'ŞEHRİN, ÖNÜNÜ AÇACAK VİZYON PROJELERE ODAKLANIYORUZ!'

AK Parti Elazığ İl Başkanı Şerafettin Yıldırım ile hem Elazığ’ımızın genel gündemini değerlendirdik hem de siyaset üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimiz sırasında Başkan Yıldırım; “Bize sevgi dili yakışır” diyerek, teşkilatlarının sevgi dilinden asla ödün vermemesi gerektiğini vurguladı.

RÖPORTAJ 04.07.2021, 16:25 04.07.2021, 16:25
'ŞEHRİN, ÖNÜNÜ AÇACAK VİZYON PROJELERE ODAKLANIYORUZ!'
AK Parti Elazığ İl Başkanı Şerafettin Yıldırım ile hem Elazığ’ımızın genel gündemini değerlendirdik hem de siyaset üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimiz sırasında Başkan Yıldırım; “Bize sevgi dili yakışır” diyerek, teşkilatlarının sevgi dilinden asla ödün vermemesi gerektiğini vurguladı. Elazığ’ımız özelinde de değerlendirmeler de bulunan Başkan Yıldırım; “Bireysel talepler bitmez. Bu şehre katma değer katacak, bu şehrin önünü açacak, şeyler lazım ve bizler, şehrin önünü açacak projelere eğiliyoruz. Yani şehrin, önünü açacak vizyon projelere odaklanıyoruz” dedi.

 

 

Röportaj: Kübra TÜRKAN

AK Parti Elazığ İl Başkanı Şerafettin Yıldırım ile geçtiğimiz günlerde AK Parti Elazığ İl Başkanlığının yeni hizmet binasında bir söyleşi gerçekleştirdik. Yönelttiğimiz tüm sorulara, samimi cevaplar veren Başkan Yıldırım ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin detayları ise şöyle …

Göreve geldiğiniz ilk andan itibaren vatandaşla iç içe bir siyaset yürüteceğinizi ifade etmiştiniz. Bunu da sık sık vatandaşlarla olarak yansıtıyorsunuz, peki vatandaşlarımızın size ilettikleri en temel sıkıntı nedir?

“GİDERİLEBİLECEK TÂLEPLERİ; GİDERİYORUZ!”

Öncelikle çok teşekkür ediyorum. Bu yayım fırsatını tanıdığınız için; size ve gazeteniz Fırat’a. Vatandaşlar çok farklı taleplerle bizi gelmekte. Bazılar şikâyet anlamında geliyor bazıları isteklerini aktarıyor bazıları ise sıkıntılarının giderilmesi anlamında bizlere ulaşmakta. En çok bize gelen talepler içinde şehrin bir takım sıkıntılarının giderilmesi mahiyetinde oluyor. İşsiz olanlar, iş talepleri noktasında da bize ulaşmaktalar. Gerek iş talepleri gerekse de şehrin diğer sıkıntıları hepsi bir anlamda bizim muhataplığımız olan konular. Belki işsizliğe çok ciddi anlamda katkıda bulunamıyoruz ama giderilebilecek taleplerin çözümünü imkânlar dâhilinde yapıyoruz ve yapmaya da devam ediyoruz. İlk günden beri siyaset yaklaşımımız da duruşumuzda bu.

Hem deprem hem de pandemi sürecini iç içe yaşayan vatandaşlara erişmeye çalışıyorsunuz. Siyaset yaparken hâliyle vatandaşların tepkisi zaman zaman sert olabiliyor.  Vatandaşların bu sert tepkilerine rağmen siyasetçilerin vatandaşlara yaklaşımı sizce nasıl olmalı?

“BİZE SEVGİ DİLİ YAKIŞIR!”******

Bireyler muhatap alınmalı. Onların bir takım sorunları var ve onları dile getirmekteler. Sesleri yüksek olabilir sorunlarını dile getirirken agresif tutumlarda sergileyebilirler. İnsanız bunlar da doğal. Belli bir empati yaparak bu sorunların dinlenilmesi ve sorunlara çözüm odaklı yaklaşılması gerekiyor.  Biz göreve geldiğimiz günden beri geçmişteki duruşumuz ile siyasetteki duruşumuzu hep eş tuttuk. Her fırsatta bize sevgi dili yakışır demekteyiz. Sevgi dili kullanmak zorundayız. Karşımızdaki insanlar bize bir şeyler anlattığı zaman hemen reflekslerimizi öne çıkarıp,  öyle değil böyle demek yerine. Onu  dinleyerek, onun anlattığı şeylerin bizde bir çözümü varsa eğer onu ortaya çıkarmalıyız. Bunu ben ve  ekibim bu şekilde yapmaktayız. Çünkü biz büyük bir aileyiz ve çok geniş teşkilatlara sahibiz.

