MEKKE(3) « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

MEKKE(3)

Bu haber 31 Mart 2020 - 8:29 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Gakgo Deyi ki…

MİNA, CİRANE VE İKİNCİ TAVAF

2 Mart 2020 Kafile Başkanı; “bugün serbest gününüz”, dedi. Rehberlerimiz Nusret Hoca ile Lütfiye Hanım da isteyenlerle birlikte Mina’ya gidebileceğimizi söyledi. Mina, Mekke ile Arafat arasındaki yol üzerinde Kâbe’ye 5 km. uzaklıkta dini açıdan önemli bir yer; konakladığımız otele yürüme mesafesindeydi.

Mina, Hz. İbrahim’in oğlu İsmail’i kurban etmek için getirdiği yerdir. Şeytanın, Hz. İbrahim’i Allah yolundan ve rızasından ayırmak için dil döktüğü, ancak taşlandığı, Hz. İbrahim’in bu sadakati karşısında Allah tarafından kendisine bir kurbanlık verildiğini ve İsmail’in de kurban edilmekten kurtulduğunu biliyoruz. Kur`an-ı Kerim`de bu olay “Ve fidye olarak ona büyük bir kurbanlık verdik”(Saffat, 37) ayeti ile sabitti. Mina, aynı zamanda Hz. Peygamber (s.a.s) ile Medineliler arasındaki görüşmenin gerçekleştiği yerdi. Nusret Hoca önce bizi Mina’da Akabe bölgesindeki Biat Mescidine götürdü. “Arkadaşlar, bu mescidin adı Biat mescididir. Bu mescit, Müslümanların Peygamberimiz Hz. Muhammed’i (s.a.s) her durumda korumaya söz verdikleri ve kendisine biat ettiklerini yerdir.  Burası aynı zamanda Hicret’in temelinin atıldığı yerdir.”,dedi. Ve daha sonra Mina’da yapılan değişiklikler hakkında bilgi verdi.

Mina, Hac ibadeti yapanlar için şeytan taşlanan ve kurban kesilen yerdir. Hac mevsiminde tıklım tıklım dolu olan bu yerde şimdi çok az insan vardı.

***

Bugün 3 Mart 2020, Kafile Başkanı Dursun Hoca:“Yarın Cirane Mescidi’nde duamızı edecek sonrada Kâbe’ye gidip umre tavafı yapacağız; erkekler ihramlarını giysinler. Sabah saat sekizde herkes hazır olsun.”, dedi.

İki otobüs ile Cirane’ye umre “duası yapmak için”, hareket ettik.

Cirane, Taif ile Mekke arasında Mekke’ye 29 km. uzaklıkta Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s.) umre yapmak için ihrama girdiği yerdi. Cirane’nin İslam tarihinde önemli bir yeri vardır. Huneyn savaşı sonrası elde edilen ganimetler buraya getirilmişti. Resûllulah Efendimiz, bunları bir süre paylaştırmadı. Sahipleri gelirler de Müslüman olurlar ve malları kendilerine iade edilir diye bekletmişti. Bu durum, İslâmî şuura sahip olmayan bir kısım bedevîlerin hoşuna gitmedi. Onlar, ganimetleri hemen dağıtması için Hz. Peygamber’i incitecek şekilde ısrarda bulundular. Allah Resulü; “Ben size yetmez miyim, buna razı değil misiniz?”, dedi ise de bu, onlar için yeterli olmadı. Ganimetlerin taksiminden sonra Peygamberimiz, umre için ihrama girerek Kâbe’ye gitmek üzere oradan ayrıldı. O tarihten sonra Mekkelilerle çevresindekilerin Cirane’de ihrama girerek umre yapmaları daha faziletli sayıldı.

Cirane mescidinde iki rekât namaz kıldık,  mescidinin hemen yanı başındaki çeşmeden akan suyla yüzümüzü yıkadık; sonra da umre yapmak üzere Mekke’ye/ Kâbe’ye hareket ettik.

Kabe’de; “Allah’ım, senin rızan için umre yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır, onu benden kabul eyle”, diye niyet ettik ardından umre tavafımıza başladık. Tehlil, tekbir ve salâvat getirerek; dua ve niyazda bulunarak yedi defa Kâbe’nin etrafında döndük. Tavaf namazını müteakiben umremizi tamamlamak üzere Sa’y yapacaktık. Sa‘y, Kâbe’nin doğu tarafında bulunan Safâ ve Merve adlı iki tepe arasında, Safâ’dan başlanıp Merve’de tamamlanmak üzere yedi defa gidip gelmeyi ifade ediyordu. Her gidiş veya dönüş bir şavt’tı. Sa’y; Hz. İbrahim’in eşi Hacer’in, oğlu İsmail’e su bulmak için Safa ve Merve tepeleri arasında yedi sefer gidip gelmesi ve zemzemi bulması hadisesine dayanmaktadır. Onların hatırasına hürmeten bu iki tepe arasından sa’y yapmak Hac ve umre için de meşru kılınmıştır. Bakara 158. ayetinde “Şüphesiz Safa ve Merve Allah’ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac veya umre niyetiyle Kâbe’yi ziyaret eder ve onları tavaf ederse bunda bir günah yoktur.”, denilmiş, Sa’y, Hac ve umrenin vaciplerinden sayılmıştır.

Şimdi bana Hac ve umre için Kâbe’ye gidenleriniz soracaklar; “biz ne Safa tepesini ne de Merve Tepesini gördük. Tepeyi bırak ayağımız toprağa değmedi”, diyecekler. Doğru vallahi ben de görmedim! Benim gördüğüm, duvarları ve orta direkleri Elazığ/Alacakaya vişne mermeri ile kaplı, tabanı beyaz mermer döşeli bir gidiş gelişi olan ışıklandırılmış oldukça uzun bir koridordu.

Umre tavafını tamamladıktan sonra Mescidi Haram’da öğle namazımızı kıldık.

 

 

Hadi Önal
Hadi Önalhadional@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.