Pamuk tarlaları beyazın lekeleri

“Yıllarca kalıp, meyve ağacı gibi her sene mahsul veren pamuk fidanını rüyada görmek; hayırlı, herkes için menfaat ve iyilik ister, yumuşak başlı, bilgili, iyi ahlak sahibi biri ile; Mahsulden sonra sökülüp atılan çeşidinden pamuk fidanını görmek ise, yukarıda saydığımızdan daha az iyi huylu biri ile birliktelik olarak yorumlanır.”

Gelin duvağı beyazı tarlalar… Çatlayan kozalardan taşan pamuk kütleri…

Sömürü, acılar, zenginlik, Yeşilçam filmleri ve festivallere konu pamuk kozaları.

Kararmasını istemediğimiz travertenler, yok olmasın dediğimiz pamuk tarlaları.

Bazı türkülerde ifade edilişi erotizm çağrıştıran beyaz altın-pamuk.

“Elleri pamuk/saçları sarı/gözleri mahmur/canım sana kurban Hayrettin Age (Mukim Tahir) ifadesiyle.

Bir tarafta narin ve beyaz güzellik… Destansı doğal güzelliklere sahip travertenler; kocaman, sonsuz beyazlığa sahip pamuk tarlalarını andıran termal havuzlar…

En az 14.000 yıl boyunca kalsiyum yönünden zengin su, dünyanın derinliklerinden yeryüzüne doğru kabarmış, yer boyunca akmış ve uçurumların kenarları üzerinden süzülüp yavaş yavaş sertleşerek beyaz kireç taşı katmanı oluşturmuş, tortullu kayaç traverten terası, pamuk gibi beyaz ve ilk halinin yumuşaklığı. Suyu seven pamuk tarlaları gibi suyun içinde. İnsanların hoyratça kararttığı…

Giysi etiketlerinde %100 koton ifadesi gördüğümüzde “koton kumaş – cotton fabric olarak İngilizce kullanımından dolayı koton adını almış pamuk lifleriyle oluşturulmuş kumaş türü” olduğunu anlamamız gereken, pamuk lifleriyle dokunarak çeşitli işlemlerden geçirilen kumaş…

Yazılırken oldukça kolay ifadelerle anlamlandırılan kumaşın, ana maddesi pamuk nedir? Bir yolculuğa çıkalım ister misiniz?

Pamuğun morfolojisini birçok kaynaktan rahatlıkla bulabilirsiniz. Dünya’da Çin, Amerika, Hindistan, Mısır başta olmak üzere (Türkiye üretimde 7. sırada) pamuk üretiminde çalışan insanların acı hikâyeleri, özellikle Amerika ve Brezilya’da tarım alanında çalıştırılan Afrikalı kölelerin filmlere konu olan; can acıtan, yürek burkan hikâyeleri.

Chris WIMKINS ve Carol GUENSBURG’a göre İngiliz korsan gemisi Beyaz Aslan (White Lion) 1619 yılı ağustos ayı sonlarında Amerika’nın doğu kıyısındaki Chesapeke Körfezi ağzındaki Comfort Burnu’na demir attı. Gemi el yazması kayıtlara göre Meksika’ya gitmekte olan Portekiz gemisinden zorla alıkoyulan yirmiden fazla Afrikalıyı Comfort Burnu’na bıraktı.

Angola’dan gelen bu tutsaklar, koloni döneminde Virginia’ya ayak basan ilk Afrikalılardı. Bu Afrikalıların 400 yıl önce Virginia’ya gelişi, Amerika’da 200 yıldan uzun süre ayakta kalan kölelik kurumunun başlangıcı olmuştu. 1525-1866 yılları arasında 12.5 milyon Afrikalı tutsak Amerika ve Karayip Adaları’na doğru yola çıkan gemilere bindirildi. Bunların 10.7 milyonu zincirlenip, aç ve susuz bırakıldıkları okyanus ötesine uzanan bu çetin yolculuğu atlatmayı başardı. Brezilya ve Karayip Adaları’na gönderilen büyük çoğunluğun yanı sıra 400 bine yakını Amerika’ya getirildi.

