30.09.2021, 13:15

Okullar Hayattır!

(Dün)

+ Baba okula gitmek istemiyorum

-  Neden kızım?

+ Çünkü arkadaşım bana hep küsüyor.

(Bugün)

+ Baba beni ne zaman okula bırakacaksın?

- Daha saat erken kızım. Neden acele ediyorsun?

+ Arkadaşım beni merak eder.

***

5 yaşındaki kızımla okulla ilgili aramızda geçen diyaloglardan sadece birisi bu.

Salgın hastalık sürecinde hayatımıza giren uzaktan eğitim yönteminin yüz yüze eğitimin yerini tutup tutmayacağı çokça tartışıldı ve konuşuldu. Kimileri uzaktan eğitimin daha ekonomik olduğunu ve riskli durumlarda (salgın hastalık gibi) kullanılabilecek temel bir eğitim metodu olduğunu savundu. Kimileri ilkokul dışında uzaktan eğitimin salgın hastalık geçse de bundan sonra hep uygulanabileceğini söyledi. Kimileri ise tüm bunlara şiddetle karşı çıktı ve uzaktan eğitim yönteminin yüz yüze eğitimin yerini tutamayacağını iddia etti.

Uzaktan eğitime karşı çıkanların temel savı eğitimin sadece “akademik öğrenme” ile sınırlı bir alan olmadığı,  bireylerin diğer ihtiyaçlarının da (sosyal, duygusal, vb.) okullarda karşılandığı şeklindeydi. Aslında yukarıda kendi çocuğumla ilgili verdiğim örnek bile tek başına bu tartışmanın ne kadar anlamsız olduğunu ve yüz yüze eğitimin bizim vazgeçemeyeceğimiz bir yöntem olduğunu ortaya koyuyor. Çünkü bu basit örnek bile okulların çocuklar için sadece birer “öğretim” yeri olmadığını; sosyal ilişkilerin ve arkadaşlığın kurulduğu; benlik algısının ve kişilik gelişiminin arttığı; duygusal ve ruhsal olgunlaşmanın desteklendiği; insan ilişkilerinin öğrenildiği; orada oynanan oyunlarla, hareketlilikle bedensel ve psiko-motor gelişimin desteklendiği yerler olduğunu ortaya koyuyor. Yani çocuklarımızın çok yönlü gelişimi için okulların ne kadar önemli olduğunu bizlere gösteriyor. 

Ben yüz yüze eğitimin üniversite sonuna kadar (lisansüstü eğitimde, hizmet içi eğitimde veya uzmanlaşma aşamalarında uzaktan eğitim kullanılabilir) vazgeçilmemesi gereken bir eğitim metodu olduğuna inananlardanım. Günümüzde teknolojinin gelişimiyle uzaktan eğitim araçlarının yaygınlaşması bu gerekliliği ve gerçekliği ortadan kaldırmıyor maalesef. Bu teknolojik gelişmeler hangi düzeyde olursa olsun yüz yüze eğitim ve okullar asla hayatımızdan çıkmamalıdır. Çünkü “insan” olmanın temeli “sosyal” varlık olmasına dayanır. Çünkü gerçek “iletişim”  “yüz yüze” olmayı gerektirir. Çünkü çocuklarda öğrenmenin en etkili olanı “akran” eğitimiyle ve bir arada sağlanmaktadır. Bu gerekçeleri artırmak mümkündür. Eğer çocuk sosyal ortamdan, okuldan koparsa yaşamın temellerini, toplumla yaşamının kurallarını, insan ilişkilerinin özünü kavrayamaz.  Kendisindeki yeterliliği veya yetersizliği fark edemez. Duygularını tanıyamaz. Kısacası insan olmanın gereğini yerine getirmede eksik kalır.

Salgın hastalık boyunca evde kalan çocuklarımızın halini düşünelim.  Temel iletişim becerilerini unutacak duruma geldiler.  Arkadaşlık ilişkilerinden, oyunlardan yoksun kaldılar. Hareketsizlikten obezite sorunları arttı. Evde kalınan zamanlarda içine girdikleri sanal dünyayı gerçek dünya olarak algılamaya başladılar. Toplum içinde veya sınıfta nasıl davranacaklarını, nasıl oturup kalkacaklarını, etrafıyla nasıl iletişim kuracaklarını unuttular.

O nedenle okulların sadece “akademik öğrenme” ile sınırlı sistemler olmadığını kavramalı, ne olursa olsun yüz yüze eğitimden vazgeçilmemesi gerektiğini her ortamda savunmalıyız. Milli Eğitim Bakanımızın “okulların açık olmasının bir milli güvenlik meselesi”  olduğu düşüncesinin altında yatan temel gerçekler aslında bunlardır.

Maalesef zaman zaman okulların  “gereksiz” olduğunu, okulda öğretilen şeyleri kendilerinin evde öğretebileceğini savunan, zorunlu eğitim olmasa çocuklarını okula göndermeyeceklerini söyleyen anne ve babalarla karşılaşıyoruz. Amerika başta olmak üzere batı toplumlarında okul karşıtlığı ve evde eğitim gün geçtikçe yayılan bir anlayış haline geliyor. Bunun altında okullardaki risklerin artması vs. yatıyor. Bu anlayış yukarıda saydığım nedenlerle hatalı bir anlayıştır. Okullar toplumun birer aynası ve prototipi olarak hayatın öğrenildiği yerlerdir. Ne olursa olsun çocuklarımızı okullardan uzak tutmamalı ve onlara okul sevgisi aşılamalıyız. Bu görev biz eğitimcilerin ve anne-babaların görevidir.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 30 Kasım 2022
İmsak 05:47
Güneş 07:14
Öğle 12:17
İkindi 14:48
Akşam 17:10
Yatsı 18:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bodrumspor 14 22
9. Bandırmaspor 14 21
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4