12.05.2022, 12:12

Tedavimiz mümkün mü?

Kent Güncesi

Siyasiler gündem belirler, kamuoyunun sağlıklı bilgilenmesi adına da medya mensuplarının haber kaynağı olarak, söylem seçkinliği görevini üstlenirler. Türkiye’de siyaset haberlerini; asayiş, magazin ve de spor haberleri gibi çabuk tüketilir oldu. Çünkü ne yazık ki siyasilerimiz söylem seçkini statülerini unutup, söylem düşkünleri gibi kırk yılda bir gündem olayım da nasıl olursa olayım edasını soyundu. Siyasiler, seçmenin oyları ile seçildiklerini ve milleti temsilen o makamlarda olduklarının bir an evvel farkına varmalı. Siyasetçi denildiğinde hemen herkeste ilk çağrışım yapan şey;  temsil hakkını elinde bulunduran, diplomasi ile vatandaşın haklı taleplerinin yerine getirilmesinde rol oynayan bireyler gibi kavramlar gelmiyor mu? Ne yazık ki bunlar bize unutturuluyor.

Artık siyasi haberlerin içinde daha çok magazin arar olduk. Aaa kim kime ne demişti? Sahi ya nerede kalmıştı kavgaları patırtıları? Kim kime daha fazla argo söylemler söyleyip diğerini alaşağı etme çabasına girmişti? Gibi şeyleri sorgulamaya başladık. Sahi kaçımız bu tehlikenin farkında? Kimse kusura bakmasın ama televizyonlara çıkarak, diziler eliyle toplumun yapısı altüst ediliyor yaygarası koparanlar, unutmasınlar ki dizilerin izleyici kitlesi belirleniyor ve dizilerin birer kurgu unsuru olduğu aşikâr. Şimdi bu söylemim farklı yönlere çekilmesin! Malum öküz altında buzağı aramayı çok mu çok seviyoruz. Bir kere kültür endüstrisi eliyle pazarlanan her şeye titizlikle bakmak zorundayız. Ama toplumun bu halinden bir tek bir dönemler sihirli kutu diye baş tacı edilen, annelerimizin dantel örtüleri altında saklanan televizyonun suçu olduğunu belirtmek sadece basit bir kaçış yolu. Bir günah keçisi arandığında sığınılacak ilk liman televizyon yayınları oldu. Bu günah keçisine sığınan siyasilerimiz gündüz kuşağı, akşam kuşağı demeden her türlü platformda boy gösterirken her yaştaki izleyici kitlesinin karşında olduklarını unutmuş olamazlar herhalde! Yani işin özü temsil eden kitle topluma örnek olmak zorunda! Temsil eden kitle; ben de insanım, ben de çok doldum benim de bir sabrım var gibi cümleler sarf ederek, toplumsal rol model olduklarını unutmadan bilinçli hareket etmeli. Bu bilinci kaybediyorlarsa geldikleri yolu biliyorlardır zaten. Kimsenin bile isteye yaşadığı toplumu daha da grileştirmeye hakkı yok!

Ayrıca Türkiye’de yaşayan insanların duygusal bir yapısı olduğu belirtilip durulsa da bu baya değişti. Kitleler artık kanalize olmak istediklerinde fikirlere tek tıkla erişebiliyor ve kendilerine yeni kimlik inşası oluştururken zorlanmıyor. Ama her yeni kimlik inşası bukelemundan daha çabuk renk değiştiren sözde bireyleri de hortlatıyor. Kim asil kim müsvedde ya da hangisi kişinin gerçek benliği bunu çözmekte zorlandığımız bir çağdayız ne yazık ki. Günün şartlarına uygun hareket ettiği yalanının arkasına sığınıp omurgasızca yol almak ne zamandan beri marifet? İnanın bilmiyorum ve bilmek dahi istemiyorum. Bazı şeyleri bildikçe midem kaldırmıyor. Yok artık diyeceğimiz küçük dilimizi yutturan olaylarla karşı karşıya kalıyoruz. Üzülüyorum geçmişte sonradan edilen mesleki statülerin daha bir kıymeti vardı. Her şeyin içini boşalttığımız gibi mesleklerinde içi boşaltılır oldu.

