22.01.2022, 14:18

Tersine Yaşam

İnsanoğlu davranış biçimleriyle yaşam içerisinde olumlu, olumsuz frekanslar gösterir. A-sosyal/ sosyal yapısıyla, yaşama kattığı negatif- pozitif enerji ile dikkat çeker. Biz insanoğlu zaman zaman, iyi /kötü, güzel /çirkin negatif /pozitif, boş / dolu, yanlış/doğru gibi kalıplara sığdırılırız. Kişi sosyal yapısı dolayısıyla sadece bir yere değil birçok yere aittir. Ailede bir anne, bir baba, bir evlat olur. Toplulukta bir üye, okulda bir öğretmen, meslekte bir ressam,  doktor, avukat. vb. meslek guruplarında yer alır. Bu rollerin hepsinde ayrı ayrı özellikler, farklı duruşlar ve yetenekler sergilenir.

A-Sosyal olmak farklı, anti sosyal olmak daha bir farklı!

Öncelikle doğduğumuz aileden başlarız yaşama. Daha sonraları, okul, çevre akraba, arkadaş ilişkileri derken hayatımızı devam ettiririz. Dünyaya gözlerimizi ilk açtığımız andan, dünyaya gözlerimizi kapayıncaya kadar birçok yaşam mücadelesini acısıyla, tatlısıyla veririz. Bu sorumluluk ve roller çerçevesinde, tolumda ki yerimiz gerçekleşir ve kişiliğimiz oturur. Bu yaşam içerisinde ailede çocuklar öncelikle şüphesiz aile büyüklerini örnek alırlar. Aile okul yaşamı içerisinde, bilgi ile donanımlı başarılı olan çocuk çevresine ışık saçarak sosyal ağlar içerisinde gelişir ve gelecekte bir yer edinir.

A-Sosyal olmak farklı, anti sosyal olmak daha bir farklıdır. Burada önemli olan çocuğumuzun anti sosyal olmamasını sağlamaktır.

Bazen de, asosyalliği çoğu zaman ‘’yapay ilişkilerle kafayı yormaktan daha iyidir.’’ diyenlere de rastlayabiliyoruz. Yalnız başına sanatla kitaplarla, araştırma ve girişimcilikle başarıyı mutluluğu yakalayan insanlara asosyal diyemeyeceğimiz gibi, bu yolu bilerek, isteyerek seçmişlerse onlara da saygı duymalıyız. Çünkü yalnız kalıp başarıya zaman ayıran insan,  birçok ünlü düşünür dahi, yalnızlıklarına teslim olup başarıyı yakalamışlardır. Yaşamış ve görmüş olduğu birçok güvensizlikten dolayı kabuğuna çekilen ve kendisine asosyal denilmesini toplum içerisinde ki gördüğü olumsuzluklar asosyal olmasına yol açmıştır. Bu yapıda asosyal olarak görülmesinin yanında bir o kadar da asosyallik normaldir diye düşünenlerimiz de vardır.

Maalesef bazı zamanlar da ‘’Çocuğum al sana tersine yaşam’’ diyoruz.

Bazen çevremizden duyarız. ‘’Benim çocuk çok asosyaldir’’ veya ‘’çocuğum aşırı sosyal biridir’’ dahası ‘’Çocuğum asosyal biridir, nasıl olacak? Ne yapacağım? Anne ve babalarda bu gibi evhamları, kaygıları ve yakınmaları da duyar oluruz. Eğitim ile aile arasına sıkışan çaresiz kalan çocuklar. Doğal olarak geleceklerine yön veremeyen sevimli, çaresiz yavrularımız. Başarısız çocuğu öğretmenine sorsan aileden, ailesinden sorsan okuldan kaynaklı olduğunun savunması da arada yapılır. Başarısız çocuk asosyal, başarılı çocuğa ise sosyal yakıştırmalarını yapar dururuz.

Asosyallikten, sosyal insan olmaktan kastedilen nedir? Diye soracak olursak; sosyal deyince sinema tiyatro opera dans, spor, müzik kültürel-sanatlarla iç içe olana sosyaldir diyenlerimiz vardır. Fakat çok gezen, ama boş gezen diyenlerimiz de vardır. Asosyal deyince, toplum içine çıkmayan, aktivitelere katılmayan, yalnızlığına teslim olmuş insan yapısı diye düşünenlerimiz de vardır. Asosyal kişi insan ilişkilerinden tercih olarak uzak kalmayı isteyebilir. Bu durum kişinin kişisel tercihidir diye düşünüp saygı duyanlarımız da vardır.

Burada önemli olan yukarıda da belirtiğimiz gibi, çocuklarımızın anti sosyal olmamasına dikkat edilmesidir. Hayat içerisinde asosyal olmak başarısızlık olarak algılansa da, öyle olmadığını birçok araştırmalarda görmemiz mümkündür. Örneğin biz ebeveynler olarak; çocuklarımıza akranlarıyla okul öncesi hatta ilk ve ortaöğretim dönemlerinde, arkadaş guruplarına katılmalarını ve sosyal, paylaşımcı, dayanışma ruhunun geliştirmelerini isteriz. Fakat garip olan lise / üniversite çağına geldiğinde çocuğumuza, sosyal yaşamdan uzaklaşmasını ve arkadaşlarını azaltmasını ve bir takım kurallar koyarız.  