Marcus REDIKER’ın Köle Gemisi isimli kitabında yazdığı şekilde 1525-1866 yılları arasında ölen 1.8 milyon kölenin cesetleri güverteden aşağı boca edilerek gemilerin peşinden ayrılmayan köpekbalıklarına (pamuk köpekbalığı; kölelerin çalıştırıldığı tarlalardan alınan isim) yem olmuştu.

Özellikle Portekiz ve İspanyol denizcilerin, daha sonra bunlara katılan Hollandalı gemicilerin, bazı Afrika kabile reisleri ile de iş birliği yaparak başka kabilelerden kaçırdıkları ya da esir aldıkları insanları bir meta gibi takas ederek zengin çiftlik sahiplerine sattılar. Satılan köleler hayat boyu köleliğe mahkûm oldular. Bunlardan mısır ve tütün tarlalarında çalışanlar hiçbir zaman özgür olamayacaklarını bilerek hayatlarını sürdürdüler.

Köle yasası 1641’de yasallaştırıldı. Köleliğin kalıtsal olarak yasallaştırılması ise 1662 yılında Virginia eyaletinde getirilen bir yasayla; köle siyahi bir kadının doğurduğu çocukların da köle olmasını ön görüyordu. Böylelikle Amerika’daki köle sayısı 4 milyona çıktı.

Kölelik Amerikan ekonomisinin en güçlü silahıydı ve Amerika’daki tüm sanayi kollarından daha değerliydi (Norfolk State Üniversitesi’nden tarihçi Newby ALEKSANDER’a göre) Amerika’da 4 milyon kölenin değeri 3.5 milyar doların üzerindeydi.

%75’i pamuk, %25’i keten olan 1 Amerikan Doları banknotu (İngilizce; United States 1 Dollar Bill) veya kısaca 1 dolar Birleşik Devletler para birimi olan Amerikan Doları’nın en çok kullanılan ve en düşük değere sahip banknotun üst kısmında “In god we trust (tanrıya güveniriz)” sloganının bulunması geçmişte yapılan bu insanlık ayıbının (Allah’a inanırız) sözcüğünün karşılığı olmadığının bugün de çıkarları için dünyanın her yerinde yapılan katliamlara taraf olduğunun göz ardı edilmemesi kanaatindeyim. Onların bu davranışı beyaz pamuk üzerindeki lekelerdir.

Köyümde artık ekimi yapılmayan pamuk tarlalarından aklımda kalanlar.

Yolun sağ ve solundaki tarlalarda patlayan kozalardan fışkıran pamuk, gelin duvağını andırır beyazlıktadır ve adeta seni çağırır “daha fazla gecikme, yağmurlar gelmeden el uzat” dercesine…

Hava sıcaklığı 27-30 C° derecedir köyümüzde. Aylardan ağustos ve hasat için daha fazla gecikmemelidir insanlar.

İmece usulü birinci-ikinci-üçüncü ağız pamuk toplama için toplayıcı planları yapılır. Henüz pamuk toplama makineleri envantere girmemiş, hasat elle yapılmaktadır. Birkaç hafta öncesine kadar avcıların “bıldırcın” aradığı, bıldırcın bulamadıklarında pamuk ağaççıkları arasında domates, salatalık, küte (acur) ile yetindikleri; ortalama 110 gün ile 150 günlük süre içerisinde yetişen pamuğun tarlalarda hasadını başlama zamanı yaklaşmıştır. Bir an için nisan ve mayıs aylarında tarlaya giren mibzerin 60-80 santim sıra üzeri, 4-7 santim aralıklarla ekilen pamuk tohumlarının 45-60 gün sonra yemyeşil yaprakları daha sonra mantarımsı saplar üzerinde alt kısımdan başlayarak çiçeklenmesi yeşil yaprakların alt kısmının kırmızıya dönüşmesi ve tüylü yaprakların daha sonra koyu yeşile dönüşürken yaprak altlarındaki kırmızı, beyaz ya da ebruli çiçeklerin renk harmonisi oluşturması. Çiçeklerin dökülmesine müteakip kozaya dönüşmesi (daha geniş bilgi için Ramazan ZENGİN beyefendinin Pamuğun Morfolojisi araştırmasını okumanızı öneririm).