“EMPATİ YAPARAK, BİREYİ MUHATAP ALMALIYIZ!”

Bu sevgi dilini her yere yaymaya çalışıyoruz. Zaten bu olması gereken bir şey siyasetten önce; insan olarak da bu özellikleri barındırmalıyız. Ama doğal olarak zaman zaman insanlarımız farklı refleksler verebilir. İl gün göreve gelir gelmez. ‘Yeni dönem tam uyum!’  dedik. İçimizdeki bu sevgi dilinin bir de dışarıya yansıması olmalı. Sadece teşkilat içinde bir çalışma biçimi var. Bunu bize her fırsatta zaten teyit eden bir liderimiz var.  En son Antalya konuşmasında da liderimiz bu mesajını teşkilatlara yine verdi. Teşkilatların birbirinin hukukunu koruması gerektiğine işaret etti.  Birbirimize sevgi ve saygıyla yaklaşmamız gerektiğini vurguladı. Dedikodu ve kıskançlıkların olmaması gerektiğini belirtti. Biz hem bunlara içimizde uymalı hem de bunu dışarıya yansıtmak zorundayız. Ancak böyle toplum içerisinde siyasi bir gücü temsil anlamında başarılı olabiliriz. Aksi takdirde olamayız. Empati yaparak, bireyi muhatap almak zorundayız.

İktidarın ilimizdeki en yetkin isminiz; uyum politikası izlediğinizi ifade ettiniz. Peki gerek bürokratlar, gerek siyasiler gerekse de Ankara’da ilimizi temsil edenlerle uyum sağladığınız düşünüyor musunuz?

“YÜRÜYEN BİR UYUM VAR!”

Ben ve siyasi aktörlerim açısından uyum son derece sağlandı ve yürüyen bir uyum var. Bu zaten bizim olmazsa olmazımız. Şehir zaten bu uyumdan kazanacaktır. Bu uyumun her tarafa yansıması gerekecek. Bu da biraz zaman alacaktır. Bunu da siyasi ve yerel aktörlerimizle yapmaya çalışıyoruz ve yapıyoruz da…

Son zamanlarda muhalefet erken seçim vurgusunu daha sık dillendirir oldu. Her ne kadar Cumhurbaşkanı ve partinizin genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan seçimlerin tarihinde yapılacağını ifade etmiş olsa da son birkaç açıklamasında belediyelere şeffaflık çağrısında bulundu vekillerin ise alanda olmalarına öğütledi.  Bu açıklamalar acaba kutupta seçim mi var gibi bir takım algılara da neden oldu. Tüm bunlardan hareketle sizce seçim mevut takviminde mi gerçekleşir?

“BİZLER, İNSANLARIMIZA İSTER SEÇİM OLSUN, İSTER OLMASIN! ULAŞMAK ZORUNDAYIZ!”

Benim düşüncem seçimin zamanında yapılacağıdır. Ancak şu andaki bazı manşetleri gündem getirdiğinizde,  erken seçimi çağrıştıran şeyler gibi gözüküyor olsa da öyle değil. Çünkü geriye dönüp bakıldığında da özelikle AK Parti açısından duruma baktığımızda bu çok sloganik bir şey ama aynı zamanda karşılığı olan da bir şey. Çünkü biz yarın seçim olacakmış gibi çalışmaya devam ediyoruz. Biz bunu dün, bugün ve yarın da yerine getireceğiz. Biz her zaman diri ve canlı bir teşkilat olarak seçimlere hazırlık yapmak zorundayız. 9 aylık il başkanlığım süresince sahada hep bu anlayış içerisinde oldum. İlk günde bana bu sorulsa yine bu performansı gösteriyordum. Şimdi ise gidemediğim yerlere gidiyorum. Bölge toplantılarımızı yapıyoruz. Geçtiğimiz günlerde genel merkezimizden bir konuğumuz vardı ve bütün ilçelerimizde ve beldelerimizde toplantı gerçekleştirdik. 3 ay sonra seçim varmış gibi biz bulaşmak zorundayız. Bu bizim teşkilatlar açısından böyle. Bir de bu şehirde yaşayan insanlar açısından bir bakış açısı geliştirmeliyiz. Biz onlara ister seçim olsun ister olmasın onlara ulaşmak zorundayız. Bizler böylesi bir siyasi anlayışı sergileyemiyorsak; o zaman siyasetten bir yerde bulunmamız gerekiyor. Çünkü doğal ve yapılması gereken de budur.

