MASUM DEĞİLİZ HİÇBİRİMİZ! « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

MASUM DEĞİLİZ HİÇBİRİMİZ!

Bu haber 29 Kasım 2020 - 14:45 'de eklendi.

Satır Arası

İrdelenmesini düşündüğümüz konuları; ‘Satır Arası’ başlığı altında sunmaya çalışacağımızı ifade etmiştik bugün ise;  koronavirüs tedbirlerine uymak konusunda neden bu denli özensiz davrandığımızı konu edineceğim.  Tablo giderek kötüye gidiyor.  Uzmanlar, Türkiye geneli yoğun bakım ünitelerimizin %70’lik doluluk oranına ulaştığını aktarıyor. Ayrıca bazı uzmanlar, tablodaki kötü gidişat devam ederse ilerleyen zamanlarda yoğun bakım ünitelerine seçerek hasta alınabileceğini duyurmaktalar. Bu virüs sadece beden değil, ruh sağlığımızı da maalesef altüst etti. Herkes gelecekten endişeli. Çünkü ekonomik gidişatımız da pek iç acıcı değil. Günlük yevmiye ile çalışan nice insan artık ekmek paralarını kazanamaz halde.  Bu durumu düzeltmek ise hepimizin elinde. Bu kötü gidişattan hepimiz sorumluyuz. Yani masum değiliz hiçbirimiz! Koronavirüs tablosunun sıfırlanması için lamı cimi yok kurallara katiyen uymalıyız!

 

 

Haber- Analiz: Kübra TÜRKAN

Koranavirüs tablosu hiç bu kadar kötü olmamıştı.  Bilanço gittikçe ağırlaşıyor. Maske, mesafe ve temizlik kuralları mart ayından beri hayatımızda olmasına rağmen maalesef hâlâ bazılarımız koronavirüsü basite almaya ve kural tanımamazlığa devam ediyor. Ne yazık ki kural bilmezlerin  yaptıklarının faturası hepimize çıkıyor.

GİDEN CAN YERİNE KONULMUYOR!

Sağlıkçılar, sürecin başından itibaren ailelerine, sevdiklerine hasret canları pahasına, hastaların şifa bulmasını sağlamaya çalışıyor.  Hasta sayımız arttıkça ne onlar ne de onların sevdikleri rahat bir nefes alamıyor. Hiçbir ülkenin de bizim ülkemizin de ne ekonomik kaynakları ne de insan kaynakları sınırsız değil! Giden canın yerine yenisini koymak gibi bir şey de mevzu bahis değil! Sadece hastalar değil, bu hastalara şifa olmak için canla başla çalışan bir sürü yetişmiş insan gücümüzden de olduk.

KISITLAMALAR DURUP DURURKEN GELMEDİ!

Kısıtlamaların yeniden hayatımızda olmasını eleştirenler de var. Oysa 1 Haziranda normalleşelim denildi ama itinayla yeni hayatımızın yeni normali denildi. Üzerine basa basa; maske, mesafe ve temizlik kurallarının asla ihlal edilmemesi gerektiği aktarıldı. Ama buna rağmen gayet samimi bir şekilde kapalı mekânlarda oturduk iç içe, maskeleri indirdik. Hep bir arada yedik, içtik ve sohbet ettik. Şimdi de vay efendim neden tekrar hayatımız kısıtlandı isyanı… Kusura bakmayın ama bu kısıtlamaların hayatımıza yeniden girmesinin en büyük nedeni kurallara yeterince uymamamız! Tablo güllük gülistanlıkken kimse kısıt getirmedi ve ister kabul edin ister etmeyin;  tablodaki bu kötü gidişatta da hepimizin parmak izi var.

MESAFEYE DİKKAT ETMEZSEK, İLERİDE KAPANMAYACAK MESAFELER AÇABİLİRİZ!

Sıcakkanlı bir milletiz ve bu kurallar bizi ciddi anlamda sıkıntıya düşürdü düşürmesine ama sevdiklerimizin iyi olsun uzaktan dahi olsa onların rahat nefes aldığını bilelim o bile bize yeter diyerek hareket etmeliydik etmesine ama ne yazık ki etmedik. Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın da dediği gibi; şimdi mesafemizi koymazsak sevdiklerimizle ileri de hiç kapanmayacak mesafeler açabiliriz. Yani ne yapıp etmeli zaruri işlerimiz dışında evlerimizden çıkmamalıyız!

TAMAMEN SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI GETİRİLSİN DEMEK ABES!

Kısıtlamalara isyan edenler olduğu gibi bazıları da sürekli tam manası ile sokağa çıkma yasağı getirilsin demekte. Bu mümkün değil. Bazı işleri askıya almak gibi bir lüksümüz yok! Üretmeden 83 milyonun hangi ihtiyacını giderebiliriz. Bir şeyleri öne sunarken ne olur mantıklı öneriler sunun. Kaynaklarımız sınırsız değil! Pandemiden dolayı üretim çarklarımızın sekteye uğraması bile ekonomimizi sıkıntıya sokmuşken hadi tüm üretim çarklarını durduralım demek nasıl bir çözüm önerisi? Gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum.

VİRÜSÜN ÜSTESİNDEN TOPYEKÛN MÜCADELE İLE GELEBİLİRİZ!

Denetimler daha sıkı tutulsa,  yaptırımlar daha ağır olsa şüphesiz daha kısa sürede tablo istediğimiz gibi daha az üzücü veriler sunabilir bizlere. Lakin her kişiye bir denetçi mi olması lazım? Paramız canımızdan daha mı kıymetli? Oysa sağlığımız el verdiği müddetçe kazancımız olur. Ah bunu bir anlasak! Sadece kendimizi değil, sevdiklerimizi ve toplumu da ciddi bir sıkıntıya sokuyoruz. Gerçekten özellikle sağlıkçıları artık güçleri kalmadı. Ne olur biraz empati yapalım! İlk zamanlarda olduğu gibi virüsün üstesinden yine topyekûn mücadele ile gelelim!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.