SEZAR’IN HAKKI SEZAR’A « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

SEZAR’IN HAKKI SEZAR’A

Bu haber 02 Aralık 2020 - 3:05 'de eklendi.

Sevgili Okur,

Bir konu hakkında eleştiri yaparken size yöneltilen ‘‘Yahuu sende hep bardağın boş tarafından bakıyorsun, biraz dolu tarafından baksana’’ sitemi ile karşılaşmışsınızdır.

Bu tepki üzerine “Yahuu bu bardak dolu muyduuuu yoksa boş muyduuuuu ” paradoksuna

anlık olarak girebilirsiniz.

Ama üzülmeyin artık bu paradoksu ortadan kaldırıp ‘‘Yahu bu bardağın içinde neeey var

neeeyyy ’’ çıkışının peşine takılma zamanıdır.

Bu kapsamda ‘‘Ülkemizde spor neden ivme kazanmıyor, neden başarılı olamıyoruz?’’ soru

önergesini siz değerli okuyucularıma sunmak istiyorum.

Bir kariyer düşünün; çalışma ekonomisi bitirmek, yüksek lisans – doktora yapmak, profesör

olup dekanlık, rektör yardımcılığı, Milli Eğitim Bakanlığında müsteşarlık, 8 kitap ve 50’nin üzerinde

makale çalışması yapmak.

Bir kariyer düşünün; iktisatı bitirmek, kaymakam olmak, yurt dışında bir yıl yabancı dil

eğitimi almak, vali yardımcılığı yapıp İçişleri Bakanlığında önemli görevlerde bulunmak.

Bir kariyer düşünün; milletvekilliği danışmanlığı, özel kalem müdürlüğü, Başbakan

müşavirliği, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Kredi Yurtlar Genel Müdürü olmak ve yılın

bürokratı seçilmek.

Bir kariyer düşünün; 7 yaşında büyükler kategorisinde dünya şampiyonu, Dünya Güreş

Federasyonu (FILA) tarafından ‘Asrın Güreşçisi’, sporculuk kariyerinde büyükler kategorisinde

olimpiyat ikincisi, üç dünya ve sekiz Avrupa şampiyonluğu.

Bardak demiştik sevgili okur. İçindeki önemli idi. Bardağın içine baktık, baktık ve baktıkkk…

Bardağın içi nisan yağmurlarıyla debisi taşmış nehir yatağı gibi hoyrat, sert ve asi.

Ne yok ki içinde…

Hülasa, etkileyici kariyerler. Şahsen dört kariyerde beni etkiledi. Sizin de etkilendiğinizi

düşünüyorum.

Peki, sizden bu dört kariyerden birini seçmeniz talep edilse ve akabinde Gençlik ve Spor

Bakan Yardımcısı olarak atanacağı söylense kimi tercih ederdiniz?

Bende senin gibi düşünüyorum sevgili okur ancak bu dört vatandaşta bakan yardımcısı olarak

görev yapmakta.

Bu bir üst akıl meselesidir kıymetli okuyucu.

İhtiyacımız kimdi, neydi?

2020 verilerine göre 251.799 antrenörümüz mevcut.

2018’ de 4.907.955 lisanslı, 695.698 faal sporcumuz mevcut idi. Sayılara bakınca devasa bir

kaynak, mükemmel bir sporcu ordusu gibi görünüyor.

Ancak en yakın tarihte yapılan Minsk Olimpiyat oyunlarında (2019) sadece 15 madalya

kazanabildik. 42 ülkenin katıldığı Minsk Olimpiyat oyunlarını 24’ üncü sırada bitirdik. Sadece Rusya109 (44 altın) madalya toplamıştı. 9 milyonluk nüfusa sahip Belarus bile (69 madalya) bizden daha fazla madalya topladı.

Çoğu ülke nüfusundan daha fazla lisanslı sporcusu olan bir ülke için bu rakam bir

başarı mıdır?

Yoksa bu lisanslı sporcu sayıları gerçek dışı, balon sayılar mıdır?

Peki, dört mükemmel kariyerin bu işin neresinde durduğunu sorgulamamız gerekmez mi?

Olimpiyat ikincisi olmak için 7 yaşından itibaren yoğun ve yorucu bir spor hayatı geçiren

bakan yardımcısının sporcu yaklaşımı ve anlayışı ile hayatı bürokrasi içinde ve masa başında geçmiş

bir vatandaştan aynı verimi alabilir misiniz?

Ter kokusunu bilmeyen bir idareci ülke sporuna ne katabilir?

Dolayısıyla ülke gençliği ve sporunu ne kadar önemsenmekte veya gerçekten ülke gençliğini

ve sporu önemseniyor mu?

Evet, Sevgili Okuyucu…

Naçizane bir kez daha ifade etme gereği duyuyorum. Bu bir üst akıl ve kültür meselesidir.

O yüzden bu ülkenin spor kurumları ülkenin ter kokan sporcularına aittir. İmkân, fırsat ve yöneticilik hakkı bizatihi spor öz geçmişi olan vatandaşındır.

Sevgi, sağlık ve liyakat zenginliğinizin artması dileği ile…

 

Yavuz Yasul
Yavuz Yasulsporirat23@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.