SÂHİBİ OLSAYDI ELAZIĞ’IN? « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

SÂHİBİ OLSAYDI ELAZIĞ’IN?

Bu haber 11 Eylül 2020 - 7:40 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Elazığ Gündemi’ndeki tartışma konusu sâhipsizlik…
“Sâhipsiz Elazığ!” diye isyân edip, haykıranlar var.
“Elazığ sâhipsiz değildir!” diye itiraz ederek, bu düşünceye karşı çıkanlar var!
Kelime oyunu yaparak “Sâhip siz” diyen ve sorumluluğu vatandaşa yıkarak, fazladan bir sâhibe ihtiyaç olmadığını ifâde edenler var?
Bir de “sâhipsizlik” görüşüne hak vermekle birlikte, seçilmiş ve atanmışlara değil de; “Biz müstahakız!” diyerek, onları oylarıyla belirleyenlere sitem edenler var!
Kim haklı, kim haksız?
“Bir şehrin kaderini sadece yönetenlerin ufku ve kalitesi değil, yönetilenlerin kültür ve eğitim düzeyi de belirler!…” diyor Yazar Dücane CÜNDİOĞLU…
***
“SâhipsizElazığ!” ‘hashtag’iyle twitterde ayağa kalkan ve sesimizi tüm ülkeye duyuran gençlere kızıp bozulan, “biz nerede yanlış yaptık?” diye muhasebe yapmak yerine cevap vermeye uğraşanlar, bu deyimin yeni icât olmadığını bilmelidirler!
Akranlarımız, Elazığlı’nın aslı; “Sahapsuz Elazığ!” şeklinde olan meşhûr deyimi geçmişte de çok sık kullandığını ve memleketin hakkını koruyup savunamayanlara sitemini, anlamı ağır kabul edilen bu iki kelimeyle dile getirdiğini çok iyi bilirler!
***
Vatandaşa karşı; “Elazığ sâhipsiz değildir!” diyenlere soralım…
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Şorşor Deresi ıslâh projesi çalışmaları yıllarca uzar, tıkanır, “bitti, bitecek, bitiyor” denildiği hâlde çözüm yılân hikâyesine döner miydi?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Elazığ Halkı’nın haklı fevaranına rağmen, yıllardır şehir merkezinde faaliyetini sürdüren, çevre kirliliğine yol açarak bulunduğu bölgede yaşam kalitesini düşüren, gelişimi engelleyen ve göçe sebep olan Çimento fabrikasının, başlatılan kampanya neticesinde yer değiştirmesi suretiyle şehir dışına nakline karar verilmesine ve halkın şikâyetçi olması sonucu konunun çözüm amaçlı olarak Cumhurbaşkanı tarafından bizzat Bakanlar Kurulu’na sevk edilmesine rağmen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, işletmeci firma yetkilileri ve temsilcileri ile Elazığ Belediye Başkanı arasında gerçekleştirilen görüşmelerin tıkanması ve hiçbir netice alınamaması ya da halka bu hususta bilgi verilmemesi gibi garip bir durum ortaya çıkar mıydı hiç?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Hazar Gölü yıllarca Hazar Santrali’nin kâr amaçlı işletilmesi sonucu öngörülen su seviyesini aşağıya düşürmesi, ıslâh edilmesi gereken derelerin görülmemesi, sedimentasyon ve sazlanmanın yanı sıra, kanalizasyon boşaltımı sonucu meydana gelen kirlenme neticesinde göz göre göre ölüme terk edilir, kıyı şeridi çizgisi tam beş kez değiştirilir, Sivrice, Gezin, Plajköy başta olmak üzere kıyı şeridinde kaçak yapılaşma yasağı bu denli İhlâl edilir miydi?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Eyüp Bağları Sulama Birliği elektrik borcu var diye dağıtılır, işçiler işlerini kaybeder, pompa istasyonu sökülür, Şanlıurfa’da aynı durumda faaliyetler destekle devam ettirilirken, Elâzığ Uluova’da tarımsal faaliyetler “susuzluk” gerekçesiyle durdurulur muydu?
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; plânlama yanlışları ve hataları sonucu yıllardır hayata geçirilemeyen Kuzova Projesi iflas eder, üretici perişan olur muydu?