Aslında burada sorgulanması gereken sosyal ve asosyal modeli yapıları ortaya çıkaran toplumsal yapı içerisinde ki endişelerimiz midir? Yoksa çevre güvensizliği midir? Yoksa çocuklarımıza sosyal yaşamı vererek, sonrasında geri almaya çalıştığımız gelgitlerimiz midir? Bir anlamda bizler çocuklarımıza ”Tersine Yaşam” sunuyoruz diyebiliriz. Doğru zamanda doğru çevreyi, doğru eğitimi çocuklarımıza tepside sunarak, sonrasında ver geri yapıyoruz.

Sonuç; maalesef ‘’Çocuğum al sana Tersine Yaşam’’ diyoruz. Biz ebeveynler olarak; çocukluğumuzda oynadığımız o güzel oyunları, (Saklambaç, topaç çevirme, ip atlama, kör ebe, sek sek, gazoz kapağı, beş taş, misket oynama) Vb. Oyunları çocuğumuzla zaman geçirip oynuyor isek; bu sosyal yaşama çocuğumuzu katmanın en güzel şeklidir. Çocuğumuzu cep telefonlarıyla sosyal medyayla, saatlerce bilgisayar başında sanal yaşamda uzunca zaman geçirmesini sağlıyor isek; işte bu da asosyal yaşamdan ziyade, anti sosyal olmasına davet çıkarmaktır.

Öğretmen-Veli iletişimi tam güçlü olduğu sürece çocuğun başarısı da kaçınılmaz olacaktır. Asosyal /sosyal kişiliklerimizin oluşması, okul öncesinden başlar, yaşamın sonuna kadar devam eder. Gölge gibi bizlerin arkasından gelir. Eğitimcilerimizin çocuklarımıza olan fedakârlığı ve özverileri toplumda hep saygı ile karşılanmıştır. Öğretmenlerimiz okulda ders harici öğrencisinin bazen babası, bazen annesi, bazen de iyi bir psikoloğu olurlar. Sorunlarına şefkatli ve sabırlı yapılarıyla yaklaşarak çözüm üretmeye odaklanırlar. Bu eğitimsel ve yapıcı davranışları ile bazı durumlarda ailelerden destek almak ve iletişime geçmek ihtiyacı da duyarlar. Öğretmenin sınıfta çocuğa kazandırmak istediği birçok tutum, davranış ve bakış açısı yanında, çocuklar evde desteklenmeyince öğretmenlerimiz doğal olarak da bu süreci daha iyiye daha başarıya doğru geliştirmekte zorlanıyorlar. Daha acısı yakinen tanıdığım öğretmen arkadaşlarımdan duyduklarımla öğretmenin doğru bakış açısı ile ailenin farklı bakış açısı çatışıyor. Örneğin, öğretmen çocuğa sorumluluk aşılamak, kazandırmak isterken, aile çocuğa evde sorumsuzluk ve duyarsızlık veriyor misali. Öğretmenin oto kontrolünde veli-öğretmen iletişimi tam güçlü olduğu sürece çocuğun başarısı da kaçınılmaz olacaktır.

Eğitim Check-Up bilimsel çalışmalar ile çocuklarımıza başarılı yol haritası belirleniyor.

Okul ve aile eğitimi bazı zamanlarda bazı çocuklarımızda yeterli derecede olumlu etki gösteremeye biliyor da. Bu durum da aileler çocuklarını değişik etüt merkezlerine götürmekte gerek ders anlamında gerekse psikolojik anlamda değişik profesyonel psikolojik destek almaktadırlar. Yaşam içerisinde çocuklarımız konu olunca, değinmeden geçemeyeceğim. Bu etüt merkezlerinden biri de başarılı çalışmalarıyla yakın zamanda dikkatleri üstüne çeken Eğitim Check-Up ile ‘İlgi Etüt Merkezi ve Psikodemi Kurumu’ oldu. Psikodemi aileden okuldan veya çocuğun kendinden kaynaklanan problemleri bilimsel bir bakışla analiz eden kurumsal bir etüt merkezi.

Yerel ve ulusal basında başarılı çalışmaları ile kendinden bahsettiren, gurur duyduğum, çocukluk arkadaşım; Ankara Eğitim Bilimleri Fakültesi/ Eğitim Yönetimi ve Planlama mezunu, İlgi Etüt Merkezi Psikodemi Kurumu kurucusu Namık Duran’dan bahsediyoruz. Bu etüt merkezi çocuklarımızın gelişiminde ve başarılı olmalarında büyük rol oynadıkları günlerce aylarca basında yer aldı ve konuşuldu. Öğrenciler üzerinde gözlem ve tespitler yapılarak,  öğrencinin okul-aile eğitim sürecinde yaşadığı problemlere psikolojik açıdan çözüm odaklı profesyonel destek olmaktadırlar.

