ÖĞRETMEN « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

ÖĞRETMEN

Bu haber 21 Kasım 2020 - 8:28 'de eklendi.

Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır!

                                                                                 Gazi Mustafa Kemal Atatürk

 

İnsanlar doğar, gelişir ve ölüler. Bu süreçte öğrenmeleri gereken birçok şeyle karşı karşıya kalırlar. İlk olarak anneleriyle başlayan bu döngü, takriben hayatları boyunca devam eder. Fakat esasları öğrendiğimiz okul dönemi bizlere hem tecrübe olarak hem de sistemli öğrenme olarak birçok şey katıyor. Derslerin sistematik bir şekilde öğrenilmesi, problemleri somutlaştırarak bizlere neyin ne olduğu hakkında adeta mihenk taşı oluyor.

 

Geçmiş eğitim sistemlerimiz içindeki adab-ı muaşeret dersleri de eğitimin bahsettiğimiz sarsılmaz temel taşlarındandı. Bizler yetişemedik gerçi ama dolaylı yoldan o dersleri öğretmenlerimizin almış olması sebebiyle öğrendik. Büyüklerin yanında parmak çıtlatmamayı, caddede sokakta yürürken elimizi cebimize koymamayı, ortalığa tükürmemeyi, yüksek sesle konuşmamayı, saygı göstermeyi ve daha nicelerini o emektar hocalardan belledik.

 

Şimdi onlar emekli olup gittiler ve bizim kuşak başladı öğretmenlik yapmaya. Belli ki çok dikkatli dinlememişiz, tekaüt deyip geçmişiz o beyefendilik kisvesini sırtında taşıyanlara. Muhakkak ki bugün  gelmiş olduğumuz küresel ve siyasal durum da etkilemiştir eğitimdeki kalitesizliğimizi ama ben çuvaldızı kendimize batırmaktan yanayım.

 

Evinde masasının başında, kütüphanede kitapların arasında ders çalışarak zar zor mesleğine adım atmış öğretmenler ile kahve, çay ocağı köşelerinde ellerinde sigaraları ve oyun kağıtlarıyla uğraşırken ya yine zar zor atanmış veya özel okul kapılarına kapanmış öğretmenlerimiz arasında çok büyük bir fark olsa gerek.

 

Çok iyi hatırlarım ilkokul öğretmenimin elini öpmek bile benim için bir kutsaldı. Sadece ben değil bütün bir sınıf onun elini öpmek için koşturmamıza rağmen o kimseye elini vermezdi. Çünkü bir beyefendiydi ve el öpmenin öğretmen için saygı ifadesi olmadığını, eğer saygı göstermek istiyorsak derslerimize çalışmamız gerektiğini ve hiçbirimizin boynunun bükülmesini istemezdi. Net ifadelerle konuşmadığımız zaman kızar, yanlışsa yanlış, cevap vermekten çekinmeyin derdi. Bu köşe vasıtasıyla kendisine Cenab-I Haktan rahmet diliyorum.

 

Yine lise dönemlerimizde hala muhabbetine vasıl olduğum öğretmenim kıymetli Ufuk Çeçen’in şu vecizesi kulağımdan eksik olmaz: Yavrum derdi, eğer sinek kanadını gözünüzün içine sokarsanız dünyayı bir kanattan ibaret görürsünüz ama şöyle uzaktan bakarsanız kainatta çok küçük bir zerre olduğunu fark edeceksiniz. Kendime motto bellediğim bu söz vesilesiyle onun da ellerinden öpüyorum.

 

Velhasıl söylemek istediğim şey öğretmenlik mesleğinin kutsallığını yitirmiş olduğumuz bu dönemlerde dahi hala canla başla çalışan, yaşıyor olduğumuz şu milenyum çağı bile kendine göre yorumlayıp, kendi asri değerlerini geleneksellik çatısı altına sığdıran ve bu yolda ter döken bütün öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyorum. Diğer öğretmenler ise, onlar zaten kendini biliyor. Unutmamamız gereken ve her zaman kendimize sormamız lazım gelen soru şu: Benim kime, ne faydam dokundu?

 

Yine de ben bu köşe vasıtasıyla tüm öğretmenlerime saygılarımı sunuyor ve her birinizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü şimdiden kutluyorum.

 

Aydınlık gelecekler fırsatını elimizden kaçırmamamız dileğiyle.

 

M. Hamza Ergen
M. Hamza Ergenmhamzaergen@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.