16.05.2022, 11:40

Sezar ve Demokrasi: Diktatörlük Mü? Meclis Mi?- I

Fikir Günlüğü

“İnsanlar hem birbirlerine ihtiyaç duyarlar, hem de özgür olmak isterler. O halde, birlikte yaşamak için en uygun yol hangisidir? İnsanların özgür ve hakça eşit olduğu fikrini savunan tek yol demokrasidir. Demokraside karar verdiğimiz temel şey şudur: Bize, olabilecek en büyük özgürlükleri kazandırmak için, var olan özgürlüklerimizin küçücük parçalarını kaybetmemize neden olan yasalara uymak.” (Brigitte Labbe, Diktatörlük ve Demokrasi)

Roma İmparatorluğu’nun Cumhuriyet devrinde ülke tehlikeye düştüğü zaman devletin bütün buyurma kudreti 6 ay için bir diktatöre verilirmiş. Diktatör devlet memuru statüsünde olup bu yetkiyi halk adına kullanırmış. Bir çeşit olağanüstü hal gibi.

Yani meclis var ama kendine diktatör seçiyor!

Ülkenin tehlikede olmadığı normal durumda ise Konsül adı verilen iki yüksek dereceli memur devletin başında bulunurdu. Bu çift memur, devletin yönetme ve buyurma yetkisine eşit olarak sahiptiler, fakat sadece iki yıl süreyle. İş başına seçimle gelirler ve süreleri bitince normal görevlerine dönerlerdi.

Her zaman, görev süreleri bitince millete hesap verme zorundaydılar. Altı aylığına iş başına getirilen diktatörler için de durum aşağı-yukarı böyleydi. Hatta Cumhuriyet devirlerinin dışında dahi hükümdarlar meclislere veya direkt olarak halka karşı belli ölçüde sorumluluk sahibi olup gereğinde hesap verme zorunluluğu taşıyorlardı.

Günümüzde bütün Dünya tarafından kabul gören Batı tarzı yönetim biçiminin temelinde millete karşı sorumluluk yatar. Batı uygarlığının ilk kendisini göstermeye başladığı eski Yunan ve Roma devrinde, henüz imparatorluk haline gelmemiş, küçük ve birbirinden bağımsız şehir devletlerinin en büyük yetkilere sahip kralları dahi halka veya meclise karşı sorumluydular. Mutlak yetkilere sahip hükümdarların yanında bir meclis hep vardı. Mesela Roma’nın krallık devrinde Kuria adı verilen meclis bulunmaktaydı.

Yüzyirmisekiz milyar nerede, sorusuna yanıt vermeyen bir diktatör veya konsül olamazdı!

Bu soruyu soramazsınız, diyemezlerdi.

Biz, İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin baskısıyla, yani halkın genel istemiyle değil de sınırlı sayıdaki bir elit ve çoğunu asker ve yüksek memurların oluşturduğu bir grubun eliyle kurulan Meclis-i Mebusan ile ilk kez padişahın yanında bir seçilmişler grubunun yönetimde söz sahibi olabileceğini gördük.

Bizde demokrasinin gelişimi alttan halkın istek ve diretmesiyle olmadı. Batı ülkelerinin aksine demokrasi elit kesimin istemiyle oldu.

Kadınlara oy hakkı bile tepeden verildi!

Halkımız seçme ve seçilmeye alışık değil. Kul olma isteği genetiğimizde var. Allahın kulu olsa iyi, padişahın kulu, kölesi.

Meşrutiyet öncesi devirlerde ve Eski Türk tarihinde mutlak söz sahibi Kral, İmparator veya Başbuğ’un yanında, ona danışma hizmeti veren Şura’ları bu manasıyla Meclis olarak görmemek gerekir. Zira bu şuraların padişaha hesap sorabilme veya eleştirebilme gibi bir yetkileri kesinlikle yoktu.

Sözgelimi dünyada enflasyon var ama yüzde 30, bizde neden yüzde ikiyüz, diye sordurmazlar. Veya faiz madem enflasyona yol açıyor, o zaman neden yıllardır faiz düşük tutulduğu halde enflasyon yükseliyor, diye soramazsınız. Sorarsanız Merkez Bankası’ndan atarlar ve hain ilan ederler.

Yüzyılı aşan süredir demokrasinin, kanun ve başka yazılı kurallarla özürlü ve eksik de olsa uygulanmasına karşın günlük yaşamda, halkımızın içinde hala özümsenemeyişinin altında, Doğu toplumlarında demokratik yaşam tarzı geleneğinin olmaması yatar. Bizim gibi toplumların ortak şuurunda demokrasi, yüzyıllar sonra bile kökü dışarıda ithal bir yönetim tarzı olarak kalmıştır.

Maalesef ünlü bir Yunan Filozofun dediği gibi demogojiye dönüşmüştür. Çünkü geleneksel ve gereksiz kalıpları yıkacak bir eğitim seviyesine hiç ulaşılamamıştır. Cumhurbaşkanlığı Sistemi denen yoz bir Başkanlık Sistemi, bu geleneksel-toplumsal anlayışın kazanında siyasal İslam ateşiyle kaynayıp durmaktadır.

Geleneksel yaşam tarzı, temsil ve yönetim kademesinde bulunan ve demokrasiyi görevi gereği bizzat uygulamak durumunda olanların bile özel ve sosyal yaşamlarında geçerliliğini korumaya devam etmiştir.

Mecliste en koyu ve en şiddetli demokrasi tartışmaları yapan çoğu mebusun evinde, ailesinde, aşiretinde demokrasinin lafı bile yoktur.

Kendi grubu, etnik topluluğu veya ekonomik kuruluşu için hak, adalet ve demokrasi arayan bir girişimci, aynı hak ve demokrasi arayışını başka bir grup veya kuruluş için çok görür, tahammül dahi edemez. Kooperatiften işçi sendikasına kadar bu böyledir. (Devam EDECEK)

Yorumlar (0)
19
açık
Namaz Vakti 06 Temmuz 2022
İmsak 03:09
Güneş 04:58
Öğle 12:33
İkindi 16:27
Akşam 19:58
Yatsı 21:39
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31