Topraktan, dijitale uzanan bir tarım yolculuğu

Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Kılıç ile gerek ilimizdeki tarım projelerini gerekse de bu projelerin Elazığ’a ve üreticiye yönelik etkisi üzerine keyifli ve bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimiz sırasında Müdür...

02 Ekim 2022, 12:52
Topraktan, dijitale uzanan bir tarım yolculuğu

Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Kılıç ile gerek ilimizdeki tarım projelerini gerekse de bu projelerin Elazığ’a ve üreticiye yönelik etkisi üzerine keyifli ve bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimiz sırasında Müdür Ali Kılıç; Elazığ’ın tarımsal haritasını adeta nokta atışı yaparak hazırladıklarını kaydederek; “Veriler doğru olursa Elazığ’ın tarımsal ivmesini doğru belirleriz” dedi. Toprak analizi sağlıklı sunulduğunda; üreticiye sağlıklı bir reçete verebileceklerini vurgulayan ve üreticinin sorunlarına da değinen Kılıç; çiftçilerin devlet tarafından desteklenerek, motive edildiğine de işaret etti. Gençlerin de kırsala kanalize edildiğinin altını çizen Kılıç; topraktan dijitale uzanan bir tarım yolculuğundan söz etti.

Röportaj: Kübra TÜRKAN/ Aysun ÇETİN KILIÇ

Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Kılıç; ifadelerini kullanarak;  tarım noktasında Elazığ’ın bir nevi röntgenini çektiklerini aktardı. İşte Müdür Kılıç ile gerçekleştirdiğimiz keyifli ve bilgilendirici söyleşinin detayları…

Elazığ genelinde ilçe ilçe tarım alanlarında verimi artırmak için kapsamlı bir rapor hazırlığı içerisindeydiniz. Acaba bu raporlama çalışmanızdaki durum nedir?

“TARIMSAL ÜRETİM DESTEĞİNİ TOPRAKLA İLİŞKİLENDİRMEYİ HEDEFLEDİK”

Bu çalışma henüz tamamlanmadı. Elde etmiş olduğumuz şeylerden biri şuydu; ilimizdeki toprak analizini yaparak, vatandaşın ihtiyaç duyduğu tarımsal üretim desteğini toprakla ilişkilendirmeyi hedeflemiştik. Bu eğer başarılırsa hangi tarım arazisinde hangi ürünün ekileceğine ve bu noktada üretecinin harcayacağı çaba, gübre, tohum, işçi bedeli gibi şeyleri yani girdi maliyetlerini ve emeğini minimize ederek, sağlıklı üretimi sağlayacaktık. Girdi maliyetleri ne kadar düşerse birim alanından kâr miktarı da o kadar artar.  Bizler de üretici bunu sağlayabilsin diye toprağın kimyasal bakımdan zengin olduğu, herhangi bir tarımsal ürünü üretmek için herhangi bir besine sahip olduğu bir toprakta hangi ürün daha sağlıklı yetişebilecekse o ürünü o toprakla buluşturmak çok daha doğru ve mantıklı olacaktı. Bundan dolayı hem kent merkezi hem de ilçelerde toprak analizi yapıyoruz. Bu konuda çalıştık. Şimdi de elde ettiğimiz toprak analizi sonuçlarını, sıcaklık, yükseklik ve yağış oranı gibi parametreleri de dikkate alarak bunun sağlıklı bir modellemesini yapıyoruz. Yani bu kapsamlı raporlara dair çalışmalar devam ediyor. Ele tutulabilir bir çalışma olmasını sağlayacağız.

