22.09.2022, 11:23

Siyasi propagandalar ve izleri

Kent Güncesi

Geçtiğimiz günlerde Elazığ yine sosyal medyanın gündemine oturdu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’li üst düzey yetkililerin ve de milletvekillerinin Elazığ’a ziyareti öncesi asılan afişler bir hayli gündem oldu. Sosyal medyada tartışılan bu konu ulusal basının da dikkatini çekti ve her biri kendi genel yayın politikasına uygun bir bakış açısıyla bu konuyu ele aldı. Sonuçta bakış açısı denilen bir durum var ve de siyasi propagandaların bir pazarlama stratejileri buraya kadar her şey olağan.

Teknoloji ilerledikçe seçim propagandaları değişse bile yine geleneksel argümanların dışına pek çıkılmak istenmiyor. Sonuçta kitlelerin alıştığı bir durum var. Geçmişte kahvehane duvarlarına asılan afişler şimdi daha gösterişli bilbordlara taşınmakta. Sıradan şeyler modernleştiriliyor. Afişlere yansıtılan her bir sembolde muhakkak bir algı oluşturma çabası isteniyor. Sonuçta kimse durduk yere insanların gözüne bir şey sokmak istemez.

Elazığ’a yansıyan pankart olayı pek olağan karşılanmadı çünkü kabul edilir ya da edilmez ama siyasi propaganda da bir planlama yapılmalı. Hangi zamanda ve hangi koşullarda böylesi bir siyasi propaganda izlenildiği konusunda daha akıllıca stratejiler izlenmeli. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve heyeti Elazığ’a bir seçim mitingi için gelmiş olsaydı. Bu pankartlar neden asıldı? Kimse demeyecek ve böylesi bir yaygara belki koparılmayacaktı. Bilindiği üzere CHP’li heyet, İstanbul Büyükşehir Belediyesi imkânları ile depremden sonra hasar alan bir okulumuzu adeta kampüs alanına sahip modern bir yapıya kavuşturmak ve bunun temelini atmak için buraya gelirken asılan bu afişler gerçekten yakışık olmadı.

Her ne kadar CHP’li heyet Grup Toplantılarını Elazığ’da gerçekleştirmiş olsa ve sonrasında Kılıçdaroğlu, vatandaşa kısa bir seslenişte bulunsa bile başında Elazığ’ın ve Elazığlıların menfaatine olan bir olay varken bu propaganda da ciddi bir zamanlama hatası yapıldı. Bu durumun üzerinden bu nedenle yaygarada koparıldı koparılmasına ama bu konuda yapılan karşılıklı eleştiriler çok mu çok daha fazla yersiz oldu. Siyasilerden daha olgun tutumlar izlemelerini beklerdik şüphesiz.

Sonuçta bu Türkiye genelinde ilk asılan pankartlar değil! 17-25 Aralık operasyonları sırasında mevcut hükümeti ve onun liderini bizzat hedef tahtasına oturan pankartlar görmedik mi? Ya da başkent Ankara’nın birçok noktasından bile gözüken 128 milyon dolar nerede? Yazılı ibaresinin yer aldığı afişlerde hangimizin hafızasında yer edinmedi ki? Güncel olan da siyaseten kaşınması gereken de hemen hemen her dönem kaşınıyor. Az önce de ifade ettiğim gibi Elazığ’da asılan pankartlarda ciddi bir zamanlama hatası vardı.

Birde bu gibi süreçlerde dikkat edilmesi gereken bir durum var. Bu tarz seçim propagandaları yapılırken farklı düşünenlerin, kutuplaştırılmadan bu adımların atılması elzem. O yüzden hassas süreçlerde siyasilere çok daha ciddi bir görev ve sorumluluk düşüyor. Sadece bu da değil, irdelemek istediğim şey. Çünkü madalyonun konuşulmaktan kaçındığı ve es geçilmek istendiği bir de öteki yüzü var. O da şu; ben yapınca olağan başkası yapınca akıl tutulması demek bizi objektiflikten uzaklaştırır hem de farkında oluruz ya da olmayız ama böylesi çifte standartlı tutumlar kitlelerde güvensizlik duygusu oluşturur.

Nasıl oluşturmasın ki? Artık bilgi en çabuk ulaşır ve en çabuk tüketilir şey. Siyasilere ulaşan vatandaş, “Zamanında sizler böyle bir tavır takındınız” diyerek artık argümanlar sunuyor. Yani sadece siyasilerin koltuklarının altında tuttukları dosyalar yok. Kimse de balık hafızalı değil! Günümüzde siyasetçi olmak geçmiştekinden çok daha zor. Bu nedenle siyasiler sürekli kendilerini güncellemeli. Yani hedef kitleleri her şeye kanan bir hedef kitlesi değil! Eskiden ceketimi koysam seçim kazanırım edalarının yerinde yeller esiyor. Herkes yeteneğini de siyasi kabiliyetini de pek tabi sergilemeli ve bunu seçmene geçirmeli. Bu konuda çuvaldızı seçmene değil, kendine batırmalı siyasiler. Yeter birçok siyasinin dokunulmazlık zırhını kalkan edasıyla kullanmasından bıktık!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasının bir kesiminde çuvaldızı kendisine batırmasını bildi. Madem objektifiz Sezar’ın hakkı Sezar’a verilmeli. Serzenişte bulunmadan evet bizler bu bu hataları yaptık diyebilme erdemini gösteren Kılıçdaroğlu, 1. Harput Caddesi üzerinde toplanan kalabalığa seslenerek; “Elazığ’ın bu bölge için ne kadar değerli bir kent olduğunu biliyorum. Elazığlıların gücünü ve çalışkanlığını da biliyorum. Burada oyumuzun düşük olduğunu da biliyorum. Oyumuzun düşüklüğü kabahati sizlerde değil bizde. Yani Cumhuriyet Halk Partisi'ndedir. Gelmedik, oturmadık, konuşmadık, çayınızı içmedik, yemeğinizi yemedik. Ankara'da oturduk, nutuklar attık bize oy verin dedik. Siz de oy vermediniz, haklısınız. Şimdi Türkiye coğrafyasını adım adım geziyorum. Şimdi geliyorum, oturuyorum, konuşuyorum, dertleşiyorum. Her bir sorunuza samimi olarak cevap veriyorum” diyerek samimi bir konuşmaya imza attı.

