OKUL YÖNETİCİLERİNİN YENİ OKUL BİNALARI İLE İMTİHANI « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

OKUL YÖNETİCİLERİNİN YENİ OKUL BİNALARI İLE İMTİHANI

Bu haber 16 Eylül 2020 - 7:48 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İlimizde 24 Ocak 2020 günü 6.8 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Son yıllarda ülkemizde görülen en şiddetli depremi ilimiz yaşadı. Depremde merkezde üç binamız, Gezin beldemizde ise bir binamız yıkılmıştı ve bu şiddete rağmen az sayıda binanın yıkılmasına, can kaybının az olmasına şükretmiştik. Yaşanan depremde 41 vatandaşımız hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

1999 Gölcük depreminde devletin şefkatli eli vatandaşlara ulaşamayınca acaba ilimizde de böyle olur mu diye herkeste bir tedirginlik vardı. Ancak depremin ardından devletimiz tüm imkânlarını seferber ederek yaraları sarmaya başladı.  Çevre ve Şehircilik, İçişleri ve Sağlık bakanlarımız bir ay boyunca ilimizde kalarak eksikliklerin giderilmesi noktasında azami gayret gösterdiler. Ülkemizin her yerinden ilimize yardım ulaştı. Ülkemiz birlik ve beraberlik örneği göstererek depremin ağır yükünü hep birlikte atlatmamız adeta seferber oldu.

Depremin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’un talimatıyla diğer illerden gelen ekiplerle beraber toplamda bin kişilik bir ekip hasar tespit çalışmalarına başladı. Milli Eğitim Bakanlığı da bu çerçevede bakanlığa bağlı okul ve kurumların hasar tespiti için çalışma yaptı. Hasar tespit çalışmalarından sonra yapılan incelemelerde depremi çokta ucuz atlattığımızı anladık. Çünkü ilimizde birçok yapı ağır ve orta hasarlı çıktı ve bunların yıkımı için talimat verildi. Şu ana kadar birçok yapı yıkıldı ve yıkılmaya da devam ediyor. Yıkılan yapıların yerlerine de yenileri yapılmaya başlandı. Umarım bir an önce depremzedelerin evleri biter ve yaşadıkları zorluklar son bulur.

Hasar Tespit ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonucunda Elazığ’da ilçelerimizde dahil 27’si okul binası 7’si kurum binası olmak üzere toplam 34 okul/kurumda ağır ve orta hasar oluştuğu tespit edilmiş, hasarlı binalar boşaltılmış ve bazılarının yıkımı gerçekleşmiş.  Bu arada yıkımı gerçekleşen okullarımızda eğitim çalışanlarımızın yıkım için gelen ekiplerin tüm uyarılarına rağmen canlarını hiçe sayarak okullara girip tüm malzemeleri çıkarmaya çalışmasının takdire şayan olduğunu belirtmeden de olmaz. Bakanlarımız ilimizdeyken hayırseverler ile görüşmüş ve birçok okul sözü almıştı. Ancak alınan sözlerin bu zamana kadar yerine getirilmemesi ilimiz adına bir kayıp olmuştur. Verilen sözler elbet yerine gelecek ancak ilimizin kaybedeceği zaman yok maalesef. (Tabi burada tüm insanlığı tehdit eden koronavirüs salgınının da etkisi çok büyük.) Okullarımızın birçoğu normal eğitimden ikili eğitime geçmiş hem okullardaki eğitim çalışanları hem öğrenciler hem de veliler birçok sorun ile karşılaşmıştır. Öyle ki 21 Eylül’de eğitime başlayacak olan okullarımız salgın için alınacak önlemleri nasıl yerine getirecek diye düşünmüyor değilim. Çünkü birbiriyle ilişkilendirilen okullarımız ya kademeli ya da seyreltilmiş bir şekilde açılacak. Hangi şekilde açılırsa açılsın bu okullardaki öğrenci sayısının artması, personel eksikliği, ikili eğitim yapacak olmaları gibi nedenlerden dolayı hiçte kolay olmayacağı kesin. Bu yüzden birbiriyle ilişkilendirilen okullarımızda görevli arkadaşların işi bir hayli zor olacak.

Aslında deprem ilimiz için bir fırsatı da kendiliğinden doğurmuştur. Eski ve kullanılabilirliğini yitirmiş birçok okul/kurum vardı ilimizde. Bu krizi fırsata çevirip okullarımızı modern, kullanılabilir, güvenli, teknolojik bir yapıda imar edebiliriz. Okul sadece dört duvar ile örülmüş bir yapı değildir aslında. Okul bütün yönleriyle eğitimin verimine katkı sağlayacak eğitim ortamıdır. Eğitim ortamlarında da fiziksel düzenlemelere gidilmeli, eğitim öğretimi sağlayacak tedbirler alınmalı ve düzenlemeler yapılmalıdır. Aksi takdirde fiziksel olarak sorunlu bir eğitim ortamından en yüksek seviyede başarı beklemek gerçekçi olmayacaktır.

