Sosyal medya bütün kötülüklerin anası mıdır?

Son yıllarda çeşitli platformlardaki bazı konuşmacıları dinlediğimizde toplumda görülen birçok olumsuz durumun kaynağının sosyal medya olduğuna ve bu platformların yasaklanması gerektiğine yönelik yorumlarına sık sık şahit oluyoruz. Özellikle gençlerimize ve çocuklarımıza verdiği zararlardan yola çıkarak sosyal medya platformlarının toptan yasaklanmasını savunan çok büyük bir kitle olduğunu görüyoruz.

Sizler bu yazının başlığını görünce ya sosyal medyayı göklere çıkaran ya da bütün kötülüklerin kaynağı olarak gören bir içerikte olduğu aklınıza gelebilir. Ancak her iki yaklaşımın tersine sosyal medyaya gerçekçi bir yaklaşımın olduğu bir içerik bulacaksınız.

Sosyal medyaya karşı tamamen olumsuz bir bakış açısına sahip kişileri dinlerken hemen telefonumdan o kişinin ya da temsil ettiği derneğin, kuruluşun veya topluluğun sosyal medya hesabının olup olmadığını kontrol ediyorum. Çoğunlukla görüyorum ki bu kişiler sosyal medyayı çok aktif olarak kullanıyorlar ve nimetlerinden fazlasıyla yararlanıyorlar.

TÜİK’in 2023 verilerine göre Türkiye’de 16-74 yaş arasında internet kullanım oranı % 87,1 olmuş durumda. Sosyal medya kullanım oranı ise % 75 civarında (Bakınız: www.tuik.gov.tr).

Bu kadar yoğun kullanımın olduğu ve kullanım oranlarının gün geçtikçe arttığı bir toplumda bu platformları toptan yasaklamak çözüm müdür?

Ya da sosyal medya zararlıysa neden toplumda bu kadar yaygın olarak kullanılıyor?

Zararlı olan sosyal medya mıdır? Yoksa sosyal medyanın problemli-zararlı kullanımı mıdır?

Bu soruların cevaplarını değerlendirelim isterseniz…

Sosyal medyanın bir dizi potansiyel yararları bulunmaktadır. Bu yararlar, bireyler, çeşitli ticari işletmeler, kurum ve kuruluşlar, topluluklar açısından çeşitli şekillerde görülebilir. Düşünün salgın hastalık döneminde tüm gelişmeleri, kararları, alacağımız tedbirlere ilişkin bilgilendirmeleri ve uyarıları televizyondaki haber kanallarından çok kamu kurum ve kuruluşlarımızın sosyal medya hesaplarından takip etmedik mi? Deprem döneminde yardımların toplanmasında, organize edilmesinde, kampanyaların duyurulmasında, çeşitli bölgelerdeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında devletimizin kurumları kadar sosyal medyanın da ne kadar etkili olduğunu görmedik mi?

Son günlere gelelim. Filistin’de yaşanan zulme karşı toplumsal tepki ve duyarlılık sosyal medya sayesinde artırılmadı mı?

Aslında sosyal medya faydalı amaçlar için kullanıldığında yaşamımızı kolaylaştıran bir araç durumuna gelmektedir. İnsanlar sosyal medyayı iletişim ve bağlantı kurmak, haber ve bilgi akışını takip etmek, işleriyle ilgili pazarlama ve reklam yapmak, yararlı topluluklar oluşturmak, eğitim ve bilgi paylaşımı yapmak, ilgi alanlarını geliştirmek, eğlenmek veya sosyal sorumluluklar yerine getirmek gibi birçok yararlı amaçlar için kullanabilirler.

Ancak, sosyal medyanın bu avantajlarına rağmen bilinçli bir şekilde kullanmalı ve harcanan zaman dengeli bir şekilde yönetmelidir. Aşırı ve problemli kullanım sosyal medyanın olumlu etkilerini olumsuz yöne çevirebilir. Özellikle 18 yaş altı çocuklarımız akademik ve sosyal gelişimlerinin temelinin atıldığı bir dönemde oldukları için bu dönemde sosyal medya kullanımını önermiyoruz.

Elbette ki insanoğlu her icat, buluş, teknolojik araç veya yeniliklerde olduğu gibi sosyal medyayı da zararlı amaçları doğrultusunda kullanabilmektedir. Aslında burada zararlı olan yine bu buluşlar değil insanoğlunun kendi tutum ve davranışlarıdır. O nedenle biz uzmanlar bu tür durumlarda topluma çeşitli yönlerden faydası olan bu tür araçların toptan yasaklanmasından ziyade bilinçli ve sağlıklı kullanımının artırılması için tedbirlerin alınmasını savunuruz. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığımızın gerek geçmişteki müfredatlarında gerekse bugünlerde güncellenecek yeni programlarında dijital okuryazarlık, medya okuryazarlığı konuları bu amaçla yer almaktadır. Ayrıca okullardaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri programlarında da internetin ve sosyal medyanın sağlıklı kullanımı, bilinçli teknoloji kullanımı gibi konulara çok önem verilmektedir.

Tüm bu önlemlere rağmen özellikle çocuk ve gençlerimizin gelişimine zarar veren, toplumu yanlış yönlendiren her türlü araç, içerik ve teknoloji tabi ki denetlenmeli, kısıtlanabilmeli veya gerektiğinde engellenebilmelidir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak tamamen yasaklanmasını savunmak dijital çağda toplumumuzun yenilik ve teknolojilerden uzaklaşmasına neden olacak bir yaklaşımdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bekir Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ekrem Ekici - Sosyal medyanın iyi yönde hayatı kolaylaştıran o kadar faydaları varki saymakla bitmez. Oysa, kötülüğe hizmet etmesini biz kötü niyetlilerin sağladığı bir gerçektir.!

Güzel ve yerinde bir değerlendirme olmuş. Daha güzel yorumlar içeren aydınlatıcı yazılar ümidiyle başarılar dilerim. Hoşça kalınız.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Aralık 09:41