Kozalar açılmaya başlamış ve çenetlerden pamuk kütleri fışkırmıştır. Tarla beyaz bir gelinlik ve gelinin yüzündeki duvağı andırmaktadır. Çağırır seni kozalar “gel, gel de parmak uçlarını kanatayım, parmak uçlarına ince çizgili ağrılı çizikler atayım dercesine”.

Pamuk kozaları sapın alt kısmından başlanarak parmak uçlarıyla itinayla toplanır ve bele bağlı bezin içerisine, bez dolunca çuvallara aktarılır. Dolu çuvallar traktör römorklarına istif edilerek çırçırlanmak üzere kuru ve nem oranı düşük ambarlarda stoklanır.

Üçüncü ağız pamuk toplama işleminden sonra tarladaki ağaççıklar (80-100 santim ve toprak kökleri 20-25 santim olan) üzerinde kalan pamuklarla birlikte sökülür, bu defa da evin uygun bir yerinde son işleme tabi tutulurdu. Üzerindeki kütlü pamuklar ayıklanır ve saplar ile koza çenetleri yakacak olarak istiflenirdi.

ÇOCUKLUK MERAKIYLA, PARMAK UÇLARIMIZIN KANAMASINA ALDIRIŞ ETMEDEN KATILIRDIK PAMUK TOPLAMA İŞLEMİNE ARKASINDAKİ HİKÂYEYİ BİLMEDEN…

ŞİMDİ MEVSİMLER DEĞİŞTİ TARIM GİRDİLERİ ARTTI VE ARTIK KÖYÜMDE PAMUK EKİMİ YAPILMIYOR.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yavuz Gezer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

18

İbrahim Güven - Yanlış tarım politikaları ile yok olan haşhaş gibi yok olmaya yüz tutan pamuğun hazin hikayesini bize insanlık dersi vermeye kalkanların karanlık geçmişi ile harmanlayarak yine harika bir iş çıkarmışsın. Daha bu sabah oğlumla konuşurken ona da söyledim, bu coğrafyada örneğin Japonlar yaşasaydı nasıl olurdu? Bu kadar ihanet karşısında çıldırmamak elde değil. Yüreğine, kalemine sağlık...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
17

KEMAL KIRIKÇI - Somali'de yapacaktık. O da olmadı. Paramız var, ithal ediyoruz. Başka ülkelerin çiftçileri de bizim kölelerimiz. Bizim için hayvan yetiştirip, bizim için tarım yapıyorlar. Barınmaları da bize ait değil. Kârdayız. :) Anlatım harika. Yüreğinize, kaleminize sağlık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
16

Davut Sarı - 6 şubat 2023 depreminde yıkılan binaların çoğunluğu bizim çocukluk yıllarımızda ( 1965/70) pamuk tarlası idi. Maraş'ı besleyen bir ovaydı. Rant ve insanların sınır tanımaz hırsları maalesef mezar oldu insanlara. Mekanları cennet olsun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
15

Necati erdem - Yavuz abi harika kalemine yüregine sağlık çok güzel bir konuya temas etmişsiniz tebrik ederim ve sizi canı gönülden kutluyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
14

Nihat Ercan - Tesekkurler degerli kardesim. Çok güzel ifade etmişsiniz,pamugu ve beyazı.Sadece pamukmu değişmeyen ne kaldı.Ben öğretmen emeklisi olduğum için.Degisen okulların değişmeyen hiç bir şeyi kalmadı.Hiç bir soruya cevap vermeden eksi puanla üniversiteye kayıt olmak içimi sızlatıyor .iyiki varsin degerli kardesim hiç olmazsa sayende geçmişi ve güzel ifadesiyle çok şeyleri hatırlıyoruz.saygılarımla.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
13

Arif Eker - Kalemine yüreğine sağlık ağabey.

