Şiddet lise sıralarına kadar indi; Elazığ’da uzman isim uyardı

Her geçen gün şiddet olayları tırmanışa geçiyor. Özellikle kadınlar şiddetin genelde kurbanı oluyor.  Peki şiddeti önlemek adına neler yapılabilir? Psikolog Görkem Namlı; özellikle kadınların kişilik bozuklukları hakkında detaylı bilgi sahibi olmasının öneminden bahsetti.

Ne yazık ki her yeni günde ve hatta zaman zaman her yeni saatte şiddet olayları ile sarsılıyoruz. Geçtiğimiz günlerde de Elazığ’da yine bir kadın eşi tarafından güpegündüz silahla vurularak öldürüldü. Peki neden bu denli sıklıkla şiddete başvurur bir hale geldik. Şiddete başvuruyor olmak ciddi bir psikolojik sorun mu? Şiddeti önlemenin ne gibi yolları var? Gibi soruların cevaplarına da Psikolog Görkem Namlı açıklık getirdi. İşte Psikolog Namlı’nın görüşlerinin detayları…

“Öfkenin dışavurumu sağlıksız olursa öfke şiddete dönüşür”

Psikolog Görkem Namlı; “Her geçen gün toplumda şiddet artış gösterdiğinden ve aşikâr bir biçimde şiddet uygulandığından konuya ilişkin bir şeylere değinme ihtiyacı hissettim. Şiddet çağlar öncesinden günümüze görülebilen bir olgudur. Öfke dışavurumu olarak şiddet; her toplumda ve her insanda görülebilir. Çünkü öfke diğer duygular gibi olağan bir duygudur ve herkeste vardır. Duygu olarak öfke normal kabul edilebilir ve kontrolü mümkündür. Ancak öfke dışavurumu sağlıksız ise ve duygu -düşünce - davranış dengesi sağlanamamış ise öfke şiddete dönüşür” dedi.

“Kişilik bozukluğu olan kişilerin işlediği cinayetler ve şiddet türleri yadsınamaz boyutta arttı”

Şiddetin gerek toplumsal gerek yasalarca kabul edilebilir bir durum olmadığına da dikkat çeken Psikolog Namlı; “Şiddetin birçok nedeni vardır; sosyal, kültürel, düşük sosyo-ekonomik durum, eğitim, kişilik özellikleri, genetik faktörler, ebeveyn tutumları vb. Burada kişilik özelliklerine daha doğrusu kişilik bozukluklarından kaynaklı nedenlere dikkat çekmek istiyorum. Toplumumuzda kişilik bozukluğu tanısı alan kişilerce işlenen cinayet ve şiddet türlerinin sayısı yadsınamaz derecede fazlalaştığından kişilik bozukluklarına değinmek istiyorum” dedi.

“Antisosyal kişilik bozukluğu olanlar, her şeyi kendilerine hak olarak görürler”

Kişilik bozuklarının türlerini kaydeden Pisikolog Namlı; “Antisosyal kişilik bozukluğu belirtileri gösteren ve tanı alan kişiler genellikle empati kuramaz ve her şeyi kendilerine hak olarak görürler. “O eteği gitmeseydi öldürmezdim.” , “ O saatte dışarıya çıkmasaydı dövmezdim” tarzında düşüncelere sahiptirler. Ve bu kişilerde duygu, düşünce ve davranış dengesi yoktur. Düşünceleri çarpıktır, vicdani ve ahlaki değerleri yoktur. Toplumumuzda asosyal kişilik ile antisosyal kişilik bozukluğu sıkça karıştırılmaktadır. Asosyallik genellikle yalnız kalmaktan hoşlanan ve çevreleri ile iletişimleri konusunda yetersizdir. Yakın çevre ve arkadaşlarıyla vakit geçirmek yerine, yalnızlığı tercih ederler” dedi.

“Kadınlar kişilik bozukları hakkında sağlıklı bilgi sahibi olursa; çarpık inanışlarından da kurtulurlar”

Kadınların çarpık düşüncelerden sıyrılması gerektiğinin de altını çizen Psikolog Namlı; “Kişilik bozukluklarını tanımak, bilmek ve bu konuda profesyonel destek almak belki de hayat kurtarır. Özellikle kadınların şiddet gördüğü ve öldürüldüğü bilindiği için, kadına yönelik şiddet konuşulduğundan değinmek istediğim asıl durum; kadın evlenmeyi ya da hayatına alacağı erkek arkadaşının kişiliğine dair özellikleri iyi bilmeli! Kadınlarımız kişilik bozuklukları hakkında bilgi sahibi olursa, o kişilere karşı yükledikleri yanlış ve çarpık inanışlarını belki değiştirebilirler. “Beni kıskandığı için baskı yapıyor, bir kere vurdu ama çok seviyor, evlenince düzelir… vb.” Gibi çarpık düşünceler yerine “Kişilik bozukluğunun tedavisi oldukça güçtür ve ömür boyu denetimli şekilde kontrol altında tutulmalılardır” bilgisine sahip olurlarsa daha doğru adımlar atabilirler” dedi.

“Medyada şiddeti ele alırken, bunu normalleştirmemeli”

Şiddeti önlemek noktasında neler yapılması gerektiğinin de altını çizen Psikolog Namlı; “Şiddeti önleme de en önemli şey farkındalık eğitimleridir. Kişiler hayatlarına aldıkları kişilerin antisosyal, paranoid, şizotipal, histerik vs. olup olmadığını iyi tespit etmeli. Bunun için gerekirse destek almalı. Kanun ve yasaların caydırıcı olması şiddeti önleme de etkili bir adımdır. Medyanın rolü de yadsınamaz derecede önemlidir. Şiddeti normalleştirmeden konuyu ele almaları çok değerlidir. Gerek diziler gerek sosyal medya gerekse haber bültenlerinde şiddete sıfır tolerans ilkesi ile hareket etmelidir” ifadelerini kullandı.

“Şiddette sıfır tolerans ilkesi ile hareket edilmeli”

“Ebeveynler; çocuklarına küçük yaşlarda vicdani ve empatik değerleri aşılamalı ve demokratik aile ortamı sunmalıdır” diyen Psikolog Namlı; “Şiddetin her türlüsüne dur demeli neyin şiddet olup olmadığını iyi bilmeliyiz. Şiddet sadece fiziksel değildir. Ekonomik, cinsel, psikolojik, sözel ve fiziksel şiddet türleri olduğunu bilmeli ve şiddete sıfır tolerans ilkesi ile hareket etmelidir!” diyerek sözlerini noktaladı.

Editör: İrem Ancil

10 Şub 2024 - 20:02 - Gündem

Mahreç  İrem Ancil


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.