ŞİMDİ HEMŞEHRİCİLİK ZAMANI MI? « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

ŞİMDİ HEMŞEHRİCİLİK ZAMANI MI?

Bu haber 17 Şubat 2020 - 17:44 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Herkesin ortak temennisi depremin acılarını el birliği ile kısa sürede sarmak. Bunun içinde depremin olduğu ilk günden itibaren devlet ve millet el ele vererek depremin izlerini silmek adına çaba sar ediyor. Bu süreçte bazen istenmeyen provokatif eylemler de gördük üzülerek; neyse ki insanımız sağduyulu davranarak böyle art niyetlilere fırsat vermedi. Lakin tek uğraştığımız sorun da bu olmadı. Depremin olumsuz etkilerinden kurtulmaya çalışırken bir taraftan da suni gündemlerle yorulur olduk. Ortak gayemiz bir an evvel depremin izlerini hani sarmaktı? O zaman bu izler sarılırken neden birileri çıkarak, “Vay efendim bu izler silinirken konteyner kentler Elazığlı firmalara verilmedi” demekte;  Bir diğeri; “ Vay efendim hafriyat işini ya da müteahhitlik işi neden Elazığlı firmalara verilmedi?” diyerek kızılca kıyamet koparıyor.  Anlamak mümkün değil! Bir defa konteyner kent acil ihtiyaç ve hangi firma seri şekilde bitirecekse onunla anlaşmak en mantıklısıydı nitekim öyle de yapıldı.  Müteahhitliğe gelince de mesela Sürsürü’deki konutların yapımı ile ilgili ihaleyi bir Elazığ firması olan TETİŞ yapı kazandı. Yani boşu boşuna durağan suyu bulandırmakta eski köye yeni adet getirmekte neyin nesi? Zaman hemşehricilik zamanı mı?

 

 

Haber- Yorum: Kübra TÜRKAN

24 ocak saatler 20.55’i gösterdiği anda 6.8 ile adeta yıkıldık ve ondan itibaren; devlet, millet el ele vererek; ivedilikle depremin izlerini silmek adına yoğun mesai harcadı. Depremin etkisi ile Elazığ’ımızda 37; Malatya’da ise 4 vatandaşımız hayatını kaybetti.  Binin üzerinde insanımız ise yaralanarak hastaneye akın etti. Yani depremin bilançocu bir hayli ağır oldu.

DEPREM SAĞLIKSIZ YAPI STOĞUMUZU DA GÖZLER ÖNÜNE SERDİ***

Deprem;  sağlıksız yapı stoğumuzuda gözler önüne serdi. Binlerce yıkılması gereken binamız oldu ve acil yıkılması gereken binalardan yüzlercesinin yıkımı tamamlandı ve hâla kent genelinde; yıkım işlemleri de devam ediyor. Depremde evsiz kalan onbinlerce insanımız ise;  çadır kentlerde, kapalı spor salonlarında, devlet kurumlarının misafirhanelerinde, okullarda, yurtlarda ve de geçtiğimiz günlerde dizayn edilen eski hastanelerimizde barınmaya başladı.

BU İŞİ KİMİN ÜSTLENDİĞİNE DEĞİL DE,  KİMİN BİTİRECEĞİNE BAKMALIYIZ!***

Onların daha sağlıklı ve konforlu yapılarda barınmaları adına da konteyner kentlerin inşaatı ise son sürat devam ediyor.  Kış günlerinde insanımız sağlıklı bir yapıda hayatını sürebilsin diyerek; herkes canla başla çalışıyor. Lakin özverili çalışmalara gölge düşürmek isteyenlerin dilinde ise; “Neden konteynerler başka illerde yaptırılıyor?” gibi sorular var.  Şimdi bu işin kime ne kadar kazandırdığının sorulacağı vakit mi? Lütfen kamuoyunun huzurunu kaçırmayın! Öncelik vatandaşlarımızı rahat ettirmek yaralarını hızlıca sarmak değil mi? Kim bunu layığı ve süratli bir şekilde yerine getiriyorsa; bırakın bu işi o üstlensin zaten doğrusu da bu değil mi?