Herkes birbirini ötekileştiriyor. Buna karşı çıkması gereken, bunun son derece sakıncalı bir durum olduğunu topluma yansıtması gereken medya mensupları bile bunun savunuculuğunu soyunmuş durumda. Şu cenahın gazetecisi yok bu güruhun sözcüsü gibi etiketlerle yok efendim o gazetecinin bu programda ne işi var gibi safsatalar ile yeniden ayrıştırma politikalarına zemin hazırlanıyor.  Sahi siz hangi kitlelerin kalemşörlüğüne soyundunuz? Güya kendini ait hissettiğiniz bir cenahınız varsa ona yakın bireylerin her türlü kusurlu hareketi bile mubah iken farklı görüşe sahip olduklarını bildiğiniz  bireylerin sadece işlerinin gerektiğini yaparken yer aldıkları merciler neden bu denli gözünüze batıyor? Medya aklamada da karalamada da gerçekten ustalığını konuşturuyor.

Medya mensupları da birey elbette tarafları var. Sadece medya mensupları, işlerini oluştururken; objektif ilkelere bağlı, topluma karşı sorumlu davranışlar yani medya ve etik ilkelerini ayaklar altına almadan çalışmak gibi temel görevleri olduğu bilincinde hareket etmeli. Bu sorumluluklarının bilincinde hareket eden kimseyi işinize geldiği gibi etiketlerle donatamazsınız! Eskiden farklılıklarımız bizim zenginliklerimiz, bizim kültürel mozaiğimiz demez miydik? Şimdi ne oldu birbirinin papağanı olmayan her birey öteki oldu. Yazık gerçekten yazık gelecek kuşaklara aktaracak değerlerimiz üzerinde yeterince hoplamadık mı? Özetle masum değiliz ne yazık ki hiç birimiz. Ama ne yazık ki izlenilen bu manipülasyon hareketleri çok mu çok tutuyor. Sonuçta her dönem izleyicisi çok.

Sevdiğim, saydığım, rahmet ve minnetle andığım bir siyasetçi olan İsmail Cem Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi kitabında batıcılığın Osmanlı’dan itibaren bu topraklarda çok yanlış kodlandığına dikkat çekmişti. Şuan içinde bulunduğumuz ekonomik buhranın kodlarını ortaya koyması açısından önemli bulduğum ‘Zehirlenmiş Hastanın Zehirle Tedavisi’ başlığını taşıyan yazısından birkaç anektodu da sizlere yansıtmadan yazımı tamamlamak istemedim. İsmail Cem; “Osmanlı İmparatorluğundaki ekonomik çöküşün ana sebebi devletçi özellikler taşıyan düzenin bu niteliğini zamanla kaybetmesi olmuştu. Özel teşebbüsün güçlendiği, topraktaki devlet mülkiyetinin zayıfladığı oranda ekonomik ve sosyal yapı gerilemişti. Devletin koruyucu kanadından iltizama geçilmiş, eşitliğin ve güvenliğin yerini beyler ve ağalar almış, geç gelen bir derebeylik sistemi toplumun en temel düzeni olmuştu. Bu duruma Tanzimat’tan beri çare aranmakta fakat hep aynı tedavi uygulanmaktadır. Tedavinin özü ticaret serbestliği, özel mülkiyetin önceliği, özel teşebbüsün hareket imkânının arttırılmasıdır. Ne var ki geri kalmışlığın alt edilmesi için çare sunulan bu yöntem, aslında geri kalmamıza yol açmış bulunan oluşumla aynı doğrultudadır; onun ‘Batılısı’dır. İmparatorluk özel teşebbüsün başıboşluğuna kavuşması ve özel mülkiyetin ekonominin temel niteliği olması yüzünden çökmüştür; bu çöküntüyü durdurmak için uygulanmış ve uygulanmakta olan ekonomik yöntemler ise özel teşebbüsü bira daha başıboş bırakmak, hareket alanının genişletmek, onu her türlü garantiye almak şeklindedir. Uygulanan tedavi, zehirlenmiş bir hastayı iyileştirmek için ona zehir içermekten farksızdır.“

Sahi şimdi ne gibi tedavi yöntemleri sunuluyor? Bu sorunun cevabını da siz değerli okurlarıma bırakayım iyisi mi bugün kalemimin mesaisi uzun oldu.

Yorumlar (2)
ED 4 gün önce
Duygulara tercüman
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU 4 gün önce
Ahlaki zekanın beslenmediği ve küçüklükten beri güç ve güce ulaşmanın yollarının kodlandığı bir toplumda daha ötesini beklememek gerek kanımca. Kişi, makam, kurum ne olursa olsun karakter değil itibar öne çıkarıldıkça da bir değişim olmayacak. Evet unutuyoruz karakter mezar taşına kazınır ama itibar asla... Yüreğinize sağlık... Kalem ve kelamınız daim olsun.
11
açık
Namaz Vakti 17 Mayıs 2022
İmsak 03:22
Güneş 05:03
Öğle 12:25
İkindi 16:16
Akşam 19:36
Yatsı 21:10
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31