Pazardan Öte, Hitap

İnsanı, çok önem verilen değerleri sadece belli zamanlara sıkıştırmak, ya da en çok sevdiklerimizi, kıymet verdiklerimizi yılda birkaç kez de olsa hatırlayabilmek mi?

Bazen düşünürüz, biraz da serzenişte bulunuruz bu kadar çok etkinliklerin bolluğuna!

Adeta bazen olur ki aynı günde birden çok, bazen de bir haftada bir ay adedi program kadar faaliyetler arasında mekik dokuruz. Öyle ki takvim yapraklarının vaz geçilmezidir belirli gün ve haftalar. Hani yine mi, yine mi diye bolluğundan şikâyet ettiğimiz özel ve anlamlı günler var ya!

Öyle ya bir yılda yüz onun üzerinde önemli gün ve hafta var.

Yılda bir kez de olsa, hiç hatırlamamaktansa, anmamaktansa, anıları tazelemek adına da olsa bir gün, belki birkaç saat da olsa hangi yaşta olursa olsun. Ana kucağına dönmenin özlemini hissetmek özlenen duyguların en güzeli olsa gerek.

Hani karnına girdiğimiz andan itibaren bir dert, bebekliğimizde başka bir dert, çocukluğumuzda değişik dertleri fedakârlık olarak gören “Cennetin ayakları altında olanlar”,

Gençliğin çıkmazında yaslandıklarımız, destek aldıklarımız, ta kocaman yaşlarda bile bizleri gözlerinde daha çocuk gören, sevgi yumağının dokuyucuları, desteklerimizin gizli elleri, ta asırlar öncesi Sevgililer Sevgilisinin “insanın en yakını olanlar” diye tarif buyurdukları,

Bak sana ta yürekten gelen o güzel, güçlü ve anlamlı o sese, ifadelere, ana- anne sözcüklerine. Tılsım yüklü ifadelerin, hayatın anahtarıdır analar…

Seni tarif etmeye cesaret edemiyorum Ana!

Hani tanımlama yaparken sözlük, kelime, ıstılahı… anlamı derler ya. Nasıl ben böyle dar bir anlamda sana tanımlama yapabilirim ki? Seni tanımlamakta cimri ve nankör davranmaktan çekiniyorum Ana! 

İşte bak Sen, hayatının her deminde beni düşünüp kendini ikinci plana atarken, “önce can, sonra canan” demezken ve her zaman çocuklarını düşünürken;

Biz, Seni sadece belli zamanlarda bir güne mahkûm eder gibi davranıyoruz. Kim bilir hatırlamıyor, hatırlamak istemiyor, ya da başka önceliklerde sıralamaya koymuyoruz Seni!

Bayramlarda, bildik günlerde bile evlatlarının yolunu beklerken tatiller, deniz sefaları, eğlenceler daha öncelik arz ediyor Ana!

Hani sesini duymak istediğin evlatlarının telefondaki “şimdi olmaz, toplantıdayım, meşgulüm” şeklindeki inceliğe karşı ötelemede ne kadar benciliz bir bilsen!

Ana ana…  Hayat okulunun ilk ve başöğretmeni, insanlık sarayının tılsımlı hazinesi, gönül ikliminin muhabbet fedaisi, maneviyat ve ahlak binasının usta, mahir mimarı…

Ey hayat mektebinin üstadı, ey okuma bilmeyen alim, bir o kadar arif Ana’m!

 “İnsana en yakın annedir, annedir, annedir. Sonra baba ve…”

Adı gibi güllü Ana’m!

Şimdi ben yetim ve öksüz…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yücel Can - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Mustafa Erdoğan - Başkanım çok güzel anlatmissiniz duygularınızı. Tebrikler. Tüm annelerin mekanları cennet olsun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 17:02
04

Ömer Cengi̇z - SELÂMLAR VE DUALARLA inşallah abim sağolun Allaha emanet olun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 13:01
03

Engin Çi̇ftçi̇ - Tebrik ederim Yücel bey yazınız çok güzel olmuş.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 12:44
02

Ali Alli - Annelerimiz hakkında ne denilse ne söylense kifayetsiz kalır. Ancak bu kadar güzel anlatılır. Gerisi laf-ı güzaf

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 12:05
01

Çetin Özmen - Allah annelerimize rahmet eylesin mekanları cennet makamları Ali olsun inşallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 11:35