'PANDEMİ STRESİ, KRONİK YORGUNLUĞU ARTIRDI!'

Yorgunluk, halsizlik günümüzde pek çok kişinin ortak derdi. Hemen hemen herkes, kendini gün içinde bazen hafif bazen ağır derecede yorgun hissediyor.

SAĞLIK 25.06.2021, 14:59 25.06.2021, 14:59
'PANDEMİ STRESİ, KRONİK YORGUNLUĞU ARTIRDI!'
Yorgunluk, halsizlik günümüzde pek çok kişinin ortak derdi. Hemen hemen herkes, kendini gün içinde bazen hafif bazen ağır derecede yorgun hissediyor. Ancak yorgunluk yaşam kalitesini düşürüyor, günlük işlerde aksamaya neden oluyor. Yorgunluğun arkasında birçok sebep olabilir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken yorgunluk ve halsizliğin kronik bir hale gelip gelmediğidir. Bu yorgunluk kronikleşiyorsa dikkat! Kronik yorgunluk hakkında gazetemize özel açıklamalarda bulunan Elazığ Mediline Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Asena Serap Yalçınkaya; özellikle içinde bulunduğumuz pandemi döneminde evde çalışan, işini kaybedenlerde yorgunluk şikâyetlerinin arttığına dikkat çekti.  Aynı zamanda kronik yorgunluğun psikolojik bir sorun olduğunu belirten Dr. Yalçınkaya; kronik yorgunlukla baş etmenin ipuçlarını verdi.

 

 

Haber: Aysun ÇETİN/ÖZEL

Hava sıcaklıklarının artması, yorgunluğu ve halsizliği de beraberinde getiriyor. Fakat bu durumun nedeni her zaman; sıcaklar olmuyor… Yorgunluğun arkasında birçok sebep olabilir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken yorgunluk ve halsizliğin kronik bir hale gelip gelmediğidir. Eğer bu yorgunluk kronikleşiyorsa dikkat edilmesi geriyor. Kronik yorgunluk sendromu nedir? Kronik yorgunluk sendromu neden olur? Kronik yorgunluk belirtileri nelerdir? Kronik yorgunluk tedavisi nasıl yapılır? Gibi kronik yorgunluk sendromuna dair önemli sorunları Elazığ Mediline Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Asena Serap Yalçınkaya’dan öğrendik. Kronik yorgunluğa dair her şey haberimizin detayında…

“KRONİK YORGUNLUK PSİKOLOJİK BİR SORUNDUR!”

Kronik yorgunluğun psikolojik bir sorun olduğunu belirten Elazığ Mediline Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Asena Serap Yalçınkaya; “Koronavirüsün hayatımıza girmesiyle birlikte birçok sorunu da beraberinde getirdi. Koronavirüs birçok hastalığa yol açtı. Pandemi döneminde evde çalışan, işini kaybedenlerde yorgunluk şikâyetlerinin arttı. Kronik yorgunluk; kişilerin yeterli miktarda dinlenmesine rağmen sürekli olarak kendilerini yorgun hissetmeleri, iş verimliliklerinin düşmesi, isteksizlik ve sosyal hayattan uzaklaşma, mutsuzluk gibi belirtilerle kendini gösteren psikolojik bir sorundur.  Bazı hastalarda yalnızca hafif yorgunluk ve enerji düşüklüğü şeklinde seyrederken daha ileri düzeylerde kişinin günlük aktivitelerini dahi yapamaz hale gelmesi ve bir nevi bakıma muhtaç olması şeklindeki boyutlara kadar ulaşabilir. Kronik yorgunluk sendromu genel olarak yoğun bir iş temposuna sahip olan, üst düzey sorumluluk gerektiren işlerde çalışan, stresli bir iş hayatına sahip üst düzey yöneticiler ve uzun, yorucu mesailer yapan çalışanlarda görülen bir durumdur. Sendrom psikolojik bir sorun olarak nitelendirilebilir fakat psikolojik boyutunun yanı sıra zihinsel ve fiziksel etkileri de söz konusudur. Hastalarda duygusal bitkinlik ve hiçbir aktiviteyi gerçekleştirebilecek enerjiye sahip değilmiş gibi hissetme duygusu beraberinde mide bulantısı, kas ağrıları, konsantrasyon eksikliği, unutkanlık gibi sorunları da getirir. Dolayısıyla yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilerken okul başarısı, iş verimliliği ve sosyal hayatta da negatif etkiler oluşturur” ifadelerini kullandı.

