SUÇLUYUZ « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

SUÇLUYUZ

Bu haber 21 Mart 2020 - 8:10 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hepimiz suçluyuz. Ayrı ayrı; tek tek. Bu konuda hepimiz birer katiliz. Evet yanlış okumadınız. Neyle suçlandığınızı bilmek en tabii hakkınız elbet. Ben sizi tabiatı öldürmekle suçluyorum kıymetli okur.

Şimdi bu da nerden çıktı diye düşünebilirsiniz. Beni aşırı çevreci vejeteryan aktivistlerden biri sanabilirsiniz fakat atfettiğiniz hiçbir kimlik tarif edemez. Ayrıca ben kendimi size anlatmaktansa suçumuzu anlatmayı yeğlerim.

Üzerinde binbir zorluklarla yaşadığımız bu dünyayı öldürüyoruz. Yavaş yavaş değil hem de çok aceleci bir şekilde. Öyle sanıyorum ki Tanrı doğayı insanlara yaşamlarında bir örnek olsun diye yaratmış. Görün, inceleyin ve uygulayın modeli. Bitkiler doğar yeşerir meyve verir ve ölür, hayvanlar doğar yaşar ürer ve ölür vs. Bize aslında örnek olan bu doğayı muhteşem bir hızla katlediyoruz. Onlarca hayvan türünün, yüzlerce bitki türünün neslini bir şekilde tükettik sonra pişman olduk ve bazılarını korumaya aldık. Fakat kafi midir? Bilemiyoruz.

Bugün yaşamış olduğumuz dünya bir dizi nizamsızlıklarla baş etmeye çalışıyor. Depremler, virüsler, hastalıklar, savaşlar… ve daha niceleri. Peki sizce bu problemleri dünya kendi kendine mi üretiyor? Tıpkı sizin gibi ben de öyle olduğunu pek sanmıyorum. Yeryüzüne bu kadar saygısız davranırsan yeryüzü de sana olan saygısını yitirir. Yani senin eşref-i mahluk sıfatını kabul etmez. Bu hem ekolojik olarak hem de ahlak olarak böyledir.

Çernobil’de patlayan nükleer santralin acısını hala bütün dünya olarak kanser kisvesi altında çekiyoruz. Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının faturasını önce bölge sonra da dünya olarak ödüyoruz. Kirletilen göller, denizler ve akarsulardan beslendiğimiz su ürünleriyle günden güne eriyoruz, inorganik olarak ürettiğimiz her şeyin acısını hastane faturalarıyla ödemeye çalışıyoruz bu yüzden fazla mesailer yapıyor yine kendimizi bu kısır döngü içerisine sokuyoruz. Sahi biz niçin yaşıyoruz?

Bugün insanının en çok yakındığı şey tabiatla başbaşa kalamaması ve bugün hırslısının en çok yakındığı şey ölümsüzlük iksirinin hala bulunamaması. Bu iki büyük tezatlık arasında yaşamaya çalışan insanın, yani hem ölümden korkan hem de sonbahar yapraklarının sararışına en romantik şiirleri yazanların, acaba ciddi manada ‘’Yaşam Anlamı’’ üzerinde bir düşünmüşlüğü ya da çıkarımda bulunmuşluğu var mıdır? Tekraren soruyorum: Sahi biz niçin yaşıyoruz?

Zygmunt Bauman Yaşam Sanatı isimli eserinde, yaşamın temel atomlarından olan mutluluktan şöyle bahseder: ‘’Belirsizlik insan yaşamının doğal habitatıdır; belirsizlikten kaçma umuduysa insan yaşamındaki arayışların motorudur. Belirsizlikten kaçmak, yalnızca zımnen varsayılsa bile, her türlü karma mutluluk hayalinin en önemli bileşimidir. ’Gerçek, muntazam ve eksiksiz’ mutluluğun, her zaman belli bir uzaklıktaymış gbi görünmesinin nedeni işte budur. Malum ufuk gibi, ne zaman yakınlaşmaya çalışsanız uzaklaşır.’’

Bauman’ın bahsetmiş olduğu şey yukarıda geçtiğim anlam arayışına bir nebze olsun örnek oluşturuyor. Şöyle ki bizler ya ufku kovalamaktan vazgeçmiyor ya da deli gibi ufkun peşinde koşuyoruz. Oysa nizam şöyle olmalı: Ufuk orada ona bakıp mutlu olunuz…

İşte tabiatla mutlu olmayan her insan suçludur önermesi de bir üst paragraftaki denklemle sağlanmış bulunuyor. Tabiatla mutlu olamayan insanların nükleer arayışları, savaş denemeleri, inorganik faaliyetleri… sonucunda büyütmüş olduğumuz bir dünya karşımızda. Umuyoruz ki insanoğluna, kıssadan hisse niteliğinde nüksetmiş Covid-19 virüsüne karşı en kısa zamanda panzehir üretilir ve biz aldığımız bu hisseyi de hem kendimiz hem de gelecek kuşaklarımız için iyi değerlendirerek, bizlere ve geleceklere aydınlık bir dünya bırakabiliriz.

M. Hamza Ergen
M. Hamza Ergenmhamzaergen@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.