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, bu seçimlerde ikinci sıra aday olacağını belirterek, hedef büyüttü peki AK Parti sizce kaç vekil çıkarır sizlerin hedefi nedir?

“TALİPLİĞİN HAKKINI VERECEK; SEÇMENDİR”

Bunu her yerde ve her zaman söyledim. Biz Cumhur İttifakı altında seçime giriyoruz. Ama doğal olarak; kendimize dair hedeflerimiz ve beklentilerimiz de var. 5 milletvekilin 5’ine de talibiz. Ama bizim bu talipliğimizi bize teslim edecek olan, böyle talebi gerçekleştirmemizi sağlayacak olan da; seçmendir. Siz seçmen kitlenize ne kadar çok ulaşırsanız o kadar da milletvekili anlamında geri dönüşümünü de alırsınız. Dolayısıyla talip olmak ayrıdır. Bu talipliğin hakkını teslim edecek olan ise; seçmendir. Biz seçmenin hür iradesine her zaman saygı duyduk ve saygı duymaya da devam edeceğiz.

Siyaset özelinde konuşuyoruz şahsi bir soru da yönelteceğim. Acaba siyasette hiç amanız oldu mu? Her siyasetçinin siyasete dair bir hedefi vardır. Sizin bundan sonraki siyasi hedefiniz nedir

“HEDEFİM; TEMSİL ETTİĞİM MAKAMIN HAKKINI VERMEKTİR”

Elbette ki benim de siyasi hedefim var. Birinci siyasi hedefim şu anda bulunduğum makamın çok onurlu bir makam olduğunu ve bir temsiliyet görevi olduğunu biliyorum. Bunu da adam gibi yapmaya  çalıştığımı bilinmesini istiyorum. Bu hedefimden asla geri durmayacağım. Burada bulunduğum süre içerisinde bu temsiliyet makamını en ulvi şekilde yapmaya gayret edeceğim. İnsanım eksikliklerim ve yanlışlarım olabilir hata da yapabilirim ama eksenden ayrılmaman gereken yer;  temsil ettiğim makamın hakkını vermektir.

Deprem konutları seri bir şekilde tamamlanıyor olsa da özellikle 2+1 konutlara da köylerde prefabrik tarzında yapılan evlere de bir takım tepkiler var.  Özellikle 2+1 evlerin sosyal konuta döndürülmesi istense de bu pek mümkün gözükmüyor. Süreç zorluydu bir takım şeyler acele yapıldı ama bundan sonra bunların düzeltilme imkânı nedir?

“SORUNLARI ÇÖZECEK İRADE; DÜN VARDI,  BUGÜN VAR VE YARIN DA OLACAK!”

Düzeltilmesinden ziyade şöyle bir şey söz konusu. Dikkat ederseniz. Çok olağanüstü süreçlerden geçiyoruz. Deprem, pandemi ve son zamanlarda buna susuzluk eklendi. Bir de bu süreçlerin beraberinde getirdiği ekonomik sıkıntılar var.  Sorunların zaman içindeki önem derecesi de  değişkenlik gösteriyor ve bazısı sorun olmaktan çıkıyor. Geldiğimiz son zaman diliminde farklı şeyler konuşuyoruz. Doğal olan da zaten budur. Ancak burada empati yapmak gerekir. Bazı şeyler düzeltilmek yerine daha farklı seçenekler koyarak yürümek gerekebilir.  Total olarak bakıldığında;  şu an Elazığ’da 23 bin konutun yapıldığını bir kısmı 2+1 oldu. Bunların değişmesi mümkün değil ama başka çözüm yolları ile toplumun beklentisine cevap verilebilir. Sosyal konut deniliyor ama bu konu hak sahiplerinin hakkı teslim edildikten sonra gündeme gelmeli. Önem sırasına göre davranılmalı ve öncelik hak sahibinin hakkını önce teslim almasıdır.  23 bin konut yapılmış diyelim ki 22 bin hak sahibi var. Önce bunlar hak sahiplerine teslim edilir. Ardından sosyal konut mevzusunu başlığa taşıyıp öyle konuşmamız gerekir. Her daim sorunlar vardır ama sorunları çözecek irade dün vardı, bugün de var ve yarın da olacak.

