İtidal - III

Yeni oluşan her şey daha kemikleşemeden miadını dolduruyor. Katı olan her şey buharlaşıp havaya karışıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor. İnsanlar nihayet yaşamlarının gerçek koşulları ve diğer insanlarla ilişkileriyle ciddi olarak yüzleşmeye zorlanıyorlar.

                                                                                                               Karl Marx / Komünist Manifesto

Artık trendini yitirmiş fakat hâlâ çağlara hükmeden yazar Marx’ın bu sözlerinin itidalle ne alakası var demeye imtina edilir. Fakat modernizm eleştirisi için hâlâ dikkatleri celbeden bir fenomenle karşı karşıyayız. Modernizmin bizleri tutsak ettiği şu daracık odadan dışarıdaki hayatı görebilmek imkansız görünüyor. Oysa hem Platon’un mağara alegorisinde hem de Marx’ın komünist manifestosunda rastladığımız bir şey var idiyse o da çürümüşlüğün ta kendisidir. İşte imkansızlık da çürümüşlüğü atmadan da görebilmek ümididir.

Dünyaya adımımızı attığımızdan beri bu çürümüşlüğün bizleri konumlandırdığı hayatlar yaşıyoruz. Etrafımızda olan bitene bir türlü dahil olamıyor ve aynı zamanda müdahale edemiyoruz. Henüz kemikleşmeden miadını dolduran her şey bizler içselleştiremeden buharlaşıp havaya karışıyor. Fakat insan, ne istediğini bilmesi gereken, ne hissettiğini duyumsaması gereken insan böyle bir buharlaşmaya göz yumabilir mi? Büyük bir hayret gerektirirdi bu. İnsan göz yumamayan hayvandır belki de…

Yaşam koşullarımızı gözden geçirdikçe ve onları içselleştirmeyi başaramadıkça bazı şeylerin farkına varıyoruz. Etrafımızda olup biten onca şey bizlere birer tecrübe olarak dönmüyor. Tecrübe edemediğimiz her şey ise ağır bir külfetten öteye geçecek gibi değil. Nitekim birikim olmadan insan olmaz, muhayyile olmadan insan olmaz, akıl olmadan insanlık medenileşemez. Bizleri dünyaya muteber kılan şeyin aklımız olduğunu yadsıyamayız.

Kim doğrusunu söyler kim yanlıştan yanadır bilmemekle birlikte bazı şeylerin değişmesi gerektiğine inanlardanım. Düzenin içerisindeki çürümüşlüğün farkına varan insanların lafı ne demeye getirdiğimi iyi anlayacağını umuyorum. İster kısa bir muhakeme diyelim istersek de dışarıdan bir eleştiri koyalım adını, bulmamız gereken şey illa itidal!

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Hamza Ergen - Mesaj Gönder

# var, iyi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.