Kuzova ile Karakoçan termal sondajlarından somut neticeler alınması böylesine gecikir miydi?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Hazar Gölü’nün yanı sıra 3 tarafı sularla çevrili Elazığ’ın, Keban Baraj Gölü’ndeki metal kirlenme, çevremizi ve geleceği tehlikeye soktuğu halde, Fırat Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’yle birlikte birçok bilim insanının bu konuda raporları ve bilgileri mevcutken, bu hususta alınabilecek önlemler görmezden gelinir, ihmâl edilir miydi?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; 3 tarafı sularla çevrili olduğu hâlde susuzluktan kırılan şu memlekete 2007’de Hamzabey Barajı’ndan getirileceği açıklanan içme suyu 2020 yılında zar zor ancak ulaştırılabilir, önce 2050 Yılı’na kadar Elazığ’ın su sorununu çözecek denilen projede ön görülen yeterlilik süresi sonradan 2040’a indirilir, bu kadar sabredilmesine rağmen su kesintileri hâlâ devam eder miydi?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Maden’de mevcut bakır işletmesinin ihmâl ve kusuru sonucu meydana gelen ve doğal olmayan heyelanın ceremesini firma değil de halk öder miydi?
Maden’in “korunması gereken kültür varlığı” olarak tescillî eserlerine kim zarar verebilir, Selçuklu Dönemi’ne ait olan ve doğal olmayan heyelân sebebiyle yıkılan tarihî Maden Köprüsü görmezden gelinir miydi?
Sahibi olsaydı Elazığ’ın; Malatya Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün 2012 Yılı Yatırım Programı’nda da yer alan 8 Köşeli Minaresiyle Tarihi Cami-i Kebir ve 8 Vali eskiten 18 yıldır restorasyon bekleyen tarihî Maden Hükûmet Konağı yılân hikâyesi misâli sürüncemede kalır, dillere düşer miydi?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Harput’ta ve Elazığ’da kentsel dönüşüm plânlama, proje ve uygulama çalışmaları bugüne dek gecikir, daha da önemlisi yetersiz kalır, kerpiç evlerin yoğun olduğu ve her ân yıkılma tehlikesi bulunan konutlardan oluşan Kızılay (Kesrik), Aksaray (Yığınki) ve Sürsürü Mahalleleri’ne öncelik verilmesi gerekirken, deprem öncesi dönüşüme şehir merkezinde üstelik mülkî ve yerel yöneticilerin katıldığı bir törenle davul zurna eşliğinde “evsel dönüşüm” ile başlanır mıydı?
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Şehir merkezinin ortasından geçen ve kentin güneyinin gelişimini engelleyen, ayrıca hemzemin geçitler nedeniyle can ve mal kaybına da yol açan tren hattı kaldırılmaz mıydı?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; TC Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü Elazığ’da olmasına rağmen, yıllarca konuşulan Güney Çevre Yolu, 6 şeritli plânlanmış olduğu hâlde, 5 bağlantıdan: Hazarbaba ve TOFAŞ kavşaklarına çıkanlar olmak üzere bugüne kadar yalnız 2 tanesi o da yerel basının zorlamasıyla gerçekleştirilir, ülkedeki diğer çevre yollarına yonca yaprağı bağlantılarla akıcılık sağlanırken, Elazığ Çevre Yolu’nda trafik akışı sinyalizasyon lambalarıyla kesintiye uğratılır mıydı?
TCK tarafından plânlanan, gerek şehir içi trafiği rahatlatacak, gerekse Güneydoğu ve Doğu Anadolu ile Akdeniz Bölgeleri’ni Elazığ üzerinden Pertek Köprüsü’nün inşâsıyla Karadeniz’e bağlayacak Kuzey Çevre Yolunun yapımı, yıllardır ihmâl edilir miydi?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Hazarbaba Dağı ile Kayak Merkezi’nin, turizm gelişim bölgesi teşviklerinden de yararlanılarak, yatırımcılar tarafından yapılacak konaklama, dinlenme tesisleri (otel, restoran) ile ulaşım ve taşıma araçları (hafif raylı sistem, teleferik vs) vasıtasıyla şimdiye kadar kış ve yaz turizmine açılması sağlanmaz mıydı?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Atatürk Stadyumu plânsız programsız yıkılır, şehir şehir dolaşmaya mahkûm edilen Elazığspor’un küme düşmesine göz yumulur, komşu illere modern stadyumlar yapılırken, 2010 yılında başlayan resmî taahhüt ve vaatlere rağmen yeni stadyumun yapımı 10 yıl süreyle konuşulur, 45 sene önce ülkenin doğusundaki tek çim zeminli tesis Atatürk Stadyumu’na sâhip olan 53 yıllık geçmişi olan koca Elazığspor, sentetik sahada resmî müsabaka oynamaya mahkûm edilir miydi?