Müstefit olduk .

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
12

Mustafa Namazcı - Dünyada kendi kendine tarım ve hayvancılık bakımından yeterli 7 ülkesinden biriydik..

Şimdi ihraç edecek 7 ürünümüz bile yok...

Acı gerçek..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
11

Abdullah Şekeroğlu - Yüreğine sağlık kıymetli abim. Beyaz lekeyi, beyaz yalanlarla aldatılan çiftçilerimizin gerçek hikayelerini beyaz sayfalara aktarışın çok önemli bir yazı olmuş. TEBRİKLER ABİM.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
10

Yavuz BOZTEPE - Beyaz altın pamukta üretim azalıyor,İthalat artıyor.Yüksek girdi maliyetlerine rağmen pamuk fiyatının aynı oranda artmaması nedeniyle zarar eden üretici pamuk ekiminden uzaklaşıyor.Çok güzel bir yazı olmuş.Eline,yüreğine sağlık gardaşım.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
09

Harun baktır - Pamuk tütün keten kenevir buğday abd ve içimizdeki uzantıları sayesinde sadece üretim alanları rant ekonomisine kurban edilmedi aynı zamanda bir büyüğümüzün dediği gibi Türk milletinden beyaz zenciler oluşturuldu şimdi de yanına zencileştirmeyi kolaylaştırmak için Suriyeli Arap zenciler getirilip kaynaştırılıp Türklerin milliyetleri unutturuluyor

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
08

ODABAŞI - İnsanlığın köle ayıbı halen devam etmekte olup , günümüzdeki modern kölelik sistemide tam gaz devam ediyor. KULA KULLUK EDENE YAZIKLAR OLSUN diye boş yere şöylememişler. Kara düzen elbet yıkılacak…..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
07

Sermet Boyacıoğlu - Ellerine, kalemine sağlık kardeşim teşekkürler

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
06

Mehmet ÇETİN - Kalemine yüreğine sağlık muhteşem kardeşim benim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
05

Sultan SONGUR KURKCU - Aslında hür gibi görünüyoruz ama köle gibi yaşıyoruz.Verimli tarım ovalarinin apartmanlara peşkeş çekilmesi ile de doğal afetleri kendi ellerimizle yaptık. Bunu bize hatırlattığın için teşekkürler kardeşim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
04

Musa Saruhan - Pamuk ve köle ticareti. Öylesine güzel birbirlerine bağladin ki, bilgilerimizi tazeledik, yeni şeyler öğrendik.

İçimizde uyuyan öfkeyi ateşledin. Tebrik ve teşekkur ederim Kardeşim.

Kalemine, yüreğine ve yaratıcı düşüncene sağlık.

Perşembe gününü sabırsızlıkla bekliyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
03

Gürbüz Bozay - Çok güzel bir konuya değinmişsin. Geniş bir araştırmanın sonuçlarını kaleme alarak bizleri bilgilendirdin. Teşekkürler. Başarılarının devamını diliyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
02

Mehmet Mutlu - Zihnine ve emeğine sağlık kardeşim. Teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30
01

Metin Bayrak - Sevgili kardesim bu konuyu gündeme getirmen çok güzel olmus.Ulkemizde pamuk başta olmak üzere,pancar,haşhaş ve bir çok ürün,özellikle gelismemizin önünü tıkamak isteyenler tarafından,neredeyse yok edildi.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 08:30