Nasıl Baktığına Bağlı

İnsan yaş aldıkça tesiri kişisine özel hadiseler yaşar. Çoğu zaman bu hadiselere öğrenilmiş kalıplarla yaklaşır, kendince yargılar yapar. Üzerinden zaman geçtikçe bu yargıların çok da doğru olmadığını, aslında birçok şeyin kendi hayrına olduğunu görür.

Elim bir hadisede dâhi olanın şahitliğinde kalıp; elbet vardır bir hayır, bir hikmet diyenler o an için kendi ruh sağlıklarını da korurlar.  Erken karar vermenin çok da isabetli neticeler vermediğini destekleyen küçük bir hikâye eklemek istiyorum.

Zamanın birinde, bir köyde yaşayan  ihtiyar bir adam varmış. Çok fakirmiş. Fakirliğine rağmen kral bile onu kıskanırmış. Zira dillere destan beyaz bir atı varmış.

Kral, bu atı almak için ihtiyar adama neredeyse hazinesinin tamamını vermek istemiş ama ihtiyar adam bir türlü atını satmaya yanaşmamış. “Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı” dermiş hep.

Bir sabah kalkmışlar at ortalarda yok. Atın kaybolduğunu duyan köylüler hemen ihtiyar adamın yanına gitmişler. Yaşlı adama: “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları ve çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın,  bundan sonra ne yapacaksın?” demişler.

İhtiyar: “Karar vermek için acele etmeyin. Bildiğimiz şey sadece atın görünmediği, ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”

Köylüler, ihtiyar adama kahkahalarla gülüp evlerine doğru yol almışlar. Aradan on beş gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş. Meğer at çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki on iki vahşi atı da peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyara, “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil, adeta bir devlet kuşuymuş senin için, şimdi bir at sürün var ne kadar şanslısın.” demişler.

İhtiyar adam: “Karar vermek için yine acele ediyorsunuz. Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu ve bu daha başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”

Köylüler, bu defa ihtiyar adamla dalga geçmemişler ama içlerinden “Bu adamın aklını yitirmiş, yazık” diye alay etmişler. Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyar adamın oğlu, bindiği attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul, şimdi uzun zaman çalışamayacakmış. Köylüler,  toplanıp yine ihtiyar adamın yanına gelmişler ve ona: “Bu atlar yüzünden tek oğlun, artık çalışamayacak. Oysa sana bakacak başka kimsen de yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler.

İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz, o kadar acele etmeyin, oğlum bacağını kırdı, gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Hayat, böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size bildirilmez.”

Bir kaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir orduyla ihtiyar adamın ülkesine saldırmışlar. Kral, son bir ümitle bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyar adamın oğlu dışında bütün genç erkekleri askere götürmüşler. Köyü bir matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini, ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.

Köylüler, yine ihtiyar adamın yanına gelmişler. “Gene haklı olduğun kanıtlandı. Oğlunun bacağı kırık ama, hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler belki asla geri dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer.”

İhtiyar adam, “Siz erken karar vermeye devam edin. Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var, benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah bilir.” Acele karar vermeyin”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Melisa Coşkun - Mesaj Gönder

# hafta, var

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.