Ülkemizde bir ilki başarıp, çocuklarımızın geleceği ile ilgili ‘İlgi Etüt Merkezi ve Psikodemi Eğitim Check- Up ile bana göre bir anlamda çocuklarımızın zekâ röntgenini çekip geleceklerinin rotasını belirlenmektedir.’ Psikodemi kurumunda kaygı, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu derse, kitap okumaya odaklanamama gibi birçok konuda uzman psikologlarca eğitimler verilmekte seanslar sunulmaktadır. Psikolojik-Eğitim Danışmanı Namık Duran'ın gazete söyleşilerinde ki şu cümleleri dikkatlerden kaçmayıp, ailelere anlamlı mesajlar veriyor. ‘Çocuğunuzu tanımak demek, onun fiziksel özellikleri veya zevklerini bilmek değil. Bilinmesi gerekenler yeterlilik, tutum, davranış, yetenek ve beklentilerini bilmektir. Çocuğunuzun zihin ve öğrenme haritasının rotasını bulmak en doğrusudur’ diyor.

Eğitim Check-Up Çocuklarımızın zekâ, dikkat, algı, yetenek, ders tutumları, başarılı, başarısızlık nedenleri, sınav stresi yaşayıp, yaşamadıklarının durumlarını analiz etmeye yarayan ve doğru yönlendirilmelerini hedef almış bir bilimsel program. Beş yılı aşkın bir AR-GE çalışması sonucunda İlgi Etüt Merkezi ve Psikodemi kurumunda kurucu Psikolojik Danışman Eğitimci - Namık Duran ekibiyle dalında uzman kadrosuyla birçok başarılı psikologlar ve eğitimciler ile bu hizmeti sunmakta. Bilimsel geliştirilmiş bu eğitimsel çalışmalar her geçen gün ülkemizin değişik illerinden birçok ailelerin dikkatini çekmektedir. Aileler çocuklarını Eğitim Check-Up ile buluşturup, çocuklarının daha bir başarılı olma yolunda çaba göstermektedirler.   Yukarıda bahsetmiş olduğum sosyal/ a-sosyal kişiliklerin oluşmasında, belirlenmesinde aile-okul yanında çocuğun gelişimi ve yeteneklerinin önceden öğrenilmesi doğru ve eğitimsel bilimsel bilgilerle orantılıdır. Psikodemice hazırlanan öğrenci raporlama analiz sonucu çocukların geleceğinde acil kurtarıcı bir rol sergilemektedir. Eğitim Check-Up'ta emeği geçen başta kurucusu Namık Duran hocamıza ve çalışma arkadaşlarına, çocuklarımız ve aileler adına teşekkür etmeyi kendime bir borç biliyorum.

Eğitimci ile aile iletişimi güçlü ve tam istikrarlı olmalıdır.

Veli- öğretmen görüşmeleri, güçlü iletişimi sonucu; sağlıklı, başarılı bir gelecek neslin oluşturulmasına katkı sunacaktır. İyiyi güzeli, doğruyu, yanlışı,  zararlı değil yararlı olmayı, eleştiren değil özeleştiren olmayı, empatiyi ve iletişimi, gelişimi ve girişimciliği çocuklarımıza, okul harici kurum ve kuruluşlarca, Üniversitelerle, STK’larla, toplumun tüm katmanları ile sunmalıyız. Hepsinden önemlisi çocuklarımızın,  ailesine, yaşadığı topluma faydalı bir nesil olması adına daha fazla ilgi ve zaman ayırmamız ve daha fazla sevgiyi sunmalıyız. Çocuklarımızı tersine yaşama değil, asosyalliğe değil, anti sosyalliğe hiç değil, başından doğru, yerinde eğitim ve aile iş birliği ile sosyal yaşama-sanata, beceriye yerinde yaşama yönlendirmeliyiz.

Erdemsizlik ve ahlaksızlıkla başlayan, kişilik bozuklukları ile hastalığa dönüşen canilerce; Son zamanlara dünyada ve ülkemizde yaşanılan kadına şiddet ve çocuk tacizlerini şiddetle-nefretle kınıyor,  hukuksal cezaların, bu arsız olaylarda daha katı ve kararlı uygulanmasını temenni ediyorum. 2022 ve gelecek yıllarda toplumda sevginin- saygının, hoşgörünün çoğalmasını, çocuklarımızın hep başarılı ve yaşlılarımızın hep güldüğü güzellikler içerisinde nice yıllara. Kalınız sağlıcakla, kalınız sevgiyle...

Yorumlar (0)
21
açık
Namaz Vakti 21 Mayıs 2022
İmsak 03:17
Güneş 05:00
Öğle 12:25
İkindi 16:17
Akşam 19:40
Yatsı 21:15
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Antalyaspor 38 59
7. Beşiktaş 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Adana Demirspor 37 52
11. Galatasaray 38 52
12. Kasımpaşa 38 51
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 35
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 68
2. Ümraniye 36 68
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Keçiörengücü 36 49
12. Denizlispor 36 49
13. Gençlerbirliği 36 49
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31