VEHHABİLİK « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

VEHHABİLİK

Bu haber 13 Ocak 2020 - 8:18 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Fikir Günlüğü

Günümüzde siyasal islamcı ve dinle ilişkili terör eylemleri yapan gruplara ve akımlara yanlış olarak Vehhabi denmesi moda olmuştur. Vehhabilikle doğrudan ilgisi olmayan, dinde aşırılığa kaçan radikal grupların uluslararası basın ve politik çevrelerde bu şekilde yanlış isimlendirilmesi dolayısıyla, Vehhabilik akımını kısaca incelemek istedik.

Vahhabilik’e bağlananlar 1802’de ayaklanmış, Mekke, Medine, Kerbela, Taif illerini ele geçirerek İmam Hüseyin’in türbesini yıkmış ve yüzlerce insanı öldürmüştür.

Bu dini akımı mezhepten çok tarikat sayanlar vardır. Bu görüşe sahip olanlara göre bu tarikat İslam dininin temel koşullarından çoğuna aykırıdır. Dinin genel ilkelerini azaltmıştır. İslam dininin genel ve temel ilkeleri katı şeriat yanlılarınca değiştirilmiş ya da içinin boşaltılıp özünden yoksun bırakıldığını söylerler. Bir görüşe göre bu mezhep-tarikatı kurduran İngilizlerdi.

Vehhabilik dini akımı Mehmet Bin Abdülvahhab tarafından kurulmuştur. 1738 yılında Vehhabiliği ilan etmiş, İngilizlerin siyasi ve askeri yardımlarıyla Arabistan’da yayılmıştır. Mehmet aslen Hanbeli mezhebine bağlıdır. Önce bu mezhebin ilkelerini yaymaya çalışmış, daha sonra kendi tarikatının ilkelerini açıklamaya başlamıştır.

Mehmet bin Abdülvahhab’a göre bütün Müslümanlar kardeştir, birdir. Onların malları da Vahhabilik içindir, ortaktır. Şeriatın getirdiği kuralları uygulama imkanı yoktur. Allah ile kulun arasına kimse giremez. Türbelere mum dikmek, türbe yapmak, mezar ziyaret etmek gereksizdir ve dinle bağlantılı bir iş değildir. Kabe ziyareti de Hac’da gerekmez. Özellikle başkalarından öğrenilen duaları okuyarak Tanrı’dan yardım dilemek anlamsızdır. Şeffaatin sadece Allah’ın iziniyle ahirette gerçekleşeceğini, Hz. Peygamber dahil hiç kimsenin doğrudan şefaat (iyileştirme) veremeyeceğini söyler. Resülullah ile sahabilerin ruhlarından ya da velilerden şefaat beklemek şirke götürür. Allah’ın edilen duaları kabul etmesi için Hz. Peygamber’den aracılık beklemek, Peygamberin yüzü suyu hürmetine dileklerin kabülünü istemeyi (tevessül) de sakıncalı görür. Bundan dolayı türbe ve mezar ziyaretlerinde dua ve niyazlarda ölmüş bir şahsı şefaatçi veya aracı kılma anlamına gelebildiğinden, kabrin başında namaz kılma ve dua etmeyi de şirk olarak değerlendirmiştir.

Vehhabiliğin kökünün Hariciliğe dayandığı da iddia edilmektedir. Hatırlatmak gerekirse cihan peygamberi Hz. Muhammed’in vefatının ardından İslam dünyasında bir takım ihtilaflar çıkmış, Hz. Ali döneminde bu ihtilaflar çok artmıştır. Hariciler sünnet ve hadisle sabit birçok hükme itiraz ederler. Örneğin sabah bir rekat, akşam da bir rekatın üzerinde namaz kılmanın bir hükmü olmadığını söylerler. Vehhabiliğin kurucusu olan Mehmet bin Abdülvahhab da İslam dinin dört ana kaynağından olan edille-i şeriyeden kıyas ve icmayı kabul etmemektedir.

İslam dininin dört ana kaynağı olan edille-i şeriyye şunlardır: 1. Kitâb, yâni Kurân. Kuran’daki ayetler birbirini izah eder. Kısa ve özet olarak verilen bir konu başka bir ayette ayrıntılı ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklanır. Manası çok açık belli olmayan ayetler, kesin bir hüküm veren manası açık ayetlere dayanarak yorumlanır.  2. Sünnet, yâni Hz. Peygamber’in davranışları, herhangi bir konuda söylemiş ve yapmış olduklarıdır.  3. İcmâ-ı Ümmet. Aynı asırda yaşamış olan İslam alimlerinden, üzerinde ayet veya peygamberin sözü olmayan konularda yorum yapabilme (ictihad) ilmine sahip olanların bir araya gelerek bir konuda ittifaka varmalarıdır. Kısacası İslam bilginlerinin bir konuda fikir birliği içinde olmalarına denir. 4. Kıyâs-ı Fukahâ. Anlayış-kavrayış yetenek ve becerisiyle, işin özünü ve inceliklerini kavramak ve mantık bilimini kullanmaktır. Vehhabilerin 3. ve 4. maddeleri ret etmek suretiyle İslam’ın dört ana kaynağından ikisini ortadan kaldırdıkları iddia edilir. Ayrıca bu maddelerin içerikleri dikkate alındığında ilim ve akıl kullanma yolu reddedilince alemde ortaya çıkan yenilikler nasıl açıklanacak, ortaya çıkan tartışmalar nasıl çözümlenebilecektir.

Günümüz İslam alimleri, Vehhabiliğin İslam’ın temel konularıyla değil de yüzeysel konularla ilgilenerek ve bunları tartışmaya açarak ayrılıkları artırdığı görüşünü taşıyor. Namazda el kaldırıp kaldırmamak, Allah’ın gökte mi yerde mi olduğu sorusunu gündeme getirmek, çoraba mes olup olmadığını tartışmakla uğraşmaları yüzünden özden uzaklaştıklarını iddia ediyorlar.

Vehhabiler ise kendilerini Ehl-i sünnet dairesinde kalan ve dini İslah ederek aslına dönüşmesini sağlayan bir ihya hareketinin mensupları olarak kabul etmektedirler.

 

Akın Eraslan Balcı
Akın Eraslan Balcıakineraslanbalci@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.