“VERİLER DOĞRU OLURSA, ELAZIĞ’IN TARIMSAL İVMESİNİ DOĞRU BELİRLERİZ”

Alan çalışması kapsamlı ve zaman alıyor, metorolojik verileri de topluyoruz.  Aynı yerde rakım, sıcaklık, nem gibi paremetrelerin hepsi ekilen ürünü etkiliyor. Tüm bu parametlerden bir kaçını göz ardı edelim dersek ileride bir sorunla karşılaşıldığında bu sorunlar yüzünden üreticinin girdi maliyetleri artış gösterir. Şunu belirteyim ilk göreve geldiğimde şunu ifade etmiştim. Elazığ’da tarımın stratejik planını da kitaplaştırma aşamasındayız. Ayrıca Elazığ’a özgü kendi alanımızda sağlıklı veriler hazırlayarak, herkesin gelişi güzel rakamlar kullanarak sağlıksız veriler kullanmasının da önüne geçeceğiz. Veriler doğru olursa Elazığ’ın tarımsal ivmesini bizler de çok daha iyi ifade edebiliriz. Şimdi bir başlangıç değeri almalı ve bu durumu geliştirip geliştirmediğimi ölçmeliyiz.  İyileştirilmeye açık alanlarımız neler? Yani bize argüman lazım. Kitap haline getirilmemiş veriler ne yazık ki kullanıcıdan kullanıcıya değişiklik göstermiş.  Yani verilerde %100 gerçeklik olmasa da % 99,7 geçerlilik payı ile bu verileri ortaya koymaya çalışacağız. Mümkün olduğunca Elazığ için en gerçekçi verileri ortaya koyma gayretindeyiz.

“ÜRETİCİYE REÇETE VEREBİLECEĞİZ”

Elazığ’daki toprak analizi birkaç parametre ile birlikte bir algoritma oluşturularak değerlendirildiğinde her ilçe için uygun bitki desenini, türünü önereceğiz. Yani üreticilere öneri de bulunmak için iyi bir kapasiteye de sahip olacağız.  Vatandaş kapımızı çaldığında sen nerede yaşıyorsun? Diyeceğiz ve vatandaş bu sorumuza cevap verir vermez. “Bu bitkiyi ek, işte senin reçeten bu diyebileceğiz” dedi.  

“ARAZİYİ BÜYÜTEMEYECEĞİMİZE GÖRE MEVCUT TARIM ARAZİLERİ İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ”

Üretici de ister uyar ister uymaz.  Doktor reçeteyi yazıyor, bazı vatandaşlar yazılan reçeteye ya uyuyor ya da uymuyor. Biz de ildeki tarımsal üretimi; ilimiz tarımsal potansiyeli bakımından 40. sırada. Hayvancılıkta 37.sırada. Bizim amacımız tarımsal üretimden birimden alınan ürün miktarını artırmak. Tarım sıralamasında Türkiye geneli daha iyi bir noktaya gelmek istiyoruz. Arazi büyütemeyeceğimize göre mevcut arazileri; iyi tohum, iyi ürün ve tarımı da bilen kişilerle toprağın işlemesini sağlamalıyız.

Her ne kadar hâlâ bazı ürünlerin tarımsal üretimi devam etse de genel anlamda bu yıl tarımsal üretim nasıl desek genel hatları ile bize ne gibi bilgiler verirsiniz?

“HEMEN HEMEN HER TARIM ÜRÜNÜNDE REKOLTE ARTIŞI VAR”

Sizin de ifade ettiğiniz gibi sorulara topraktan başladık ama bu sorunuza yönelik şunu belirtebilirim. Şunu çok rahatlıkla görüyoruz bu yıl tarımsal üretim hemen hemen her tarım ürününde kendisini ciddi şekilde gösteriyor. Mesela siz hiç Elazığ’da dekara arpa buğday verimi 250 kilogramı geçmezken bu yıl ki bazı noktalarda dekara 600 kilogramlık ürün alabildik. Bazı noktalarda ise dekara 200 kilogram aldık ama ortalamaya baktığımızda şu an 380 ve 400 kilogram bandındayız ama daha fazla olacağını düşünüyorum.

