23.06.2022, 12:34

‘Tıp’tan Başkası Yalan…

Son günlerde sosyal medya hesaplarında en çok paylaşım yapılan konulardan biri de mezuniyet törenleri.

Evlatların mezuniyetlerini büyük bir gurur ve onurla paylaşan anne-babaların sevinç ve mutlulukları yüzlerinden okunuyor.

Bölümünü başarıyla bitiren her bir evlat da kendisini her türlü zorluklara rağmen okutan, koruyan ve kollayan ailesine vefa borcunu ödemenin huzurun yaşıyor.

Mezuniyet mutluluğunun paylaşıldığı sosyal medya hesaplarında bu yıl bir konu dikkatimizi daha çok çekti.

Üniversitelerin tüm bölümleri mezun verirken sadece bir meslek ve fakülteden mezun olanların paylaşımı daha çok yer aldı sosyal medyada.

Üniversiteler; mühendislik, mimarlık,  öğretmenlik, veteriner, edebiyat, tarih, sosyoloji, fizik, kimya, matematik, çocuk gelişimi ve daha birçok alanda mezun vermesine ve çok sayıda gencimiz bu eğitimlerini bitirip mezun olmasına rağmen, bir alan ve bir meslek öne çıkıyordu sosyal medyanın mezuniyet törenleri paylaşımlarında. O da tıp ve doktorluk...

Bu tablo bir gerçeği de ortaya koyuyor. Mezun olunan fakültelerden gelecek kaygısı olmayan tek meslek doktorluk. Bunun dışında kalan bölümlerden mezun olan öğrenciler ve aileleri, bu endişeden kaynaklı olacak ki buruk bir mutluluk yaşıyorlar ve birçoğu kendilerini, işsizlikler ordusunun yeni bir ferdi olarak gördükleri için bu mutlu anını paylaşmak dahi istemiyor.

Öğrenciliğini, tüm zorluklarına rağmen şen-şakrak ve umut dolu yarınlar hayaliyle geçiren gençlerimiz, asıl sorunla mezuniyetten sonra yüzleşecek olmalarının hüznünü yaşıyorlar.

Bin bir emek ve meşakkatle sürdürülen okul yıllarının ardından sıra hayata atılmaya ve ekmek parası kazanmaya gelince,  kendilerini bir belirsizliğin beklediği şimdiye kadar biliyor ve tahmin ediyorlardı artık bizzat yaşıyorlar.

Geçmişte; gururla ve büyük bir mutlulukla bitirdikleri bölümleri etrafına ilan eden gençler, tıp dışında kalan bir bölümse mezuniyetleri, bunu söylemekten utanıyor ve toplumdan kaçıyorlar adeta.

Ülkelerin gelişmesinde en önemli etken olan genç nüfus ve beyinler, ne yazık ki atıl duruma itilmiş durumda. Onların enerjisi, yenilikçi bakışları ve üretkenliklerini ülkenin kalkınmasına yönelik kullanacak bir mecra olmadığı gibi böyle bir gayret de yok.

Tıp fakültesi dışındaki bölümlerden mezun olan gençlerimizi KPSS’ye mahkûm etmekten kurtarıp bunun dışında bir alternatiflerin oluşturulması konusunda stratejiler geliştirilebilir oysa.

Kamunun, özellikle kalkınmanın itici gücü ve teknik ekibi olan mühendis, mimar ve diğer teknolojik birimlerden mezunlarının tümünü memur olarak istihdam etmesi elbette çok gerçekçi değil. Ancak gelinen noktada tüm dünya gibi Türkiye’nin de en önemli sorunu üretmek ve ihraç etmekse, devletin de artık profesyonel bir şirket yönetimi mantığıyla üretim alanında aktör olması gerekiyor.

Özellikle tarımsal üretim, teknoloji, bilişim, savunma, otomotiv, çimento ve birçok sahada üretim yapılması noktasında kamunun etkin bir rol üstlenmesi sağlanabilir.

Bu öneriye; “o kadar özelleştirmeden sonra yeniden devletçiliğe mi dönüyoruz?” gibi bir eleştiri gelebilir. Ancak herkes de çok iyi biliyor ki özelleştirmelerin en önemli sebebi KİT’lerin, üretim yerine istihdamın merkezi olmasıydı. 100 kişi ile üretim yapılacak bir fabrikaya 1300 kişi alınıp bunlara da en yüksek maaşı veren bir sistem ne kadar dayanabilirdi ki?

Nitekim Ereğli ve İskenderun Demir Çelik Fabrikaları dahi bu kamburdan kurtulmak için 1 TL gibi sembolik bir fiyata özelleştirilmişti.

Kamu, eski ve kendi sırtında önemli bir oluşturan KİT mantığı yerine, işin uzmanı ve profesyoneli CEO’lar tarafından yönetilecek şirketlerde yapılacak üretimlerle hem eksikliği hissedilen ürünler ekonomiye kazandırılacak, piyasa fiyatlarının regüle edilmesi sağlanacak hem de binlerce insanımıza iş kapısı açılmış olacak.

Kamu tarafından kurulan şirketlerin, rakip özel firmalarla rekabet etmesi her ne kadar bir risk ve sorun olarak görülse de işin ehline ve profesyoneline teslim edilip desteklenen kurumlardan geçmişte olduğu gibi dev kamu markaları oluşturmak rahatlıkla mümkün. Yeter ki bu kuruluşlara eskiden olduğu gibi arpalık gözüyle bakılmasın…

Yorumlar (0)
19
açık
Namaz Vakti 06 Temmuz 2022
İmsak 03:09
Güneş 04:58
Öğle 12:33
İkindi 16:27
Akşam 19:58
Yatsı 21:39
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31