Evet burada benim de şöyle kabahatlerim var denilebilmesi güzel. Geçtiğimiz hafta DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan geldiğinde sadece iktidardaki sorunları gördüğümüz üzerine yeni bir parti kurduk kopuş yaşadık gibisinden kesitler sunarak, parti politikalarını anlattı. Geçmişte iktidarın bende içindeydim belki o zaman yanlış gördüğüm şeylere daha net tepkiler koyabilirdim özeleştirisi yerine. Küstüm oynamıyorum gibi bir tutuma işaret eden bir konuşma gerçekleştirdi. Özellikle Suriye sorununu ele alırken şimdi aynı masa etrafında birleştiği Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun hiç mi kabahati yoktu onu hiç gündeme getirmedi. Bilinmez ya da o eleştirilmez kişilik mi? Diye demeden de geçemiyorum. Sadece Babacan samimi bir şekilde HDP ile iş birliği olmasa bile diyalog içerisinde olduklarını belirterek net bir şekilde görüşünü bildirdi. Üstelik bunu Elazığ gibi milliyetçi seçmenin baskın olduğu bir yerde açıklıyor olmak konusunda da cesur bir tutum sergiledi. Özetle siyasilerden sadece canları istedikleri zamanlarda değil, her daim samimi bir siyaset bekliyoruz.

Her yerde olduğu gibi siyasette de samimiyeti mumla arar olduk.

Yolumuzun her daim samimiyet gibi güzel kavramlarla kesişmesi duasıyla…

Yorumlar (0)
20
kapalı
Namaz Vakti 02 Ekim 2022
İmsak 04:51
Güneş 06:13
Öğle 12:18
İkindi 15:36
Akşam 18:13
Yatsı 19:29
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 7 17
2. Adana Demirspor 8 17
3. Konyaspor 8 17
4. Galatasaray 8 17
5. Trabzonspor 8 16
6. Beşiktaş 8 15
7. Fenerbahçe 7 14
8. Kayserispor 8 12
9. Kasımpaşa 8 12
10. Gaziantep FK 8 11
11. Alanyaspor 8 9
12. Giresunspor 7 8
13. Karagümrük 6 6
14. Antalyaspor 7 6
15. İstanbulspor 6 5
16. Ankaragücü 7 4
17. Sivasspor 8 4
18. Hatayspor 7 4
19. Ümraniye 8 2
Takımlar O P
1. Keçiörengücü 7 14
2. Eyüpspor 7 14
3. Sakaryaspor 7 12
4. Pendikspor 7 12
5. Bodrumspor 7 11
6. Manisa FK 6 11
7. Boluspor 6 11
8. Bandırmaspor 6 11
9. Samsunspor 7 10
10. Rizespor 6 9
11. Tuzlaspor 7 9
12. Göztepe 7 8
13. Adanaspor 7 7
14. Gençlerbirliği 6 6
15. Altay 7 6
16. Erzurumspor 5 3
17. Altınordu 6 3
18. Ö.K Yeni Malatya 7 3
19. Denizlispor 6 2
Takımlar O P
1. Arsenal 8 21
2. M.City 8 20
3. Tottenham 8 17
4. Brighton 7 14
5. Chelsea 7 13
6. M. United 7 12
7. Newcastle 8 11
8. Fulham 8 11
9. Liverpool 7 10
10. Brentford 8 10
11. Everton 8 10
12. Bournemouth 8 9
13. Leeds United 6 8
14. Aston Villa 7 7
15. West Ham United 8 7
16. Southampton 8 7
17. Crystal Palace 7 6
18. Wolves 8 6
19. Nottingham Forest 7 4
20. Leicester City 7 1
Takımlar O P
1. Barcelona 7 19
2. Real Madrid 6 18
3. Athletic Bilbao 7 16
4. Real Betis 7 15
5. Atletico Madrid 7 13
6. Villarreal 7 12
7. Osasuna 6 12
8. Real Sociedad 7 11
9. Valencia 7 10
10. Celta Vigo 7 10
11. Girona 7 8
12. Mallorca 7 8
13. Rayo Vallecano 6 7
14. Getafe 7 7
15. Real Valladolid 7 7
16. Espanyol 7 5
17. Sevilla 7 5
18. Almeria 7 4
19. Cadiz 7 4
20. Elche 6 1