TÜRBANLI YARGIÇ VE DARBE MESELESİ « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

TÜRBANLI YARGIÇ VE DARBE MESELESİ

Bu haber 09 Ocak 2021 - 15:45 'de eklendi.

Bu Ülkede kadın kıyafeti de olmazsa siyasetçinin söyleyecek hiçbir şeyi kalmayacak.

Kadın türban örttü, mini etek giydi, şort ile gezdi, kahkaha attı, yolda dondurma yedi, peçe taktı, çarşafla gezdi, siyasetçinin bütün derdi bu.

Tabi ki erkek egemen siyaset, kadını bazen cinsel obje, kimi zaman vitrin mankeni, çoğu kez de evde oturan kocasını bekleyen köle olarak görme hakkına sahip olacaktır.

Erkek egemenler, egemenliğin hakkını verip erkekçe! davranıyor, egemenliklerine laf söyletmiyor, iktidarlarına ortak kabul etmiyorlar.

Bir dönemin siyasetçisi, son zamanların medya maymunu, yüzünde Atatürk ve laiklik maskesi olan müptezel bir politikacı, düğün değil, bayram değil bir laf yumurtladı.

Fikri Sağlar‘’ Türbanlı Yargıç Bana Güven Vermiyor’’ demiş.

Haklı darbe Siyasetçisi, öyle bir kirli ortamda yetişti ki, bu tipler için söylenecek çok söz var.

Fikri Sağlar, GLADYO, Darbe karışımı bir üretimdir, 80 Faşist Darbenin lideri Kenan Evren Türkçeyi doğru dürüst konuşamadığı için, Fikrinin tiyatrocu eşi, Faşist Generale Türkçe konuşmayı öğretti, diksiyon ve hitabet dersi verdi.

Fikri, eşinin gölgesinde siyasete soyundu, başarılı da oldu, GLADYO-Darbe öğretisi ile toplumu kamplara ayırmayı, birbirine düşman etmeyi başardı sayılır.

Demek görev devam ediyor ki, yine zehir saçmaya başladı, hem de Atatürkçü, Laik, Sosyal Demokrat kimlik ile.

Bu Tiplerin Atatürkçü olduklarına hiç inanmadım, olamazlar, Laiklik ise lastik gibi bir kavram bu memlekette, isteyen istediği gibi yorumluyor, bu Fikri efendi için laiklik sadece şarap içmek, kumar oynamak, ona buna laf yuvarlamak, türbana savaş açmak, falan, filan.

Bu müptezeli zaten tanıyoruz, yeni bir ‘’Hukuki! Tespitini de’’ öğrenmiş olduk, demek ki, bu Ülke de, yargı kararlarını yargıçlar değil, türban, şort, mini etek veriyor, ne diyelim GLADYOCU Aydın! Kafası.

Bu Ülkenin Siyaset Stratejisi yıllardır, giyim kuşam, özel yaşam, Darbe ve Din üzerine bina edilmiştir.

Fikri sağlar ile başlayan giyim kuşam çıkışı, İlker Başbuğun darbe iması ile devam ediyor.

Bu olup bitenler hiç de yabancı olmadığımız NATO stratejileridir.

NATO Stratejileri sadece askerler üzerinden yürümez, sivil uzantıları her zaman askerler kadar etkili olmuştur.

İlker Başbuğ 2012 de Genelkurmay Başkanı olduğun da Ergenekon operasyonları başlamış idi, Onun döneminde ivme kazandı, amirallere suikast, Kozmik oda aramaları, Balyoz, Sarı Kız diye bir dizi operasyon yapıldı.

Türk Silahlı Kuvvetleri ağır darbeler yedi, Başbuğ birkaç açıklama, boru gösterisi, Silivri’ye ziyaret emri gibi göstermelik bir iki çıkış dışında hep sessiz kaldı.

FETÖ-NATO Operasyonlarının TSK’yı, hırpalamasına izin verdi, çünkü kendisi de bir NATO subayı idi, öyle yetişmişti, öyle davranmak zorunda idi.

NATOCU subayların bir başka özelliği daha vardır.

Planlanan darbeler bunlar eli ile yapılır, darbe koşulları bu subaylar tarafından oluşturulur.

Darbe Gerekçeleri meşru temellere bu subaylar tarafından oturtulur.

Suç her zaman siyasilere, yine ipleri kendi ellerinde olan tetikçi örgütlere yıkılır, darbeler meşru hale bu subaylar tarafından getirilir.

Çok yeteneklidirler bu işlerde.

İlker BAŞBUĞ, düğün değil, bayram değil, durup dururken, ‘’Eğer Erken Seçim Kararı alınsa İdi darbe olmayacaktı’’ diye bir çıkış yaptı ve bu çıkışını Hatıralarını yazdığım bir kitaptan alıntı diye açıkladı.

Doğrudur, kitaptan alıntıdır, kitapta başka anılar da var, milletin merak ettiği çok şey var ayrıca, mesela Dolmabahçe Görüşmesi, bunlar bir kenara itilip sadece darbe alıntısı niye diye de sormadan edemiyoruz.

Darbelerin bir hariç 1960, diğerlerini bizzat yaşadım, zarar gördüm, firar gezdim, bedel ödedim.

Darbeler hayatımı çok etkiledi.

Darbeler bana bir şeyi daha öğretti, Ülkemde yapılan her darbe Ülkemi biraz daha bataklığa sürükledi, Ülkem biraz daha Emperyalizme bağımlı hale geldi, Ülkemin sorunları biraz daha gizlenerek çözümleri ötelendi.

70 yıllık Emperyalist tahakkümün devam etmesi için imkân tanındı, zaman kazandırıldı.

Bu Ülkede darbe tehdidi ve dış müdahaleler her zaman mümkündür.

Kimse adam sen de eski bir general saçmalamış, modası geçmiş bir siyasetçi zırvalamış diyerek kendini avutmasın.

Muhalefet için de birkaç laf edip yazıyı bitirelim.

Muhalefet bu Ülkede iktidara karşı ne söylenirse söylensin, nasıl küfür ve hakaret edilirse edilsin, hemen balıklama dalıp söyleyenin kim olduğuna bakmadan Onu savunmayı, sahiplenmeyi marifet sayan bir muhalefettir.

Bu iki meselede de bunu gördük, GLADYOCU Fikri de, NATOCU İlker de Muhalefetin göz bebeği oldu birden bire.

Ne diyelim Ülkenin kaderi bu, bu siyaset anlayışı, bu siyasetçi tipi ile Ülkede darbe de yaparlar, iç savaş da çıkarırlar.

Maalesef seyir de bu yönde.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Murat Ünal
Murat Ünalmuratunal@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.