SANAYİ DEVRİMİ (I) « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

SANAYİ DEVRİMİ (I)

Bu haber 14 Ocak 2019 - 8:46 'de eklendi ve kez görüntülendi.

“Birinci sanayi devrimi üretimin makineleşmesini,

ikinci sanayi devrimi serileşmesini,

üçüncü sanayi devrimi ise üretimin otomasyonunu sağladı.”

Mahfi Eğilmez (Tarihsel Süreç İçinde Dünya Ekonomisi)

 

Avcılık-toplayıcılık olarak adlandırılan dönemde, insanoğlunun tarımı keşfetmesiyle birlikte gerçekleştirdiği Tarım Devrimi’nden sonra, ikinci büyük gelişim ve dönüşüm dönemi, Sanayi Devrimi ile birlikte başlamıştır. Zira her ne kadar 18. yüzyılın ikinci yarısında, İngiltere’de ortaya çıkmış olsa da önceki yüzyıllar boyunca gerçekleşen uzun soluklu bir yolculuğun eseri olarak Sanayi Devrimi, dünyanın genelini etkileyen, birden çok sonucu doğuran önemli bir olay olarak kabul edilmektedir.

Genel bir tanım yapılacak olursa, Sanayi Devrimi, 18. yüzyıl sonu ile 19. yüzyıl başında, icat edilen birtakım buluşların, sanayi, tarım ve ulaşım sektörlerini derinden etkilediği bir dönem olarak kabul edilmektedir. Özellikle, James Watt’ın 1763’de İskoçya’da buharla çalışan makineyi icat etmesi, makinelerin çağının başlangıç noktasını oluşturmuştur. Nitekim, Watt’ın icadını takiben, 1825 yılında, buharlı makine, ilk defa lokomotiflerde kullanılmaya başlamıştır. Bunu, 1807’de, Robert Fulton’nun buharlı makineyi gemilere uygulaması sonucu, 1840’da ilk düzenli okyanus ötesi gemi seferlerinin başlaması izlemiştir.

Sanayi ile ilgili olarak yaşanan en önemli gelişme ise üretim tarzında ve hızında olmuştur. Söz konusu döneme kadar, akarsu gücüyle çalışan, aynı anda sekiz makarada iplik büken çıkrıkların buhar makineleri ile çalışmasıyla birlikte, bir çıkrıkta 120 makarada iplik bükme kapasitesine ulaşılmış ve bu gelişmeye bağlı olarak, geleneksel üretim modeli olan tezgâhta üretim yerini buharla çalışan tekstil fabrikalarına bırakmıştır. Buhar gücü, sadece bununla sınırlı kalmamış, kömür ocaklarındaki üretimde de kullanılmış ve buna bağlı olarak demir madeninden metal üretilmesinde kullanılan odun kömürü yerine kok kömürü kullanılmaya başlamıştır.

Bu manzara çerçevesinde, buhar gücüyle elde edilen kömür, buharlı lokomotifler ile sanayi tesislerine taşınarak demirin kullanılabilir metal haline getirilmesinde tüketilmiş, aynı şekilde iplik fabrikalarının işletilmesinde kullanılmış, elde edilen sanayi ürünleri buhar gücüyle çalışan gemiler ile deniz aşırı ülkelere gönderilmiştir. Söz konusu bu döngü, müthiş bir parasal sermaye artışını tetiklemiş, söz konusu sermayenin değerlendirilmesi için şirketler kurulmuş, bankacılık ve borsacılık gibi işlemlerin yapıldığı günümüz finans kurumlarının ilk modelleri ortaya çıkmıştır.

Tarım sektörü de benzer şekilde bu gelişmelerden payını almıştır. Söz konusu dönemde, Almanların suni gübreyi icat etmesi ve pancardan şeker çıkarma tekniğini bulmasının yanı sıra, 1834’te Amerikalı bir mühendisin biçerdöveri bulması, konserve yiyecek yapımının imalat şeklinde üretiminin artması, tarımda yaşanan önemli gelişmeler arasında yer almıştır.