SİVRİCE’DE YENİ TAMAMLANAN KAMU BİNALARIMIZ BİLE AĞIR HASAR ALDI***

Az öncede ifade ettiğim gibi deprem yapı stoğumuzun ne derece sağlıksız olduğunu da gün yüzüne çıkardı. Deprem 6.8 gibi son derece şiddetli olmasına rağmen; tarihi eserlerimiz bu depremden zarar görmedi. Yani atalarımızın o imkansızlıklar ile oluşturduğu yapılar sağlamlıkları ile tam not aldı.  Lakin özellikle Sivrice’de yeni olmalarına rağmen birçok kamu binasının bile depremden zarar görmesi de akıllarda başka sorular bıraktı. Devletin parası çok mu? Neden yapılar sağlam yapılmıyor. Ya sağlam yapılmayan yapılar,  canlarımızı alsaydı, kim nasıl cevap verecekti bu duruma? Gibi…

YENİ İMAR DÜZENLEMESİ EN ÇOK RANTÇILARI ÜZDÜ!***

Şimdi yeni bir tartışma daha çıktı. Yeni imar düzenlemesi bu işi rant kapısına çevirenlerin tabi ki hoşuna gitmedi.  İmar düzenlemesi yapılacak yerlerde; yıkım işleri başladı. Çoğunluk bir an evvel Elazığ’ın eskisinden de iyi olmasını ve devletin desteği ile Elazığ’ın tüm yapı stoğunun iyileşecek olmasından umutluyken; kimileri de yine çığırtkanlık yaparak; “Hafriyatı kimler kaldıracak?  Hangi müteahhitler zengin edilecek? “ gibi söylemler ile yine ortalığı katma telaşındalar.

BU TARTIŞMALARIN NE YERİ NE DE ZAMANI?***

Yeter ama bunun ne yeri ne zamanı. Amaç Elazığ’ın yaralarını ivedilikle sarmak. Zaten bu tarz işler ihalesiz de olmuyor. Kim ihaleye girer ve kazanırsa; ihale ona kalıyor. Yani iki kere iki dört ederken; neden böylesi suni gündemlerle kamuoyunu bir kısır döngüsü içine çekme telaşı? Ayrıca bu söylemleri ortaya atanlara bir de hatırlatma yapmakta fayda var. Çünkü Sürsürü Mahallesi’ndeki konutları Elazığlı firma olan TETİŞ yapı yapacak. Çünkü ihaleyi o kazandı.

TALEPLERDE BULUNURKEN; ŞEHRİMİZDEN İKİ FAY GEÇTİĞİNİ UNUTMAMALIYIZ!***

Yeni imar düzenlemesinden katların azalacak olmasından bu işten rant devşirenlerin bir hayli huzursuz olduklarına değinmiştik. Lakin merkezdeki az katlı binalarımız pek fazla zarar görmedi. Mesela eski olmasına rağmen Şehit İlhanlar’daki Verem- Savaş Dispanser binası iki katlıydı ve bu depremden o güzergâhtaki birçok yapı zarar görürken o yapının zarar görmeden durması da dikkatlerden kaçmamalı. Yani bir takım taleplerde bulunurken kentimizin iki fay üstüne kurulu bir şehir olduğunu atlamamalıyız.

HEMŞEHRİLİK ‘OUT’ LİYAKAT ‘İN’ OLMALI!***

Önceliğimiz  yapı stoğumuzun kimler tarafından yapıldığı, ya da yapan insanların bundan ne kadar kâr elde edeceğini hesaplamamak olmamalı. Önceliğimiz kim Elazığ’a sağlıklı yapılar kazandıracak? Milletin de devletin de parasını boşa harcamayacağı olmalı. Yani depremden çıkarmamız gereken bir ders varsa o da hemşehriciliği bir kenara bırakıp, işi ehline teslim etmek olmalı.  Unutmayın insanların yuva düşüncesi ile satın aldıkları yerler onlara mezar oldu. Yani konu bu kadar hassasken hemşehrilik ‘out’, liyakat ‘in’ olmalı!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
atakan Şubat 18, 2020 / 22:56 Cevapla

tebrikler..işte gerçek bir haberci ve gerçek bir haber. akp li elazığlı müteahitler ile karadenizli müteahitler karşı karşıya..bakalım kim kazanacak.