“KİMSE KİMSENİN HUDUDUNDA TARIMSAL FAALİYET SÜRDÜRMEK İSTEMİYOR”

Çünkü Elazığ’da ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayısı 15 bin ile 16 bin bandında Elazığ’da yaşayan insan sayısı  neredeyse 600 bin. 600 bin vatandaşı doyurmak için 15 bin çiftçi arkadaşımız mı acaba sadece tarım kesiminde çalışıyor ve faaliyet gösteriyor? Bu rakamları nüfusla orantıladığımızda sadece %2’lerde kalır.  Türkiye’de tarım sektöründe çalışan nüfus %17 ve %18 bandında. Elazığ’da tarım arazilerinin parçalanmaması için çaba sarf ediliyor ve arazi toplulaştırma işlemleri de yapılıyor.  Ama nedense vatandaşlar ve çiftçiler arazilerin bölünmesinden yana kimse kimsenin hududuna girmesin istiyor.

Tarıma gençleri ve kadınları kanalize etmek için çeşitli projelerde zaman zaman gündeme geliyor. İstihdam konusunda dezavantajlı grupları oluşturan bu kitlelerin tarıma ilgisi ne ölçüde?

TOPRAKTAN DİJİTALE UZANAN BİR TARIM YOLCULUĞU…

Bakanlık olarak özellikle gelecekte genç nüfusun kırsal alanda yaşam alanlarını sağlamalı ve onları kırsalda tutmamız gerektiğinin farkındayız. Tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlamak için bu gerekli. Her ne kadar siz birçok alanda makineleşmeye gidilse bile insan eli bunların üzerinde olacak. Bakanlığımız ara ara kız kardeşim, genç çiftçi projeler gibi projeleri hayata geçiriyor. Bu şekilde hem gençlerin hem de kadınların tarıma olan ilgisini artıyor. Tarımsal sürdürülebilirlik amacına uygun hareket ediliyor. Ama bunun olması adına kırsalda yaşayanlara da şehirdeki imkânlar da sunulmalı.  Yani kırsalı geliştirecek faaliyetler de olmalı. Yani tarımla uğraşan biri eğlenmeye de zaman bulacak. Yani tarım yapan biri interneti de çok faydalı kullanmalı. Çünkü artık tarım sektöründe tarladaki emek kadar dijital ortamda ürün pazarlamasına kadar giden bir süreç var. Yani bilgi çok kolay yayılıyor.

“TECRÜBE İLE BİLİM BULUŞUYOR”

En son genç çiftçilerin desteklenmesi adına Uzman Eller Projesi de devreye sokuldu. Elazığ’da 16 genç arkadaşımız devletimizin 100 bin TL desteği ile tarım sektöründe bir projede olmak için ilk adımı attı. Bu şu demek; Uzman Eller Projesi esasında üniversitelerin tarım ve hayvancılık ile ilgili bölümlerinden mezun olanlar fırsatlar sundu.  Bu bölümleri bitiren gençlerin kendi imkânları ile ayakta durabilmelerini ve kendi bilgileri ile üretimle buluşturmaları sağlandı. Üstelik bu kişilerin henüz bilgileri tazeyken yani bilgilerini unutmadan bilgilerini nasıl üretime yansıtacaklarını ortaya koyarak üreticiye destek olunuyor. Bu projede bilgi doğrudan ana kaynağı ile buluşturuluyor. Aynı zamanda  kırsalda  yaşayan kesimin yanına da genç dimağları  oraya entegre etmeye çalışıyoruz. Yani tecrübe ile  bilim buluşuyor. Kırsalda atadan gelme veya ilkel şartlarda yapılan tarım ile modern tarımı bir araya getiriliyor.

