Türkiye’nin Asıl Sahibi Köylüdür

Atatürk öğretmenin, okulun, eğitimin, köyün ve köylünün önemini biliyordu...

Bundan dolayı ki; "Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır" derken bahsettiği tamda buydu. Anaların, babaların, hakimlerin, kaymakamlarının, valilerin, partilerin veya siyasetçilerin değil, Öğretmenlerin eseri...

Ve yine diyordu ki: "Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet henüz millet namını almak yeteneğini elde edememiştir."

" Türkiye’nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür."

“Kılıç kullanan kol yorulur, fakat saban kullanan kol, her gün kuvvetlenir.”

Atatürk, Türk devriminin temel niteliği şeklindeki sözlerine devam ediyordu: "Öğretmenler her fırsattan istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır."

İşte bu nedenle, bir devlet politikası vardı.

Her köyde bir okul olacak okulda en az bir öğretmen bulunacak ve her okulun önündeki göklerde ay yıldızlı al bayrak dalgalanacak.

Ve yıllarca bu böyle yapılmaya çalışıldı. Devlet bütün imkânlarını kullanarak, her köye derme çatma bile olsa bir okul açmaya ve yine her köye çağdaş ve modern bir Cumhuriyet öğretmeni göndermeye çalışıldı.

Hatta köy değil, mezra diyebileceğimiz yerlerde bile, tek odadan ibaret olan okullara, gönderdiği öğretmenler aracılığı ile Anadolu'nun her köşesine ilmi, irfanı ve Cumhuriyetin ışıklarını yaymaya çalıştı. Bir yere kadar başarılı olundu.

Köylerdeki okullar kapatılarak çürümeye terk edilirken, öğretmenler ve öğrenciler taşınarak daha merkezi yerlerde toplanmaya ve eğitim belde ve ilçe merkezi gibi yerlerde yürütülmeye başlandı.

Cumhuriyet öğretmenleri; Atamızın "Öğretmenler her fırsattan istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı" direktifinin bir gereği olarak, yalnızca yavrularımızı değil, köylülerimizi de eğitiyor ve yetiştiriyorlardı.

Ata mirasını paylaşamayanlardan tutun da, alacak verecek meseleleri ve yakın akraba evliliklerine kadar birçok konuyu, köylümüz bu öğretmenlere danışıyorlardı.

"Köylülerin gözleriyle görebilecekleri, çalışmaları için örnek tutacakları, verimli, modern, uygulamalı tarım merkezleri kurmak gereklidir."

İşte Köy Enstitüleri, Atatürk Orman Çiftliği, Tohum Islah İstasyonları, zirai alanda makineleşme hareketleri, Tarım Kredi Kooperatifleri, Ziraat Okulları, Yüksek Ziraat Enstitüleri ve Devlet Üretme Çiftlikleri bu direktif üzerine kuruldu ve geliştirildi. Daha sonraki yıllarda, köyün ve tarımın önemi yeniden fark edildi ve Köy Grubu Ziraat Teknisyenlikleri kuruldu.

En büyük meyve ne miydi?

Tarım, ziraat ve hayvancılık yönünden kendi kendine yetebilen bir Türkiye... Bundan daha güzel ne olabilir değil mi?

Köylü; arıcılığı, tohum arılamayı, budama yapmayı, ilaçlamayı, aşı yapmayı, suni tohumlamayı, gübreleme ve sulama teknikleri gibi birçok şeyi bu teknisyenlerden öğrendi.

Ne yazık ki, köylerimizden çekilenler yalnızca öğretmenlerimiz ve ziraat teknisyenlerimiz değildir.

Köylerden çekilen; sazımız, sözümüz, şiirimiz, edebiyatımız, Türkçemiz, güzel sanatlarımız, tarihimiz, milli kimliğimiz oldu.

Kentlere göç edilerek bugün yaşadığımız sorunlar teknik eleman, tarımda yaşananlar, Türkçemizin önemi, hayvancılıkta yaşanan sıkıntılar, çocuklarımızın milli değerleri sosyal medyadan gördüğü kadar bilmesi ve kent hayatının zorlukları ile mücadele edememeleri sebebi çocuklarımızın bunları bilmeden ekonomik olarak yaşananlarla birlikte çözümün ne olduğunu yılların birikimine sahip olan uzmanlarımız ısrarla köy enstitülerinin açılmasını aktarmakta.

Cumhuriyet, köyden başlayarak ilelebet payidar olacaktır.

Kaynak: H.Sarıgöz.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Esra Ser - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.