Söz konusu bu gelişmelerin arka planında var olan etkenleri görmek, bahse konu fizikî ve zihnî değişim/dönüşümün anlaşılmasında önemli rol oynamaktadır. Bu çerçevede ifade edilecek olursa, coğrafi keşiflerin sonucu olarak başlayan yağmalar ile eski uygarlıkların (örneğin Babür, Maya, İnka, Aztek gibi) mal varlıkları Avrupa’ya akmaya başlayınca, o zamana kadar toplum hayatında egemen sınıf olan din adamlarının ve aristokratların karşısında orta sınıf olarak da adlandırılan burjuva sınıfı adıyla yeni bir sınıf çıkmıştır. Ticaret ile uğraşan bu sınıf, zenginleştikçe, bilim, sanat ve din gibi alanlarda hâkim sınıfın tekelinde bulunan konularda yeni ve farklı görüşler ileri sürmeye başlamıştır. Özellikle, Rönesans hareketlerinin, bilimsel yöntem ve rasyonel düşünme ilkelerinin doğurduğu pozitif bilim anlayışının teknolojik gelişmeleri tetiklemesinin dışında, din alanında, kanlı çatışmalara sebep olan reform hareketleriyle birlikte baş gösteren farklı dinî bakış açıları, Protestan mezhebinin ileri sürdüğü “bugün çok çalışıp yarını düşünmek” öğretisinde görüldüğü üzere, uhrevi olan ile dünyevi olan arasındaki ilişkinin sorgulanarak yeniden düzenlenmesinde etkili olmuştur.

Dikkat çeken konulardan biri de bahse konu olayın, niçin ilk olarak İngiltere’de yaşanmış olduğudur. Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki, İngiltere’nin, bir ada devleti olması sebebiyle, jeo-politik bakımdan önemli kazanımları olmuştur. Özellikle, Avrupa’daki derebeylik mücadeleleri ve mezhep savaşları gibi geniş çaplı politik/dini çatışmalardan uzak kalması, kendi iç dinamiklerinin istikrar kazanmasında etkili olmuştur. Ayrıca, uzun bir zamandır, anayasal bir monarşi ile yönetiliyor olması, başta mülkiyet olmak üzere birtakım bireysel hak ve özgürlüklerin korunması noktasında, söz konusu dönemde, oldukça ileri bir seviyeye sahip olmuştur. Bunun yanı sıra, Kapitalizm sürecinde, iç piyasada rekabeti önleyici hiçbir engel koymaması, borsa ve bankacılık gibi mali alanlarda, diğer ülkelerden oldukça ileride olması, demir ve kömür gibi zengin yeraltı kaynaklarına sahip olması yanında dokumacılık alanında Avrupa’nın en iyisi olması, ada devletinin olması sebebiyle güçlü bir donanmaya ve ticaret filosuna sahip olması ve bu sayede elde ettiği sömürgeler ile dünyanın en büyük sömürge devleti olması (ki “üzerinde güneşin batmadığı devlet” olarak betimlenmiştir) Sanayi Devrimi’nin İngiltere’de ortaya çıkması için oldukça tatmin edici sebepler olmuştur.

Bununla birlikte unutulmaması gereken nokta, Sanayi Devrimi olarak adlandırılan dönem, sadece bir ülkeyi ve bir kıtayı etkilememiş, dünyanın hemen her yerinde etkileri görülmüştür. Örneğin, bir Uzak Doğu ülkesi olan Japonya, 1800’lü yılların ortasında, İmparator Meji döneminde, Sanayi Devrimi’nin önemini kavrayarak ciddi bir sanayileşme sürecine giren ilk doğu ülkesi olmuş, ürettiği malları satabilmek amacıyla, Kore, Çin, Myanmar ve Filipinler gibi Asya-Pasifik ülkelerini işgal ederek bölgesel bir sömürge imparatorluğu haline gelmiştir.

(Devam edecek)

 

 

 

 

 

 

Ata Şengül
Ata Şengülatasengul@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.