Bildiğim kadarıyla 21 okul için söz alınmış ama birçoğunun yapımına halen başlanılmamış. Naçizane yıkılan okullarımız için söz veren hayırseverlere buradan bir çağrı yapmak istiyorum. Yapılacak okulların projelerini günümüz şartlarına göre yapsınlar. Ankara’dan gelecek o meşhur TİP PROJE mantığı ile değil YATAY MİMARİ özelliğine göre yapsınlar. Okullarımızı bulunduğu çevreye, öğrenci sayısına, fiziki kapasitesine göre inşa etsinler. Yeni okullarda spor salonları ve konferans salonları, öğretmen odaları ( Bakanlığımızın görsellerini paylaştığı öğretmen odalarının tüm mefruşatıyla proje dâhilinde yapılması), tek kişilik sıralar ve daha birçok mekâna yer verilmesi eğitim çehresinin ve kalitesinin arttırılması anlamına gelmektedir. Ancak okullar Tip Projede belirlenen şartlara göre Türkiye’nin her yerinde aynı özelliklere göre yapılıyor. İhaleyi alan firma ŞARTNAME ’ye göre okulları yapıp Milli Eğitim Bakanlığına teslim ediyor. Teslim alınan okullarda görev alan idareciler daha sonra okulun diğer eksikliklerini gidermek için tabiri caizse müteahhit elemanı gibi koşturuyor. Çünkü yapılan okullarda Milli Eğitim Müdürlüklerinin donatı olarak verdiği sıra, masa, sandalye, dolap ve sınırlı sayıda temizlik malzemesi haricinde başka bir donatı malzemesi verilmiyor. Hal böyle olunca özellikle Temel Eğitim Kurumlarının yöneticileri eksiklikleri gidermek için kapı kapı dolaşıyor. Bakanlığımızın okullarda yapılmasını istediği en önemli konuların başında gelen İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ şartları zaten başlı başına bir eksiklik olarak karşımıza çıkıyor.

Teslimi yapılan okullarda daha sonra eksiklik olarak çıkan ve okul idarecilerimizden yapılması istenen şartlardan bazılarını örnek olarak verecek olursak

1-Öğrencilerimizin güvenliği için özellikle çok katlı ve içerisinde ilkokul öğrencilerimizi barındıran okul binalarımızın pencereleri için güvenlik kilidi

2-Çok katlı ve içerisinde ilkokul öğrencilerimizi barındıran okul binalarımızın merdiven boşlukları için file

3-Merdivenlere öğrencilerin düşmesini engelleyecek kaydırmaz bant

4-Okulların mefruşat işleri ( Perde, Pano vb.)

5-Sınıf kapılarının dışa açılması sonucu kapı kollarının olası bir kazaya sebep olmasından dolayı kapı kollarının çevirmeli olması

Yukarıda ki örnekleri daha da arttırabiliriz. Bu eksikliklerin giderilmesi noktasında okul idarecilerimiz bir hayli zorlanmakta. Okulların tesliminden sonra tüm zamanlarını bu eksiklikleri gidermek için harcıyor. Ayrıca ekonomik durum seviyesi düşük olan bir çevredeki okul olursa bu iş daha da çıkılmaz hale geliyor. Yapılması gereken okullarımızı yapacak hayırseverler ile yapılacak protokollere bu maddeler de eklettirilmesi.

Okullarımız bu minvalde yapılırsa gelecek nesillerimizin yetiştirilmesi noktasında okul idarecilerimiz daha da yoğun bir çalışma içerisine girecektir. Okuldaki yöneticiler müteahhit elamanı gibi bu işlerle uğraşacağına asıl işi olan EĞİTİM-ÖĞRETİM ile uğraşır.

Mehmet Yeni
Mehmet Yenimehmetyeni@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Muhammed DOĞAN Eylül 16, 2020 / 16:47 Cevapla

Mehmet Bey , yüreğinize sağlık . Eğitim camiasının içinde olduğun için dertlerimizi , sıkıntılarımızı çok yerinde ifade etmişsiniz . Binalar yapıldıktan sonra mutait parasını aldıktan sonra okul binası eksikliklerini iş veren olarak sahipsiz okul müdürünün üstüne atmak en kolay yol . Ben sıkıntıyı başkasına atayım ben kurtulayım anlayışı olduğu müddetçe ve ihalelerde ihale yapım şartları hazırlanırken sizler gibi eğtim yöneticileti de olmalı . Eski binalarda sıkıntı hat safhada . İnşallah yeni yapılacak binalarda eksiklik olmamasını diliyorum . Her şeyin en iyisi çocuklarımız için olmalıdır .