ŞAKŞAKÇILAR KİMİ ALKIŞLAR? « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

ŞAKŞAKÇILAR KİMİ ALKIŞLAR?

Bu haber 31 Mayıs 2019 - 8:53 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İnsan çevresine bakınca neyi görüyorsa, nelere tanık oluyorsa, neleri duyuyorsa onunla içtihat eder ve onun iç dünyasına bıraktığı izler ve hareket eder. Bu davranış şekli yaratılışsaldır. Toplumun davranışlarını düzene sokan, adeta o davranış şekillerini yaşanılası kılan bir nevi de denetim mekanizması dediğimiz yasalar, töreler, ahlaksal anlayış, toplumsal bakıştır.

Toplumun her katmanında, toplumları oluşturan her bireye özellikle sorulduğunda son geldiğimiz noktadan şikâyetçi olması hayret verici bir durum değil bilakis beklenen sonuçlardır.

Bizlerin gene bizlerden şikâyetçi olmasının sebeplerine geçen hafta değinmiş hırsız, yalaka, dönek ve yavşaklık üzerine görüşlerimizi nakletmiştim. Toplum huzurunu adeta içten içe kemiren, toplumun ahlak yapısının temeline dinamit koyup yerle bir eden, insanların inancını en derinlerden sarsan sonradan edinilmiş sıfatlara bu hafta da devam edeceğim.

Bu sıfatlara göz attığımızda düzenbazlık, sahtekârlık, üçkâğıtçılık,  puştluk, gaspçılık, şakşakçılık, soytarılık, yaltakçılık, ukalalık, arsızlık, yüzsüzlük, maskaralık, günücülük, münafıklık, sapıklık vs sıfatlarla uzar gider.

Toplumda hırsızlar kadar çokça rastladığımız bir güruhta sahtekârlardır. Bunların yaptıkları işler, sergiledikleri tutumlar, verdikleri sözler, ahkâm kestikleri konular düzmece ve sahte işlerdir. Bu güruh düzenbazları da içine katıp üçkâğıtçılarla ittifak halindedir. Bunlar toplumların inanç sistemlerini alt üst etmekle kalmayıp insanların birbirlerine olan güven değerlerini adeta param parça edip insanlar arasında ki güven ilişkilerini bitirme noktasına gelmiştir.

En korkunç yapıları bunların kendi ahlak yapılarını kendilerinin oluşturması, yaptıklarına pembe bahane ve mubah olma durumu yaratmalarıdır. Çünkü toplumda bu insanlar rahatça dolaşabilmekte, makam sahibi olabilmekle kalmayıp, toplumları yönetecek konumlara dahi çıkmakta.

Daha geniş bir perspektifte baktığımızda toplum içinde en büyük suç olarak hırsızlıktan sonra sahtekârlığı ve onu besleyen alt kolları olduğu aşikârdır. Toplumlarda adeta yeni bir ahlak yapısı ortaya çıkaran bu güruh karşılaştığı ceza ve tepkide sayısız bahaneler üretebilmekte, sayısız bahanelerle kendini temize çıkarmakta mahirdir.

Anadolu halkının çoğunluğunda duyabileceğimiz kaba bir argo da içeren puştluğun güvenilmez tarafını, toplumda içinde barındırdığı kalleşlikleri göz önünde bulundurduğumuzda sayıları çok fazla olmasa da toplumun her katmanında bunlara rastlamak mümkün. Bunlar kendilerini kamufle etmekte ustadırlar. Bir insanla işleri bittiği anda gerçek yüzleri ortaya çıkar. Bu insanların güler yüzüne aldanmamalı, verdikleri umuda tutunmamalıdır insan.

Hırsızlığın zorbalığı da diyebileceğimiz gaspçılık konusunda her insanda az çok fikir duyabiliriz. Benim en çok dikkatimi çeken ağır bir caza müeyyidesi olan gaspçılığın fikirsel boyutundakilere pek dokunulmaması. Fikirleri gasp edenler de bir gün yargılanmalı ve hesabını vermelidir.

Şu şakşakçıların nasıl bir ruh haline büründüklerini her daim merak etmişimdir. Bu şakşak sarmaşığının içinde kuşatılmışken düşüncesi, fikri, empatisi, terazisi, irdelemesi, muhakeme etme yetisi olmayan insanların yaşadığı ve kendi dünyasında önemli dokunuşlar, değişimler, yönetimsel sorumluluk taşıyanları genellikle(siyasi aktörler yâda patronlardır) onları alkışlaması. Bu şakşakçı güruh bazen milyonları bulunca onların alkışladıkları adeta insan sıfatını unutup küçük dağları da ben yarattım havasına girip haşa bir ilah gibi kendini görmekte, o tür davranışlar sergilemektedir.

Hani bir söz vardır ‘’şeyh uçmaz müritleri uçurur.’’  Geriye dönüp baktığımızda ülkemizde ki birçok sıkıntının temel aktörü olan nice yöneticileri ellerimiz patlayana kadar alkışlamışızdır. Belki farkında olmadan, belki bizleri kasıp kavuran fanatizmin sarhoşluğu ile bu şakşakçılarla aynı saflarda bulunmuşuz.

Diğer saydığım sıfatlara değinmeden biraz ukalalığa değinip bu konular hakkında ki fikirsel çalışmama son vereceğim.

Toplumumuzda ağzı olan konuşuyor sözü ağızlara sakız olmuşken toplum mühendislerinin, eğitmen, öğretmenlerin, bireyselden başlayarak insanlığın onurunu, bilgili insanların bilgisini aktarımını gasp eden, ses ve insan kirliliği oluşturan ukalalıkla mücadelesini daha ivedilikle yapması taraftarıyım.  Genellikle cahil olan ukala insanlar, cahilliklerinin de verdiği enerji ile ne had bilirler, ne susmayı bilirler ne adabı, nede saygıyı bilirler…

Toplumlarda ukalaların sesi yüksek volümlü çıkıyorsa bu ses felaketlerin habercisidir. Aydın, bilgili, muallim insanların sesinin yüksek çıktığı günler diliyor. Okurlarımın yaklaşmakta olan Ramazan Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.

 

 

Muhammet Yalçın Azizoğlu
Muhammet Yalçın Azizoğlumuhammetyalcin@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.