ÜNİVERSİTELERİN YÜZ YÜZE EĞİTİMDEKİ DİĞER BİR YÖN! « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

ÜNİVERSİTELERİN YÜZ YÜZE EĞİTİMDEKİ DİĞER BİR YÖN!

Bu haber 31 Ekim 2020 - 7:49 'de eklendi.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de nüfus artışı dolayısıyla da ortaya çıkan eğitim ihtiyacı yeni üniversitelerin açılmasına neden oldu.

Bugünkü yazımın gündemi, Covit 19 virüs salgınından dolayı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de olumsuz etkilenen eğitim sektörünün özellikle de üniversite eğitiminin ekonomik boyutunun mevcut durumu.

Bu işin yani salgının sağlık boyutu tüm dünyanın üstünde çalıştığı bir konu.

Aşı, ilaç, bağışıklık, antikor…

Bunların hepsi zaman alabilecek konular.

Zaman uzadıkça ekonomik zararlar artmakta…

Üniversitelerin kapalı kalması da bu zararın adeta katmerlenmesine neden olmakta…

Salgın nedeniyle üniversitelerin 2019-2020 eğitim yılının ikinci yarısında başladıkları uzaktan eğitim, 2020-2021 yılında da devam etmekte…

Bu durum bilimsel eğitimin yanı sıra birçok ilin ekonomisine de ciddi anlamda zarar vermektedir.

Çünkü üniversite eğitimi diğer eğitim aşamalarından farklı olarak üniversitelerin bulundukları şehirler dışından da öğrenci kitlelerini barındırmaktadır.

Özellikle de küçük şehirlerdeki üniversiteler o şehirdeki ekonomik ve sosyal hayata can veren, sağladıkları katma değer ile bulundukları yerlere her alanda hareket katan kuruluşlar olarak ta işlev görmektedirler.

Üniversiteler sadece bilimsel veya mesleki eğitim kurumları olmayıp aynı zamanda bulundukları şehirlerde yurdundan, ulaşım firmalarına, lokantasından, kafeteryasına, sinemasından, kuaförüne ve hatta konut piyasasına kadar birçok sektörü içinde barındıran bir ekonomik zincirin temelini oluşturabilmektedirler.

Keza üniversitelerin sağlamış oldukları istihdam imkanları da bu zincirin ayrı bir halkası…

Günümüzde zorunluluktan dolayı bir çok üniversitenin uzaktan eğitime geçmesiyle öğrenciler de bulundukları şehirlerde evlerinden dersleri takip etmekte. Bu durum üniversitelerin bulundukları özellikle öğrenci şehri diyebileceğimiz bazı küçük yerlerde ekonomik hareketliliğin ortaya çıkmasını engellemekte ve beraberinde de birçok sektörün zarar görmesine neden olmaktadır.

Bununla beraber yüz yüze eğitime geçmek için bazı üniversiteler farklı uygulamalar da denemekteler…

Bunlara yaşadığım Başkent Ankara’dan örnek verecek olursak şunları söyleyebiliriz.

2020-2021 eğitim yılında Ankara’daki bazı tıp fakültesinin ileri sınıflarında, laboratuvar çalışmasına ihtiyaç olan bazı mühendislik fakülteleri ile yine bazı sağlık bilimlerinde haftanın belirli günlerinde örgün eğitime geçmeye başladılar. Gülhane Tıp Fakültesi ile Bilkent Üniversitesi’nin mühendislik fakültelerini bunlara örnek verebiliriz. Kampüs içinde bulunan öğrenci yurtları da az sayıdaki öğrenciye hizmet vermeye başladı. Ankara’daki bir kısım tıp, dişçilik, eczacılık gibi fakülteler ise ikinci dönem için örgün eğitimi merceklerine aldılar. (İşyerimin de bulunduğu Bilkent’te, yeni yeni başlayan öğrenci akışının sağladığı ticari hareket hemen dikkat çekiyor…)

Hasta yoğunluğunun yaşandığı ve pandemi hastanesi de olan yurdun bir çok bölgesinden çok çeşitli hastanın da tedavi amacıyla geldiği Hacettepe ve Ankara Üniversiteleri tıp fakültelerinin yanı sıra Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi de birinci dönemde uzaktan eğitimi tercih eden fakülteler arasında.

Tabi burada, üniversite veya fakülte yönetimleri salgının seyrine göre hareket ederek gerek öğrenci sağlığı gerekse de öğretim üyesi ile diğer kadrolardaki çalışanlarının sağlığını korumak amacıyla bu kısıtlı hareket yöntemini zorunluktan denemekteler…

Yani işin özeti ülkemizde hayatın tüm alanlarında olduğu gibi eğitim dünyası salgının seyrine göre hareket ederek adeta düşük tempoyla yol almaya çalışmakta…

Bu düşük tempo hepimizin de gözlemlediği gibi eğitime ve ekonomik hayata sekte vurmakta.

Elazığ’da bu zarardan payını fazlasıyla almakta çünkü 2020 yılında yaşanan deprem felaketinin acıları silinmeden Mart ayından itibaren ortaya çıkan bu virüs salgını da tuzu biberi oldu.

Bu nedenle şehrimize gerek öğrenci gerekse de öğretim üyesi ve diğer tüm kadrolarıyla düşünüldüğünde her alanda önemli katkı sağlayan Fırat Üniversitesi’nin yüz yüze eğitime geçmesi şehrimiz için önemli. Öğrenci hareketliliğinin sağlayacağı ekonomik girdi, sıkıntıda olan esnafımız için biraz da olsa can suyu olabilecektir.

Fakat Fırat Üniversitesi yönetiminin de diğer tüm illerdeki üniversiteler gibi eğitimde normal koşullara dönebilmesi için virüs salgının seyri dikkate almaları bir zorunluluk. Öğrenci ve toplum sağlığı, üniversitemizin de hassas hareket etmesine neden olmaktadır…

Öğrenci ve öğretim kadrolarının yanı sıra esnaf, memur, çiftçi kısacası toplumun tüm kesimi bu salgının bir an önce etkisinin azalmasını ya da bitmesini yani normal hayata dönülmesini bekliyor…

Kamuoyunda bazen dillendirilen 2-3 yıl gibi bir zaman dilimini düşünmek bile istemiyoruz. İnşallah salgının bittiği ve normal hayata dönüldüğü günlere kısa bir zamanda döneriz…

Vedat Kent
Vedat Kentvedatkent@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.