“GENELLİKLE 30-50 YAŞ ARALIĞINDAKİ BİREYLERDE GÖRÜLÜR”

Kronik yorgunluğun genellikle 30-50 yaş aralığındaki bireylerde görüldüğünü ve kadınlarda görülme sıklığının erkeklere göre daha fazla olduğunu ifade eden Dr. Yalçınkaya; “ Kronik yorgunluk sendromu, çok sık rastlanan bir sorun olmasına karşılık henüz kesin nedeni belirlenebilmiş bir durum değildir. Bu hastalık genellikle 30-50 yaş aralığındaki bireyleri etkiler ve kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla çok daha yüksektir. Sendroma yakalanan bireylerin büyük bir çoğunluğunda en az 6 aydır devam eden kas ve eklem ağrıları, sürekli yorgunluk ve enerji eksikliği hissi söz konusudur. Her ne kadar kesin nedeni bilinmese de hastalığın gelişim riskini arttıran bazı nedenler söz konusudur. Bunlardan en önemlisi strestir. Sürekli olarak stres altında olan, iş yaşamı çok yoğun olan ve kendine yeteri kadar vakit ayıramayan kişilerde psikolojik sorunların oluşması ve buna bağlı olarak fiziksel sağlığın da olumsuz etkilenmesi ile kronik yorgunluk ortaya çıkabilmektedir. Pandemi stresi kronik yorgunluğu arttırdı. Aynı zamanda uyku düzeninin olmaması, geceleri aydınlık ortamda uyuma veya sürekli olarak uyanma gibi nedenlere bağlı olarak uyku kalitesinin düşmesi gibi nedenler de sendromun gelişiminde rol oynayabilecek faktörler arasındadır. Hastalar sanılanın aksine ne kadar dinlenseler de sürekli yorgunluk hissinin üstesinden gelemezler. Bu nedenle sürekli yorgunluk hissi 6 aydan uzun süredir devam eden hastalar psikolojik ve fizyoloik destek almak üzere mutlaka sağlık kuruluşlarına başvurmalıdır” şeklinde konuştu.

“HASTALAR MUTLAKA UZMAN HEKİMLERİN KONTROLÜNDEN GEÇMELİDİR”

Kronik yorgunluğun belirtilerinden bahseden Dr. Yalçınkaya; “Kronik yorgunluk belirtileri, kısa dönemli stres ve yorgunluk nedeniyle ortaya çıkan sorunlarla benzer olduğundan bunlarla karıştırılabilir niteliktedir. Kendini yorgun ve bitkin hisseden her birey kronik yorgunluk sendromuna yakalanmış değildir. Bu sendromun varlığının teşhis edilebilmesi için hastalar mutlaka uzman hekimlerin kontrolünden geçmelidir. Hastalığa ilişkin belirtilerin uzun süredir azalmadan devam ediyor olması ve yorgunluğun dinlenmekle azalmaması aynı zamanda bu tükenmişlik hissiyatının hastada karın ağrısı, mide bulantısı gibi fizyolojik sorunlara da neden olması hastalığın varlığına ilişkin olasılığı güçlendirir. Kronik yorgunluk sendromunun yaygın görülen belirtileri ise şunlardır; sürekli bitkinlik ve uyku hali, kas ve eklem ağrıları, boğaz ağrısı, karın ağrısı, enerji kaybı, mide bulantısı ve kusma, unutkanlık ve bilişsel performansta düşüş, uyku düzeninde ve kalitesinde bozukluklar, bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesi, bağırsak düzeninde bozukluklar, iş yaşamına ve sosyal hayata karşı olumsuz tutumlar, sürekli huzursuzluk ve depresyon” dedi.

“HASTALIĞIN BELİRTİLERİ BİRÇOK PSİKOLOJİK HASTALIKLA PARALELDİR”

