MEDİNE’DEN MEKKE’YE « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

MEDİNE’DEN MEKKE’YE

Bu haber 27 Mart 2020 - 7:47 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Gakgo Deyi ki…

Selam şehri, vuslat şehri, dua şehri Medine’ye veda etme zamanı gelmişti. Doğrusunu söylemek gerekirse bu şehirden ayrılmak insana tarifi imkânsız bir burukluk veriyor Medine, öylesine bağlıyor ki insanı kendisine; ancak gidilecek yer Mekke olunca duyulan hüzün bir parça da olsa azalıyor.

Kafile Başkanı Dursun Hoca, ikindi namazını müteakip yola çıkacağımızı, bu arada erkeklerin ihrama girmelerini istedi. İhram: Allah katında herkesin eşit olduğunu sembolize eden renksiz, dikişsiz, rozetsiz iki parçadan oluşan basit bir giysi… Bu giysiye bürünen kişi, hemcinslerine, çevreye,  hayvanlara, kuşlara, böceklere hatta bitkilere zarar veremez. Bu bilinçle insanı bezemek; onu kibir, gurur ve bencillikten kurtarmak İslam’ın bir güzelliği… Bayanların bu türden bir giyecek mecburiyeti yok. Onlar, geldikleri ülkelerinde giydikleri kıyafetlerle tavafa katılabiliyorlar.

Saat: 17.00 gibi yola koyuluyoruz. Medine ile Mekke arası 451 km. Yol otoban. Dursun Hoca, Medine’den 8. Km. uzaklıkta ve otoban üzerinde bulunan Zulhuleyfe’de İhram duası yapılacağını söylüyor. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) Hac ve Umre yapmak üzere Medine’den ayrıldıktan sonra burada ihrama girermiş.

Otobanın her iki yanında uzayan arazi çıplak, arada tek tük çalılara rastlamak mümkün… Şimdi bir vahadan geçiyoruz. İleride bir deve sürüsü gözüme ilişti. Küçük tepelerin ardında güneş yavaş yavaş silinerek kayboluyor…

Mekke; İslâm coğrafyacılarının dünyanın merkezi olarak kabul ettikleri ortasında Kâbe’nin yer aldığı bir şehir. Şehrin, girişinde trafik yoğunlaştı. 16 gün boyunca kalacağımız otele ancak saat; 12’de ulaşabildik. Odalarımızın anahtarları isim okunarak dağıtıldı. Bizim kafilede yer alan arkadaşların hemen hepsi 17. katta konaklayacaktı. Kafile Başkanı: “Arkadaşlar, önce odalarınıza çıkın abdestinizi alın sonra yemekhanede yemek yiyecek ardından da Kâbe’ye gidecek ve ilk tavafımızı yapacağız”, dedi.

Saat, gecenin üçünde kafile olarak eksiksiz Kâbe’deydik.

Kâbe; Mekke’de Haram’ı Şerif’in ortasında yer alan Müslümanların mukaddes yapısı. Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından granit taşlardan inşa edilen 13 Metre yüksekliğinde bu yapı için Hac suresi 26. ayette: “Bir zamanlar Kâbe’nin yerini İbrahim’e şu şekilde hazırlamıştık: Sakın hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, orada kıyama duranlar, rüku edenler ve secdeye varanlar için Evimi tertemiz tut.”,denildiği için Kabe’ye Allah’ın Evi de denmektedir. Kâbe’nin içerisi boştur. İslam’ın şartlarından biri olan “Hac farzı” Kâbe’nin etrafında 7 defa dönülerek yani tavaf edilerek yerine getirilmektedir.

Tavaf, sözlük anlamı ile bir şeyin etrafında dönmektir. Kâbe etrafında dönerek gerçekleştirilen tavaf, teslimiyetin ve ilahi takdire boyun eğişin sembolüdür. Bilindiği üzere kâinatta yaratılmış her varlık zerreden küreye dönmektedir. Maddenin en küçük parçası olan atomun çekirdeği etrafında dönen elektronlardan tutun da dünyamız dâhil kâinatta var olan galaksilerdeki milyarlarca yıldız belli bir eksende ve hızla dönmektedir. Bütün bu varlıklar dönerek kendilerini var eden Yaratıcıya şükretmektedirler. Kâbe etrafında dönen Müslümanlar da tıpkı yıldızlar gibi dönerek Allah’a şükrederler.

Biz de bu yıldız kervanına katılalım dedik:“Allah’ım, senin rızan için umre yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır, onu benden kabul eyle”, diye niyet ettik ardından Hacer-i Esvet’in hizasına gelince ellerimizi omzumuzun hizasına kaldırarak “Bismillahi Allahu Ekber”, diyerek Umre tavafımıza başladık. Başımı her kaldırışımda Kâbe’yi sarıp sarmalayan Mescidi Haram’ın çevresinin devasa sonradan otel olduklarını öğrendiğim binalarla kuşatılmış olduğunu gördüm. Bu beni ziyadesi ile rahatsız etti. Allah’ın evi, insan yapılarının gölgesinde kalmış, adeta kaybolmuştu.

Gece saat üç olmasına rağmen Kâbe’nin etrafı tıklım tıklım insanlarla doluydu. Tehlil, tekbir ve salâvat getirerek; dua ve niyazda bulunarak yedi defa Kâbe’nin etrafında döndük. İki rekât tavaf namazının ardından Zemzem içtik ve Zemzemin hakkını vermek için: Sa’ya niyet ettik. Say Safa’dan başlayan dört gidiş ve Merve’den üç dönüştür. Kâbe’ye dönerek “Bismillahi Allahu Ekber” diyerek selamlamanın ardından ışıklandırılmış, uzun bir mermer salondaki mesafeyi yedi kez gidip gelerek Sa’yımızı tamamladık.  Dursun Hoca’nın okuduğu bizim de tekrar ettiğimiz duanın ardından saç kesimi yapıldı. Sabah olmuştu. Sabah namazımızı Mescidi Haram’da kıldık.

Devam edecek…

Hadi Önal
Hadi Önalhadional@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.