SAVAŞA BARIŞ ÖDÜLÜ « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

SAVAŞA BARIŞ ÖDÜLÜ

Bu haber 18 Aralık 2019 - 8:45 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Nobel Ödülleri; Alfred Nobel’in ölümünün ardından 1896 tarihinde Stockholm’de açıklanan vasiyetnamesiyle kurulan derneğin; insanlığa hizmet edenleri ödüllendirmek amacını taşıyan özendirici ödülleri olarak bilinir. İlk Nobel Ödülleri de 1901 tarihinde verilmeye başlanmış.

Edebiyat, ekonomi, tıp, fizik, kimya ve barış dallarında verilen Nobel ödülleri, sözüm ona dünya çapında büyük öneme sahip belirli alanlardaki olağanüstü başarılara takdim ediliyor.

1864 yılında dinamiti bulan Alfred Nobel’in bu buluşu o dönemde çok konuşulmuş, bu buluş insanlığın yıkım gücünü artırmış ve savaş endüstrisinin kurulmasına, savaşlarla büyük acılara yol açmıştı. Alfred Nobel, belki bunun hayatı boyunca pişmanlığını yaşadı. Duyduğu vicdan azabını hafifletmek için de bir dernek kurdu ve bu derneğin değişik alanlarda insanlığa hizmet eden kişilere prestijli bir ödül vermesi vasiyetinde bulundu.

Nobel ödülleri insanlığa faydalı çalışmalara zaman zaman isabetli ödüller verdi ama, barış ve edebiyat ödülleri her zaman ideolojik ve algı yönetmenin bir aracı haline sokuldu.

Bunun geçmişteki en çarpıcı örneği ise Orhan Pamuk’a verilen Nobel Edebiyat Ödülü idi. Ülkede bazı kesimler bu ödülü büyük bir başarı olarak görürken, önemli bir kesim de ödülün eserden ziyade, milli kimliğimize ve değerlerimize olumsuz bakışı ve özellikle Ermeni diasporası için lobi çalışması yapmasının karşılığı olarak Orhan Pamuk’a verildiği tezini dile getirdi.

İsveç Kraliyet Akademisi, tüm tepkilere rağmen bu yılki Nobel edebiyat ödülünü Srebrenitsa soykırımını inkâr edip Miloseviç’e hayranlığını gizlemeyen Avusturyalı yazar Peter Handke’ye verdi.

Soykırım ve savaş suçlarından yargılanması sürerken cezaevinde ölen eski Sırp lider Slobodan Milosevic katiline duyduğu hayranlığı her fırsatta dile getiren Handke’nin, İsveç Kraliyet Akademisi Nobel Komitesince ödüle layık görülmesi, Nobel ödülüne olan saygı ve güvenin ciddi anlamda yara almasına sebep oldu.

Nobel’in ilk tartışmalı ödülü elbette bununla sınırlı değil. Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın 2009’da Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesi dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırmış, göreve başlamasının henüz dokuzuncu ayında, böylesine önemli bir ödüle layık görülmesi Obama’nın tepkisine sebep olmuştu.

Nobel Barış Ödülü verilen en tartışmalı isimlerden biri de eski ABD’li siyasetçi Henry Kissinger oldu. Vietnam Savaşı’nın sona ermesindeki katkısı nedeniyle ödül alan Kissinger, savaşın sürdüğü ve barışın sağlanmadığı tepkileriyle karşılaşmış, kendisiyle birlikte aynı ödüle layık görülen Kuzey Vietnamlı siyasetçi Le Duc Tho onurlu bir duruş sergileyerek ödülü almayı reddetmişti.

Nobel Barış Ödülü’ne 1991’de layık görülen Myanmar lideri Aung San Suu Çii ise özellikle Arakanlı Müslümanlara yönelik zulme sessiz kalmasıyla biliniyor.

Uluslararası toplumun çağrılara rağmen Arakanlı Müslümanlara yönelik zulmün durdurulması için bir şey yapmayan Suu Çii’nin, Arakanlı Müslümanların öldürülmesinde gösterdiği tutum nedeniyle birçok ödülü elinden alınırken, Nobel Komitesi ödülün geri alınmayacağını açıklayarak soykırım yapan bir isme barış ödülü verme garabetini ortaya koymuştu.

Tüm adımları ideolojik olan, soykırım yapanları, dünyayı kana bulayanları ödüllendiren bir yapı, adı Nobel de olsa, prestijli ödül de olsa utanç duyulacak bir olaydır. Dünyanın gözünün içine baka baka insanlıkla, barışla, edebiyatla ve tarihi gerçeklerle alay etmektir.

Dünya insan hakları gününde, insanların en önemli hakkı olan yaşama hakkını elinden alan, yüzlerce masum insanın katledilmesinin emrini veren ve tarihe de Sırp kasabı olarak geçen bir ismin masumiyetine inanan ve onu bizzat mahkemeye kadar gelerek destekleyen his ve duygu yoksunu bir insandan edebiyatçı olmaz.

Edebiyat öncelikle edeptir, hayâdır. Sıra sıra tabutlarla toprağa verilen soykırım mağdurlarının ruhunu ve onların yakınlarının duygularını anlamaktır edebiyat… Demek ki edepsiz edebiyat da oluyormuş ve adına Nobel denen diye bir ödül de verilebiliyormuş.

Biz tanımayız ve itibar etmeyiz bu ödüllere. Orhan Pamuk için de çok sevinememiş hatta “bu yazar Nobelcilerin takdirini kazanmak için hangi değerlerimize hakaret etti ve ödüllendirildi” diye işkillenmiştik. Dinamiti bularak savaşların yaşanması ve milyonlarca insanın katledilmesine sebep olan Nobel Efendi’nin barış ödülleri bu insanlık suçunu örtmeye yetmedi, yetmeyecek…

Mehmet Karaaslan
Mehmet Karaaslanmehmetkaraaslan@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.