Sözlerini sürdüren Dr. Yalçınkaya; “Kronik yorgunluk, belirttiğimiz semptomlarla sağlık kuruluşlarına başvuran hastalarda yapılacak olan muayeneler ve tanı testleri sonucunda kolaylıkla teşhis edilebilir. Hastalığın belirtileri birçok psikolojik hastalıkla paralel olduğundan dolayı hastanın öyküsünün detaylı bir şekilde alınması gerekir. Aynı zamanda kişideki yorgunluk ve benzeri belirtilerin altta yatan farklı bir hastalıktan kaynaklı olup olmadığının tam olarak anlaşılabilmesi için ilgili kan tahlilleri ve görüntüleme teknikleri ile incelemeler yapılmalıdır. Belirtilerin oluşumunda rolü olan farklı bir hastalığın teşhis edilmemesi, kronik yorgunluk hissinin uzun bir süredir devam ediyor ve dinlenmeye rağmen azalmıyor olması gibi durumlar bir psikiyatri uzmanı ve psikologlar tarafından yapılacak olan muayene ile bir arada değerlendirilerek tanı koyulmalıdır. Kronik yorgunluk sendromu teşhisi almış kişilerde tedavi sürecinin ne şekilde planlanacağına hastalığın şiddeti, günlük yaşam ve iş hayatı üzerindeki etkileri gibi faktörler de göz önünde bulundurulur. Psikiyatrist, psikolog ve diğer tıbbi birimlerde yer alan uzmanlar tarafından oluşturulan multidisipliner ekipler, tüm bunlara göre teşhis ve tedavi yöntemi belirlenir” ifadelerini kullandı.

“KRONİK YORGUNLUK SENDROMUNUN,  KESİN BİR TEDAVİSİ YOK!”

Kronik yorgunluk sendromunun kesin bir tedavisi olmadığını vurgulayan Dr. Yalçınkaya; “Kronik yorgunluk sendromunun kesin bir tedavisi yok. Tedavi planı genellikle kişiye ve hastanın yaşadığı sorunların şiddetine göre belirlenir. Sendromla başa çıkabilmek üzerinde en etkili olan yöntemler düzenli olarak egzersiz yapmak, stres ile mücadele ve sorunları çözebilme kabiliyeti konusunda hastaların kendilerini geliştirmeleri ve yoğun iş temposunun hafifletilmesi gibi önlemlerdir. Hastalığın günlük hayatı çok ciddi boyutlarda etkilememesi, kişinin günlük aktivitelerini yerine getirebilmesi durumunda ilaç kullanımına gerek olmayabilir. Fakat sendromu çok şiddetli bir şekilde yaşayan, buna bağlı olarak işini kaybetme riski ile karşı karşıya kalan veya sosyal yaşamından tamamen uzaklaşmış, depresyon sürecindeki hastalarda antidepresan ilaçların kullanımı gerekebilir. Aynı zamanda hekim tarafından gerekli görüldüğü durumlarda bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, kas ve eklem ağrılarının azaltılması ve uyku düzeninin sağlanmasına yönelik ilaç tedavileri ile davranışçı psikolojik terapiler ile tedaviler de uygulanabilmektedir” şeklinde konuştu.

“SENDROMA YAKALANAN BİREYLERİN HOŞLANDIĞI AKTİVİTELERE ZAMAN AYIRMASI GEREKİR”

Dr. Yalçınkaya; “Psikolojik tedavi sürecinde hastalara olumsuz duyguların olumlu yönde değiştirilmesi, stres etkenlerinin tanınması ve bunlarla mücadele edilmesi gibi konularda bilgi verilerek bilişsel tedavi uygulanabilir. Sendroma yakalanan bireylerin yapmaktan hoşlandığı aktivitelere ve hobilerine daha fazla zaman ayırması, düzenli bir egzersiz planı belirleyerek buna uyum sağlaması da hastalığın ortadan kaldırılabilmesi üzerinde oldukça etkilidir. Sürekli yorgunluk hissine bağlı olarak tüm gün kendini yatağa bağlı hisseden hastalarda dinlenmeye ayrılan sürenin yavaş yavaş azaltılması, yapmaya enerji bulunamayan ve zevk vermeyen işlerin küçük parçalara ayırarak yapılmaya çalışılması olumsuz duyguları ortadan kaldırabilmek adına atılabilecek önemli adımlardır. Aynı zamanda iş yaşamındaki olumsuzlukları gidermek adına hastalar çalışma ortamlarını yeniden düzenlemeli, iş yerinde sosyal ilişkilerini güçlendirmeye yönelik davranışlarda bulunmalı ve iş yükünü azaltıcı önlemler almaya gayret etmelidir” diyerek sözlerini noktaladı.

 
banner3
Yorumlar (0)
-1
hafif kar yağışlı
Namaz Vakti 27 Ocak 2022
İmsak 06:01
Güneş 07:26
Öğle 12:41
İkindi 15:22
Akşam 17:45
Yatsı 19:05
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11