Hafta sonu İpek Yolu Uluslararası Çocuk ve Gençlik Çalışmaları Merkezi TEKNOFEST yarışlarına ev sahipliği yaptı. Bu eşsiz merkezimizde yapılan her etkinlik şüphesiz ilimizin tanıtımına da katkı sunuyor. Peki bu tarz etkinlikler devam edecek mi?

“BİREYSEL TÂLEPLER BİTMEZ!”

Elbette ki devam edecek. Siyasi aktörlerin birinci meselesi de bu olmalı. Bizler, şehrin önünü açacak projelere eğiliyoruz. Yani şehrin, önünü açacak vizyon projelere odaklanıyoruz. Bu sadece siyasilerin de  sorumluluğu olmamalı. Toplumun birçok kesiminde temsiliyet yeteneği olan; Ticaret Odası, Ticaret Borsasının ve diğer esnaf odalarının her birinin ayrı bir başlığı olmalı. Bu şehrin ancak bu şekilde önü açılabilir ve şehrimiz gelişebilir. Dolayısı ile bu ve benzeri projeleri her zaman önemsemek ve bunların daha da büyüyerek bir tık daha yukarı farklı projelerin şehre gelmesi konusunda çalışmalar olmalı. Siyasilerin de bu tarz organizasyonlara öncülük etmeleri iyi olur. Bu şekilde şehrin sıkıntıları giderilebilir. Somut bir şekilde buna açıklık getirecek olursak; siz 3 ya da 5 tane bireysel sorunla günlerinizi harcamak yerine; bir projeye 1 ya da 3 ayınızı ayırırsanız. İçinde o bireysel sorunu da giderecek 50- 500 kişinin istihdam edileceği projeler peşinde koşulmalı. Bu şekilde birçok sorun daha  rahat çözülebilir. Zaman;  bireysel ve çoğu zaman gerçekleşmeyecek işler üzerinde durularak tüketilmemeli! Bu olursa hem uğraşan kişinin verimi düşer hem de şehrin önemli meselelerine kişi dokunmaz. Biz şehrin önüne açacak projelere eğiliyoruz ve bunu bir takım yerlere sunum yaparak gösteriyoruz. Bunu yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Basit bir örnek verecek olursak; bir işletmede 10 kişi çalışıyorsa o işletmeden bir kişinin işten çıkması sorun mudur? Sorundur ama o işletmenin kapanması daha ciddi bir sorundur çünkü o zaman 10 kişi birden işsiz kalacak.  O nedenle işletme sahibini ayakta tutmak gerekiyor. Yani bakış açısı çok önemli.

Geçtiğimiz haftalarda Ankara’da Metin Bulut ile de görüştük ve kendisi bu görüşme sırasında yönümüze istihdama çevirmemiz gerektiğine işaret ederek, Besi OSB’de ve 2. OSB’de çalışmaların sürdüğüne dikkat çekti. Bu 2 projede ilimizin istihdam sorununu ciddi ölçüde çözebilecek. Sizlerin de iktidar partisini İl Başkanı olarak bu konu özelinde ne gibi gayretleri var?

“PROJELERİN HAYATA GEÇMESİ NOKTASINDA CİDDİ ISRARIMIZ VAR!”

Bize ulaşan her konunun takibi konusunda; hem milletvekillerimizle birlikte hem de bakanlık nezdinde o projenin hayata geçmesi noktasında ciddi ısrarımız var. Bir örnek verecek olursak; Keban’da bir maden işletmesinin açılması noktasındaki süreci takip ediyoruz. Bu bir şahıs firması bizim önemsediğimiz kısmı eğer bu firma burada işletmesini hayata geçirirse; kanunlar ölçüsünde yapması gerekenleri yaparak bunun altını çiziyorum.  Keban ilçemizde 300 ya da 500 kişi istihdam edilecek.  Siz bu kadar kişini her birine ayrı ayrı her gün iş aramaya kalksanız. Buna ömrünüz yetmez. Ama siz bir işletmenin faaliyete geçmesini sağlarsınız ve bunu takip edersiniz; bununla ilgili girişimler artarsa; ve bunu merkeze de başka ilçelerimize de yayarsak güzel olur. Çözüm odaklı gitmek lazım. Çözüm odaklı giderken de; bireysel odaklıdan ziyade toplumsal odaklı gitmek faydalı olacaktır.