“GENÇLER KIRSALA KANALİZE EDİLİYOR”

Yani iş gücü oluşturuluyor. Müteşebbis yanı genç birey kırsala kanalize edilerek, şehirden kırsala göçü başlatıyor. Kırsalda yaşayan nüfusta gençlerin kırsala geldiğini görünce ben neden ata toprağıma sahip çıkmamayayım demeye başlıyor ve toprağına daha bir bağlanıyor. Gençlerin, kırsalda olması kadar bizim geleceğimizi kurtaracak bir şey yok. Genç nüfus üretimden elini çekerse inanın ki sadece tarım sektörü değil, demir çelik, sanayi, bilim ve bilişim sektörü iletişim sektörü de olmak üzere birçok alanda sıkıntı yaşayabiliriz. Allah’a çok şükür ülke olarak çok genç bir nüfusa sahibiz. Bu genç nüfusta bize hemen hemen her alanda krizleri fırsata çevirme imkânı sağlıyor. Bizler tarım kesiminde özellikle üniversitelilerin bu alanla ilgili bölümlerinden mezun olanların bakanlık olarak yanımızda olduğumuzu gösteriyoruz. Bu da İnşallah gelecekteki üretimimize ciddi katkı sağlayacaktır.

Devlet tarafından çiftçi ve üreticiyi desteklemek amacıyla boş bırakılan arsalar kiralanıp çiftçiye destek olunuyordu bu kapsamda Elazığ’da böyle bir şey oldu mu?

“ÜRETİCİNİN EN ÖNEMLİ EKSİKLERİNDEN BİR TANESİ TOHUMDUR”

Kamu kaynağının en verimli şekilde kullanılması önemlidir. Biz hep su akar Türk bakar mantalitesinin dışında tarım arazilerimizde ve ekilmeye ve üretilmeye dönüştürülmeyen bir kesimi nasıl ekonomiye ve tarıma kazandırabiliriz, nasıl üretimde bir parça haline getirebiliriz? Noktasında bakanlığımız tarım dışı kullanılmayan arazilerin değerlendirilmesi kapsamında üreticilerimizin bu arazileri kullanması için gerek tohum gerekse ekim bakımından üreticinin ihtiyacı olan girdi maliyetinin bir kısmını devlet desteklemeye başladı. İlimize de özellikle bu tohum desteği olarak yansıdı. Çünkü vatandaşın en önemli eksiklerinden bir tanesi tohumdur. Sertifikalı tohumu üreticiye sağladığınız takdirde üretici kendi arazisinde veya kendi arazisi dışında herhangi bir tarım arazisini işleyebilecek altyapıya sahip değilse gübre, tohum veya fidan ihtiyaçlarına sahip değilse bunu yine yapamayacak.

“ÇİFTÇİMİZİ MOTİVE ETMEMİZ LAZIM”

Devlet olarak tohumun %75’ini hibe olarak vereceğiz. %25’ini çiftçi kendi imkânlarıyla yapacak. Onu da sahiplenmesi adına bu cüzi miktarı talep ediyoruz. Çünkü şunu ifade etmemiz lazım biz emeğe saygıyı ancak emek içerisinde bir katkı sunduğumuz zaman çok daha net görebiliyoruz. Yoksa ya bunu hep vereceğiz ve sizde hep bunu alacaksınız gözüyle beklenti içerisine girerseniz haklı beklenti veya haksız beklenti kişilerin farklı yaklaşımlarına neden olur. O zaman adam ben eksem de ekmesem de devlet bana tohum, arazi verecek mantığıyla yaklaşır.  O zaman da gerçeği doğruyu bulamazsınız ve yaptığınız iş sadece kendinizi kandırmak olur. Çiftçilik yapıyormuş gibi görünürsünüz ama bizim de sizin o çiftçiliğinizden ne ülkesel anlamda ne bireysel anlamda ne de toplumsal anlamda bir faydanız olmayacak. Çiftçimizi motive etmemiz lazım. Tarımsal üretimden elinizi çekmeyin tarımsal üretimde eksik kaldığınız noktada biz devlet olarak her zaman yanınızdayız diyoruz.

Devlet olarak genel itibariyle tohum desteği verdiğinizi söylediniz. Peki bu tohum desteği çiftçiye yeterli oluyor mu? Çiftçinin girdi maliyetlerini karşılıyor mu?

