ŞİDDETİ KONUŞURKEN, HAKLARIMIZI RAFA KALDIRIYORUZ! « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

ŞİDDETİ KONUŞURKEN, HAKLARIMIZI RAFA KALDIRIYORUZ!

Bu haber 05 Aralık 2019 - 18:06 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bilindiği üzere 5 Aralık 1934 yılında Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkı verildi. Üstelik Atatürk, Türk kadınına hak ettiği bu değeri Avrupa ülkelerinden bile önce vererek dünyaya adeta ders verdi. Bizler ; ‘Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı’ veren yasanın kabulü ile her yıl 5 Aralık Kadın Hakları Gününü kutlamaya başladık. Haliyle 5 Aralık tarihinde birçok kişi; hem bu özel günde bir farkındalık oluşturma hem de bu özel günü kutlama gayretine giriyor. Peki bugünü artık ne maksatla kutluyoruz? Maalesef kadın sürekli haklı taleplerinin peşinde koşuyor ve insanca bir yaşamın kendi hakkı olduğunun savunmasını yapmak durumunda bırakılıyor. Birçok önleme rağmen her yeni güne kadına şiddet haberleri ile uyanır bir toplum haline geldik. Haliyle soruyoruz ne oldu bize verdiğiniz haklara? Her canlının en temel haklarından biri olan yaşam hakkı için bile kadınlarımız mücadele halindeyken üstelik. Gerçekten biz neyi kutluyoruz? Atatürk’ün de ifade ettiği gibi toplumun başarısızlığı kadına karşı bilgisizlikten geliyor. Bunun için toplum olarak bu bilinci elbirliğiyle oluşturmak zorundayız. Ne yazık ki şiddeti konuşurken; haklarımızı rafa kaldırarak bunları yeterince konuşamamanın üzüntüsü içerisindeyiz.

 

Haber- Yorum: Kübra TÜRKAN
5 Aralık 1934 yılında Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkı verildi. 5 Aralık 1934 tarihinde “Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı” veren yasanın kabulü ile her yıl “Kadın Hakları Günü” olarak kutlanmaktadır. Dünya Kadın Hakları Günü her yıl dünyanın farklı yerlerinde kutlanmaya devam ediliyor.
ATATÜRK: KADINA DEĞER VERMEYEN BİR TOPLUM YÜKSELEMEZ!***
Atatürk bir çok Avrupa ülkesinden bile önce kadına verdiği önemi dünyaya göstermiştir. Atatürk toplumun başat unsurunun kadın olduğunun bilinciyle; neslin yetişmesi ve eğitiminde birinci rol oynayan Türk toplumunda Türk kadınına çok önem vermiştir. Özellikle hukuk alanında kadınlara geniş haklar tanımıştır. Atatürk, 1923 yılında ‘’Şuna inanmak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir’’ ya da “Toplumun başarısızlığının asıl sebebi kadınlara karşı olan bilgisizlikten ileri gelir, bir toplumun bir organı faaliyette iken diğer bir organı işlemez ise o toplum felç olur” Ayrıca Atatürk, “Bir topluluk, bir ulus, erkek ve kadın olmak üzere iki ayrı cins insandan oluşur. Bir ulusun bir bölümünü geliştirip diğer bölümünü geliştirmeden toplumun tümünün gelişmesi olanaksızdır. Bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer yarısının göklere yükselmesi mümkün müdür? “ diyerek kadına değer vermeyen bir toplumun iyi bir hale gelmesinin olanaksız olduğunu savunmuştur.
AVRUPA’DAN ÖNCE TÜRK KADINI SEÇME VE SEÇİLME HAKKINI ELDE ETTİ
Seçme ve seçilme hakkı Türk kadınına birçok Avrupa kadınından önce tanınmış. Atatürk, kadınlarımızın bu hakka sahip olmalarını sağlamıştır. Kadınlara, Fransa’da ‘Seçme ve Seçilme Hakkı’’ 1944, İtalya’da 1945, Yunanistan’da 1952, Belçika’da 1960 ve İsviçre’de 1971 yılında bu hak tanınmıştır.
KADININ ROLÜ VE DEĞERİ NE ZAMAN ANLAŞILACAK?***
Tüm bunlara rağmen kadınlarımız; 1930’lu yıllardan bugüne hâla haklı taleplerini dillendirmek zorunda. Yıllar geçiyor ama bizler hâla kadının rolünün ve değerini konuşuyor olmak zorunda bırakılıyoruz. Bu son derece acı. Oysa bu anlamlı günde; kadın ile ilgili sorunların dile getirilmesi, bu konudaki farkındalığın yaratılması açısından son derece önemlidir. Çağdaş, demokratik, ileri bir toplum için kadınların güçlendirilmesi ve cesaretlendirilmesi, söz sahibi olmaları, etkinlik alanlarının genişletilmesi, eğitim, istihdam, sağlık, siyaset, hukuk gibi alanlarda eşit fırsat olanaklarından faydalanmaları çok büyük önem taşımaktadır.
KADINA ŞİDDETİ KONUŞURKEN, HAKLARIMIZI UNUTTUK!
Bu farkındalık gününde bile ne yazık ki bizler, kadının en temel yaşam hakkının bile hiçe sayıldığı bugünlerde kadına her canlının en temel hakkı olan yaşam hakkını nasıl veririz üzerinde kafa patlatmak durumunda kalıyoruz. Çünkü kadının can güvenliği yoksa; kadının elde ettiği diğer halkların konuşulması havada kalıyor. Her yeni güne kadına şiddet haberleri ile başlamak durumunda kalıyoruz. Toplumda; kadının yerini ve kadına verilmesi gereken değeri konuşmak yerine ne yazık ki; kadına şiddetin önünü nasıl alırız gündemde yer tutmaya devam ediyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.