Az önce de sizde kuraklık vurgusu yaptınız. Kuraklık yüzünden hayvancılık ve tarımla uğraşanlar da  ağır yara almaya başladı.  İlimize konuyla ilgili bakan yardımcıları geldi fakat yara alan kişilerin sorunlara somut çözüm üretecek bir takım girişimler olacak mı?

“BİZ, SADECE SORUNLARI SÖYLEMEKLE KALMIYORUZ!”

Sadece susuzlukla alakalı sorunları iletmedik bizler. Tarım Bakan Yardımcımız buraya gelmeden; bütün talepleri ileten bir dosyayı kendilerine sunduk. Onlar da bu dosya üzerinde bir çalışma yaptı ve bir kısmını da buraya gelip; burada ifade ettiler. Sözümüzle ters düşmeyeceğiz. Çözüm önerileri ve sorunların çözümü noktasında toplantılarımız var. Biz sadece söylemekle kalmıyoruz, onun takibini yapıyoruz.  Ve sorunların çözümünün sağlanması noktasında Elazığ’a dönüşü olsun istiyoruz. Ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyoruz. Biz mesela 100 dosya ile gitmişiz.  Hepsinin gerçekleşmesi mümkün değil, ama biz götürdüğümüz dosyaların takibini yaparak; kısa zamanda çözüm üretebilecek sorunların çözümü noktasında uğraşıyoruz. Bizler, milletvekillerimizle birlikte çözüm odaklı gidiyoruz ve birçok sorunumuzu da çözüyoruz. Ama bu konuda vatandaşlarımız bire bir buna şahitlik etmediği için; ne yaptığımızı sorguluyorlar.  Ama gerçekleşenleri görebilmek adına; gözümüzü kulağımızı açmamız gerekiyor.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

“ÇITAMIZI, YÜKSELTEREK;  YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

Israrlı bir şeylerin altını çizerek konuşmaya çalışıyorum ve bize sevgi dili konuşmak yakışır. Bu sadece beylik bir söz değil. Teşkilatlarda çalışanlar açısından kardeşlik hukukunu önemsiyorum.  Ayrıca  toplumun çeşitli katmanları ile bir araya geldiğimizde  bu kardeşlik hukukundan asla vazgeçmemeliyiz. Biz her zaman iddiası olan bir ekibiz. Çünkü biz Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile yol yürüyoruz. Onun yol arkadaşlarıyız. Biz bundan sonrasını yürümeyeceksek;  buraya kadarını neden yürüdük? Dolayısıyla hep iddiası olan ve bundan sonrasını da yürümek isteyen ve hedefler koyan bir ekibiz.  Biz aksi hâlde kendimizi inkâr etmiş oluruz. Yani bizler çıtamızı yükselterek, yolumuza devam edeceğiz.

 

banner3
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
8
açık
Namaz Vakti 29 Kasım 2021
İmsak 05:46
Güneş 07:13
Öğle 12:16
İkindi 14:48
Akşam 17:10
Yatsı 18:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Alanyaspor 14 24
5. Fenerbahçe 13 23
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 13 10
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 13 30
2. Man City 13 29
3. Liverpool 13 28
4. West Ham 13 23
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 13 20
7. Tottenham 12 19
8. M. United 13 18
9. Brighton 13 18
10. Leicester City 13 18
11. Crystal Palace 13 16
12. Brentford 13 16
13. Aston Villa 13 16
14. Everton 13 15
15. Southampton 13 14
16. Watford 13 13
17. Leeds United 13 12
18. Burnley 12 9
19. Norwich City 13 9
20. Newcastle 13 6
Takımlar O P
1. Real Madrid 14 33
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Espanyol 15 20
10. Valencia 15 19
11. Osasuna 14 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Cádiz 15 12
18. Elche 14 11
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7