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Elazığspor’un her sezon perişan edilmesine, borç batağına sürüklenmesine, sonra da birilerinin; “Kapatın kurtulalım”, ötekilerin “Malatya modeli” diye komşuyu örnek göstermelerine, her seçim döneminde bordo-beyaz atkıyla siyâsilerin taraftara; “Elazığspor’un sâhibi benim, merâk etmeyin!” diye seslenmelerine aldanılır, yine sonuçta; Milletvekilleri, İş insanları, Vali, Belediye, kurum ve kuruluşların bir araya gelerek toplantı düzenlemesine gerek kalır mıydı?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Dönemin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk ÖZLÜ’nün bizzat Bakanlar Kurulu Kararıyla taşınacağını açıkladığı Elazığ Sanayi Sitesi, yeni yeri tartışıldığı ve anketlerle esnafa ve halka görüş sorulduğu hâlde, 4 yıla yakın bir süredir akıbeti meçhûl biçimde sürüncemede kalır mıydı?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; 40 Yıl önce çevre iller ve bölgenin en modern tesisi olarak Elazığ Belediyesi’nin imkânlarıyla hizmete giren Elazığ Şehirler Arası Otobüs Terminali, senelerdir ihtiyaca cevap veremez hâlde iken “Uçak dururken ne yapacaksınız otobüsü?” Gibi garip bir anlayışla yeni tesisin yapımı ertelenir miydi?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; 18 Ağustos 2016 Tarihi’nde uğradığı terör saldırısı sonucu kullanılamaz hâle gelen Emniyet Müdürlüğü eski binasıyla birlikte, TOKİ tarafından “yenisi yapılacak” diye yıktırılan, Cumhuriyet, Abdullahpaşa ve Hilâlkent olmak üzere 3 mahalle karakolu binası, Emniyet Müdürlüğü binası hizmete girmesine rağmen, ihmâl neticesinde unutulur, mahallelerimiz karakolsuz kalır mıydı?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Depremin üzerinden 8 ay geçmesine rağmen, Elazığ, yıkılan evinin, kapanan işyerinin sıkıntısıyla her geçen gün daha da perişân olan insanların yaşamaya çalıştığı, yıkık ya da yıkılmak için sıra bekleyen binalardan oluşan toz toprak içindeki siluetiyle, harabe bir kent hâline gelir, 100 bini aşkın insan toprağını terk eder miydi?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Teşviklerin söz konusu olduğu her dönemde “üvey evlât” muamelesi görür gibi, çevre ve bölge illerinin aksine hakketmediği derecelere itilir miydi? Son uygulamayla “Cazibe Merkezleri Programı” kapsamında 6. Bölge Genel Teşvik Paketi’nde yer verilmediği ve ancak, Organize Sanayi Bölgesi’ne yapılacak yatırımlarla sınırlı olarak 6. Bölge Teşviklerinden yararlanma hakkı bulunduğu hâlde, biz; depremin ekonomimizi de yıkıma uğratan etkilerini gidermek amacıyla 6. Bölge Teşvikleri’nin il genelinde yaygınlaştırılmasını umarken, 21 Ağustos’ta yayınlanan 2846 Sayılı Resmî Gazete’de OSB için geçerli 6. Bölge teşvik sisteminden de çıkarılan Elazığ, 2021 Ocak Ayı’ndan itibaren 4. Bölge’ye kaydırılır mıydı hiç?
***
Sâhibi olsaydı Elazığ’ın; Depremzede mağdur Elazığlı’ya geri ödemeli kredi, sel felâketine uğrayan Giresun için “Esnafa 50 Bin Lira hibe” ve “100 Bin Lira faizsiz kredi” desteği açıklamasıyla, afetzede olarak çifte standarta mâruz kalınır mıydı hiç?
***
İşte bu sorulara cevap verebilenler de iyi biliyorlar ki vatandaş sitem etmekte haklı!
Ve o nedenle genelde tüm itirazlara ve inkâr çabalarına rağmen, “Elazığ’ın sâhipsiz olduğuna” inanıp da kanaat getirenler ve geçmişten bugüne uğradığı haksızlıklara karşılık; “Sahapsuz Elazığ!” diye sitem edenler her zaman çoğunlukta olmuştur!
Oysa; Sâhibi olsaydı Elazığ’ın?..

H. Vehbi Coşkun
H. Vehbi Coşkunvehbicoskun@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mehmet Şükrü Baş Eylül 13, 2020 / 16:47 Cevapla

VEHBİ BEY CANIM KARDEŞİM ELAZIĞ’A EN ÇOK SİZ VE BEN “SAHİPSİZ ELAZIĞ” DİYORUZ. SAYIN VEKİLİMİZDE BU SÖZLERİ SÖYLEYENLERİN KANI BOZUKTUR GİDİP DE TAHLİL YAPSINLAR” DİYOR….NE DİYORSUN BİRLİKTE GİDELİM Mİ KAN TESTİ YAPMAYA …