflarımızı üzmenize daha fazla hakkınız yok verecekseniz verin vermeyecekseniz vatandaşları umutlandırmayın.”Söyledi.

 “ELAZIĞ’DA KADIN OLMAK ZOR”

Başkan Yıldırım; ilimizde bir kadın STK  başkanı olmanın öneminde de değinerek, kendisinin daha önce de çeşitli STK’larda görevler üstlendiğini aktardı. Yıldırım; “Elazığ’da Bayan STK’ başkanı olmak çok güzel. Zor ama çok güzel. Benim bildiğiniz gibi geçmişimde oda yönetiminde, dernek yönetiminde ve MÜSİAD yönetiminde bulunmuş birisiyim. Bakkal Teyzeler Projesinde en büyük hedefim bakkal esnaflarımızı sorunlarını gündeme taşımak ve artı olarak kadın esnaflarımızın gür sesi olmaktı. Bugün ilimizde yaklaşık iki bine yakın kadın esnaf ve sanatkârımız var. O projenin en büyük amacı ilimizdeki kadın esnaf ve sanatkârları bir arada tutmak faaliyetlerde bulunmaktı. İlimizin ticari, sosyal ve kültürel anlamda yön vermek, ilimizdeki diğer kadım STK’larla bir araya gelerek güzel çalışmalarda bulunmaktı. Maalesef odamızdaki görevimizin sonlanmasıyla oda yönetimi bu uygulamayı sonlandırmıştır”dedi

 “KENDİM GERİ DÖNMEDİM”

Kantin İş Sendikası Elazığ Şube Başkanı Leyla Yıldırım ; “Ben üç dönem Bakkallar Odası yönetimde yer aldım. Bir dönem başkan vekili iki dönem de yönetim kurulu üyeliği yaptım. Ondan önce de sekiz yıl odanın genel sekreterliğini yaptım.2019 yılında yerel seçimlerde Ak Parti Meclis Üyesi aday adaylığı için oda görevimden istifa ettim. Seçimler olmadan listeler açıklandı ismimiz yoktu fakat odadaki görevimize dönme hakkımız vardı ben dönmek istemedim. Dönmeme sebebim de mevcut yönetimle esnafımıza gerçek manada hizmet edebileceğime inanmadım. Bizim 2018 yılında seçim startı verdiğimiz anda esnafımıza verdiğimiz sözlerimizi yerine getireceğimize inanmadığım için geri dönmedim. 19-20 yıldır Oda yönetimdeydim. O zamanlar iyi yönetiliyordu. İyi yönetilmemeye başlandığını gördüm ve görevime dönmedim” dedi.

“GÖREVDEN KAÇMAM”

Leyla Yıldırım; açıklamalarında gelecekteki projeleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu ve “Seçime daha çok var. Sürekli kantinci esnaflarımızla birlikteyiz. Bakkal teyzelerimizle, bakkal amcalarımızla sürekli beraberiz hiç ayrılmadık hiç kopmadık. Hazirun çağırırsa görevden kaçmam. Genel kurulumuz esnaflarımız göreve çağırılarsa ben de bu görevden kaçmam yalnız şuanda Bakkallar Odasına adaylığını düşünmüyorum. Seçime daha çok var. Bizim sendikamızla çalışmalarımız var projelerimiz var. Öncelikle biz bu projelerimizi gerçekleştirmek istiyorum”.

KABUDER’İ KURDUK”

Başkan Yıldırım; “KABUDER (Kantinciler ve Büfeciler Dayanışma) derneğini de kurduklarını söyleyerek, büfecilerin de çok büyük sıkıntıları olduğunu, özellikle  İhaleye çıkma sorunları bulunduğuna dikkat çekti. Kendisinin mesleğinin de büfecilik olduğunu söyleyen Yıldırım,  “24.04.2020 tarihinde KABUDER olarak odamıza aidatlarımıza indirim talebinde bulunduk. Gazete manşetlerinde aidat sorunlarının çözüleceğini görsek de bizlere gelen yazı net bir açıklama halen daha açıklama yok. İnşallah odamızda bizlere destek verecektir. Kantincilerimizin  2020 yılında hiç işyerlerini açmadan para kazanmadıklarını odamız da biliyor. Dilekçemizde izah ettik inşallah çözüm bulacaklardır” dedi.

 “ODALARI SUSTURAN BİR ŞEY VAR; BÜROKRASİNİN BASKISINI BU KADAR HİSSETMESİNLER”

Yıldırım; konuşmasının sonunda esnaf oda başkanlarına sitemlerini ifade ederek; “Esnaflarımız kadirşinas insanlardır. Yıllarca mahallemizdeki yardıma ihtiyacı olan insanlara esnaflarımız yardımda bulunmuştur. Hiç bir bakkalın veresiye defterini hacizde göremezsiniz. Mahallesinde yardıma ihtiyacı olan vatandaşlara kapısını kapatmayan esnaflarımız depremden sonra mağdur olmuşlardır. Gönül isterdi ki esnaflarımıza koli yerine nakdi yardım yapılsaydı. BAĞ-KUR borçları ertelenseydi. Vergileri ertelenmeseydi de kiraları ertelenseydi. Özellikle deprem sonrası çok yüksek elektrik ve doğalgaz faturaları ödedik. Bunlar esnaflarımız adına ödenebilirdi. Odaları susturan bir şey var. Bürokrasinin baskısını bu kadar hissetmesinler nihayetinde hesap verecekleri genel kurul var. Odaların tek hesap vereceği merci esnaflarıdır. Görevler gelip geçicidir. Yarın herkes o makamları bırakacak. Ondan sonra normal hayatına dönecek. Bu sokaklarda esnaflarıyla yüz yüze gelecekler. Keşke deprem sonrası krizleri fırsata çevirseydiler.” Diye konuştu.

ESNAFLARIMIZ VEREN EL İKEN, ALAN EL DURUMUNA DÜŞTÜ

Yıldırım; “ Yıkımlar hala devam ediyor. İnsanların anıları gitti, geçmişleri gitti insanların moralleri bozuk.15-20 yıl odaya kayıtlı bir esnafın ilk defa başına bir olay gelmiş. O gün de istemiştir yetkililerin yanında olmasını. Açısını paylaşmasını istemiştir. Bu da gayet normaldir. Görevleri nedir üyelerinin haklı taleplerini ve mağduriyetlerini gidermektir. Diyorlar anlattık ben de diyorum ne anlattınız. Yazılı ne verdiniz. Bunları açıklayın. Yazılı bir makama ne sundunuz, görebilir miyiz? Diyorlar 11 maddelik açıklama yaptık. Nerde 11 maddelik açıklama, nedir detayı? Bir defa verdiniz bitti mi devam edin medyaya çıkın gazeteye açıklama yapın esnafınızı toplayın bilgi alış verişinde bulunun. Siz sahanızı dinlemiyorsunuz ki ne anlatacaksınız. Tabanın ne yaşadığını bilmiyorsunuz ki. Esnaflarımız veren elken alan el durumuna düştü. Ama bizi bu hale getiren STK’larında artık günü geldiğinde esnaflarımız hesabını sormasını da bileceklerdir” dedi ve konuşmasını tamamladı.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

PİYASALARDA SON DURUM

  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

EN ÇOK KAZANANLAR

    EN ÇOK KAYBEDENLER

      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

        BUGÜN 1000TL NE OLDU?

        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN