TRAVMANIN ETKİLERİ VE ÖNLENMESİNDE SOSYAL DESTEĞİN ÖNEMİ « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

TRAVMANIN ETKİLERİ VE ÖNLENMESİNDE SOSYAL DESTEĞİN ÖNEMİ

Bu haber 27 Şubat 2020 - 8:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Travma; kişinin üstesinden gelemeyeceği, kaldıramayacağı ağırlıkta, içten ya da dıştan gelen uyaranlar ile karşı karşıya gelmesidir. Günlük rutini bozan, ani ve beklenmedik bir şekilde gelişen, dehşet, kaygı ve korkuya neden olan, kişinin anlamlandırma sürecini bozan kişiyi zorlayıcı olaylardır.

Bireyin yaşadığı travmatik olay sonrasında bazı travmatikstres tepkileri meydana gelmektedir. Bunlar; mide bulantısı, kusma, göğüs ağrısı, titreme, baygınlık hissi, baş dönmesi, baş ağrısı gibi fiziksel tepkiler, kaygılı olma, inkar, korku, suçluluk, depresif duygu durumu, panik, hayal kırıklığı gibi duygusal tepkiler, kendini geri çekme, ani davranışlar, alkol-madde kullanımı, çabuk tepki verme, başkalarını suçlama, yeme sorunları, kolayca irkilme gibi davranışsal tepkiler ve ilk şok, unutkanlık, dikkatsizlik, yönünü bulamama, sorun çözememe, yanlış karar verme, kabuslar, uyku bozuklukları gibi zihinsel tepkiler, iş-okul, arkadaşlık ve evlilik ilişkilerinde sorunlar, aşırı suçlayıcı ve yargılayıcı olma, konuşmama, duyguları belli edememe, her şeyi kontrol altında tutma isteği gibi sosyal tepkilerdir.

Yapılan araştırmalara bakıldığında, travmalardan sonraki ilk günlerde olayı yaşayan kişilerin çoğunda bu belirtiler yaşanmakla birlikte günler içerisinde veya yaklaşık dört hafta sonra azalarak düzelmektedir.  Ancak etkilenen her 5-6 kişiden birinde bu belirtilerin düzelmesi uzun zaman almaktadır. Kişi 3 aydan fazla stres belirtileri yaşıyor ise Travma Sonrası Stres Bozukluğu tanısı almaktadır. Tanı almış kişilerin profesyonel psikolojik destek almaları gerekmektedir.

Travmatize olmuş bireylerde travmanın olumsuz etkilerinin önlenmesinde sosyal desteğin önemine bakacak olursak… Travmatik deneyim sürecinden geçmiş bireylerde katı ve çarpıtılmış şemalar bulunmaktadır. Örneğin deprem travması yaşadığımız bu günlerde bazı kişilerde şu şemalar oluşmuş olabilir “Dünya güvenilir bir yer değil”, “Artık evde yaşayamam, eve giremem”, “Bu durum geçmeyecek hiçbir şey düzelmeyecek”, “Kimse bize yardım etmez bunu sadece yaşayanlar bilir, kimseye inancım kalmadı” … Bu tür durumları sağlıklı bir şekilde atlatmada ve düşünce şemalarının esnetilmesinde sosyal desteğin önemi oldukça büyüktür. Sosyal destek kişileri beklenmedik ikincil travmalardan korur.

Travmaya uğrayan bireylerin bazılarında Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gelişirken, bazılarında gelişmemektedir. TSSB tanısı alan bireylerin bazıları travmanın etkilerini daha kolay atlatırken bazılarında ise kronikleşmektedir. Belki de bireyin travma sonrasında yaşadığı ortamın özelikleri bu nedenle önemlidir. Sosyal destek, akut TSSB’nin kronikleşip kronikleşmemesini belirleyen önemli bir etkendir.

Sosyal destek; kişiye sevildiğini gösteren, onun yanında ve onu anlıyor olmanın bir ifade şeklidir, kontrol kaybının yol açtığı çaresizlik ve yetersizlik duygularını azaltır, travma yaşayan kişinin olayla ilgili kendini ifade etmesini ve travmatik deneyimin paylaşılmasını sağlar, kişinin çözüm sürecinde olayı sürekli kötü yorumlamamasını ve felaketleştirmemesine yardımcı olur, kendilerinin değerli olduklarını ve yalnız olmadıkları duygusunu geliştirmelerine yardımcı olur.

Sosyal destek ve paylaşma, bireyin dış dünyanın tehlikelerle dolu olduğu biçiminde gelişebilecek yeni şemalarının esnekleşmesini sağlar. Böylelikle “dış dünya tehlikelerle doludur” biçimindeki katı şema, “dış dünya zaman zaman tehlikeli, zaman zaman güvenli; bireyler ise zaman zaman güvenilir zaman zaman güvenilmezlerdir” biçimindeki daha esnek bir şemaya dönüşebilir.

Yakın zamanda yaşadığımız deprem travmasında görüldüğü üzere psikososyal desteğin bireyler ve toplum üzerinde çok büyük bir öneme sahip olduğunu görmekteyiz. Gerek birey olarak gerekse devlet eliyle sağlanan sosyal destek bireylerde değerli oldukları, yalnız olmadıkları, anlaşıldıkları, zedelenmiş ve sarsılmış olan duygu durumlarının bir nebzede olsa düzeldiği, çaresizlik ve umutsuzluk hislerinin azaldığını göstermektedir.

Yetersiz sosyal destek, zaten sarsılan ve örselenen travmatik bireylerde daha derin izler bırakmaktadır. Sosyal destek alamayan bireylerin kronik bozukluklara daha yatkın oldukları ve iyileşme süreçlerinin uzun sürdüğünü de yapılan araştırmalar kanıtlamaktadır.

Ülke olarak yardımlaşma ve dayanışma bilincimizin oldukça yüksek olduğunu düşünmekle birlikte, bu zor günlerin birlik ve beraberlik içerisinde geçeceğine olan inancım ilimizde yaşanan bu son deprem sonrasında daha da artmıştır.

 

 

Görkem Namlı
Görkem Namlıgorkemnamli@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.