“DEVLET ÇİFTÇİYE GÜBRE, MAZOT, TOHUM VE SERTİFİKALI FİDAN DESTEĞİ VERİYOR”

Zaten bakanlığımızın politikaları hep bunun üzerine kurgulanıyor. Yani çiftçi girdi maliyetlerini yüksek bulduğu zaman ya üretimden vazgeçiyor ya da o yıl toprağını nadasa bırakıyor. Bizde diyoruz ki kardeşim nadasa bırakma eğer ihtiyacın tohumsa ben sana tohumu vereyim. Hatta 4’te bir fiyatına vereceğim. 4’te 3’ünü ben karşılayacağım diyoruz. Bakın devlet gübre desteğini veriyor, mazot, tohum ve sertifikalı fidan desteği veriyor. Birçok alanda çiftçiye destek veriyor. Ürettiğiniz ürüne kg başına destek veriyor, alan bazlı destek veriyor yani bu desteklerin tamamı üreticiyi aslında üretimden vazgeçirmemek adına. Çiftçiyi sahada tutmak adına verilen destekler. Pandemi sonrası ülkelerin tamamı, dünyanın tamamın da bir ekonomik değişim oldu. Bundan elbette çiftçi kesimi etkilenecektir. Etkilemeyecek demiyoruz ama bu etkinin gücünü ve şiddetini biz en aza indireceğiz.

“TARIMSAL ÜRETİMDE KENDİ KENDİNE YETEBİLEN BİR ÜLKEYİZ”

Biz yıllarca bunu kendimize bir öğreti olarak adadık. Biz tarımsal üretimde kendi kendine yetebilen bir ülkeyiz. Hatta ve hatta ilaveten gelen 30 milyon turisti de doyurabilecek bir ülkeyiz. Benim üreticim elini ayağını üretimden çekmediği müddetçe üretim devam eder. Toprakta iletişim kopmadığı sürece üretim devam eder ve ben pandemi sürecinde insanların toprağa dönmesini bir fırsat olarak görürüm. Yani krizi fırsata dönüştürmek adına. Vatandaş köye gitti şehirden uzaklaştı. 3-5-10 tane tavuk kümese koydu. Kümesteki tavuklara daha ciddi şekilde bakmaya başladı. O günün şartlarında 3 tanesini tilki yese 2 tanesini sansar yese diyen çiftçi o 3 ve 2’yi korumayı bile gözetmeye başladı. Bu ne demektir biz tarımsal üretimde ve hayvansal üretimde artık üretim kayıplarını dahi göz ardı etmeyecek kadar konuya hassasiyetle yaklaşıyoruz.

“ÇİFTÇİ EMEK HARCARSA, KARŞILIĞINI KAT KAT ALIR”

Hasat zamanında biz her bir biçerdöverin başına bir eleman görevlendirmek suretiyle biçerdöver çalıştığı süre içerisinde hasattan kaynaklı ürün kayıplarını %1 %2’lerde tutmaya çalışıyoruz ve bunu kontrol altında tutmak zorundayız kazanmak istiyorsak zarardan kar edeceğiz aslında ekonomiye dönüştürülmeyen tarlada kalan ürünü siz ekonomiye kazandırdığınız sürece fazla kar edersiniz tutumluluk bize okulda öğretilen bir öğretidir biz tutumlu olmayı öğrenemezsek kazanamayız. Çiftçi de bunun çok iyi farkında. Eğer karşılığını almayacaksak emek harcamıyoruz ama emeğini harcadığı zaman da karşılığını kat kat alıyor.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 26 Kasım 2022
İmsak 05:43
Güneş 07:10
Öğle 12:15
İkindi 14:49
Akşam 17:11
Yatsı 18:32
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 14 33
2. Rizespor 14 25
3. Boluspor 14 25
4. Pendikspor 13 24
5. Keçiörengücü 13 24
6. Samsunspor 13 23
7. Bodrumspor 14 22
8. Manisa FK 13 20
9. Sakaryaspor 15 19
10. Altay 14 18
11. Bandırmaspor 13 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 13 14
16. Altınordu 13 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4