Uzman Diyetisyen Elazığlıları uyardı: ‘Kış mevsimi hastalıklara açık hale getiriyor’

Neredeyse kış mevsiminde hemen hemen sık sık hastalanırız. Bu hastalık sürecini C vitaminleri, takviyeler, ilaçlar, bitki çayları ile atlatmaya çalışırız.

Gelin görün ki uzmanlar kışın özellikle çocuklar ve yetişkinleri özellikle kış aylarında uyarıyor. Peki kış aylarında neden bu kadar hastalanırız? Bu hastalık sürecini nasıl atlarız? İşte Elazığlı uzmandan bilgi ve tavsiyeler…

Bağışıklık sistemi zayıflıyor, yetişkinler ve özellikle çocuklar hastalıklara açık hale geliyor. Vücutta enfeksiyon olduğunda iştahsızlık görülmesi sebebiyle besin alımı da azalıyor. Grip ve soğuk algınlığına yakalanma riskini azaltmak ve hasta olduktan sonra da hızla iyileşmek için dengeli ve yeterli beslenmeye özen gösterilmesi gerekiyor. Beslenme ve Diyet Bölümü uzmanı Beyza Güner özellikle grip ya da soğuk algınlığı durumunda tüketilmesi gereken besinler hakkında bilgi verdi.

“Enfeksiyon hastalıklarında enerji alımı daha fazla olmalı”

Dyt. Beyza Güner enfeksiyon sürecinde enfeksiyonlara karşı uyarı yaparak; “Enfeksiyon hastalıklarında genel olarak vücudun enerji gereksinimi artmaktadır. Çünkü ateş bu hastalıklarda sık görülen bir bulgudur. Vücut ısısının 1 derece yükselmesi ise bazal metabolizma hızında %10-12 oranında bir artış getirmektedir. Bu yüzden enerji alımı normalden biraz daha fazla olmalıdır. Ancak aşırı beslenmenin de solunum yükünü artırdığı unutulmamalıdır. Enerji ihtiyacının karşılanması için; protein, posa, vitamin ve minerallerden zengin bir beslenme programı uygulanmalıdır. Su tüketimi, olası sıvı kaybı nedeniyle 2,5-3 lt. civarında olmalıdır” açıklamasında bulundu.

“Üst solunum yolları enfeksiyonlarında takviye besinler kullanılmalı”

Dyt. Güner; hastalık sürecinde özellikle üst solunum yolları enfeksiyonlarına değinerek bağışıklık sistemine destek sağlayacak hangi vitamin, mineral ve besinleri kullanmamız gerektiğine değindi. Uzman Güner, “C vitamini en iyi antioksidan vitaminlerden biridir. Eğer C vitamini vitamin formunda değil de besinlerden alınırsa bu gıdalardaki fotokimyasal maddelerden de yararlanılır. Böylece vücuttaki savaşçı hücreler de güçlenir. Gün içinde domates, taze biber, roka, maydanoz, mandalina, greyfurt, portakal, nar, kuşburnu ve kivi gibi C vitamini içeren besinler tüketilmelidir.” Dedi.

“Fındık, ceviz, badem bağışıklık sistemi için önemli minerallerdir”

Bağışıklık için özellikle mineral için besinlere dikkat çeken Uzman Güner; “Bağışıklık sistemi için önemli minerallerdir. Selenyum; deniz ürünleri, et, soğan ve sarımsakta bulunur. Çinko ise kabak çekirdeği başta olmak üzere; çiğ fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, hindi eti, kuzu eti, kuşkonmaz ve mantarda bulunur. Bu minerallerin antioksidan etkisi yüksektir ve vücudun toksinlere karşı savaşan hücrelerini güçlendirirler” dedi.

“Haftada mutlaka 2 gün balık yenmelidir”

Omega-3 yağlarına değinen Güner; “Omega-3 yağ asitleri en değerli yağlardır. Bağışıklık, beyin ve sinir sistemi, psikoloji, kalp-damar sağlığı için olmazsa olmaz bir besin ögesidir. Balık mevsiminin başlaması ile haftada mutlaka 2 gün balık yenmelidir. Balık omega-3 dışında vücudun üretemediği elzem aminoasitleri de içerir ki bunlar hücrelerin yenilenmesi ve yaşlanmaya karşın gereklidir. Çiğ fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlarda Omega 3 içermektedir” ifadelerini kullandı.

“Bağışıklık sistemi ve cilt sağlığı için önemlidir ve güçlü bir antioksidandır”

Beta-karoten Sarı-turuncu bitkilerde bulunmakta ve en kuvvetli antioksidanlar arasında yer almaktadır diyen Güner “Balkabağı, havuç, ananas, hurma ve kayısı en fazla beta-karoten içeren sebze ve meyvelerdir. Kuersetin içeren meyve ve sebzelerde bağışıklık sistemi için önemli besinlerdir. Turunçgiller, elma, kırmızı üzüm, soğan, çilek, dut, böğürtlen gibi meyveler ve kırmızı soğan gibi besinlerin kabuklarında bulunan bir pigmenttir. Kansere, kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır. Bağışıklık sistemi ve cilt sağlığı için önemlidir ve güçlü bir antioksidandır” dedi.

“Zencefil ve Zerdeçal çorbalarda taze olarak kullanılabilir”

Tüketilmesi gereken ek çaylardan da bahseden Uzman Güner, “Zencefil keskin tadı ve aroması ile solunum yollarını açıcı, sindirimi düzenleyici, toksin atıcı, gaz söktürücü ve antiseptik özellikleri vardır. Çorbalarda, taze olarak sebze yemeklerinde ve salatalarda kullanılabilir. Bunun dışında Zerdeçal (Kurkumin) da, antienflamatuvar etkisinin yapılan geniş araştırmalar neticesinde kurkuminden kaynaklandığı belirtilmektedir. Kurkuminin inflamasyon ile ilişkili olan enzimleri düzenlemektedir. İnflamasyon işleyişinin; beyin, kalp- damar, akciğer, metabolik ve otoimmün hastalıklar gibi birçok kronik hastalıkta rolü olduğu bilinmektedir” dedi.

Editör: Beyza Bişkin

09 Şub 2024 - 14:11 Elaziğ/ Elaziğ- Gündem

Mahreç  Beyza Bişkin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.