Bedenin Varlığını Okuyabilmek-2

Öyle bir nesil ki Asım’ın nesli olsun, öyle bir nesil ki önünde dökülen altınlar karşısında hakkı olmadığına kanaat getirerek aldanmasın, öyle bir nesil ki kendi çocuğuna gösterdiği duyarlılığı kadar olmasa da bir çocuğu okşayacak şefkati kalpte öldürmeden hiç değilse kötülük yapmamsın. Ne olursa olsun güçler nispetinde karınca misali de olsa görevini yapabilme şuurunu yitirmemek asıl maksat olmalıdır.  İbn-i Sina, tahsil hayatının ilk yıllarında matematik derslerini pek kavrayamıyor ve bu derse bir türlü akıl erdiremeyeceğini düşünüyordu. Oysa o on yaşında Kur'an-ı Kerim'i ezberlemiş, ons ekiz yaşına kadar ise devrin bütün ilimlerini en iyi seviyede okuyup öğrenmiş daha sonra ise yüzlerce asrı etkileyecek ilmi buluşların sahibi olmuştu. Bu büyük alim bir gün kırda gezerken bir kuyu görmüş. Kuyunun ağzındaki mermer bilezik, kovayı çeken ipin sürtünmesinden dolayı yarıklarla dolmuştu. Daha çocuk yaştaki İbn'i Sina gördüklerinden etkilenmiş ve kendi kendine şöyle düşünmüş; İp gibi yumuşak bir cisim, nasıl olur da mermer gibi çok sert ve çetin bir taşı böyle keser. Mesele ne olursa olsun yıkılmamaktır, hassasiyetlerde azimli ve inançlı olabilmektir. Her insan bir âlem olduğuna göre ne keşifler ne güzellikler gizlidir o değişik simalarda.  “Açık olanı kapat, kapalı olanı aç.” tavsiyesinde bulunan ölmez değer nükteli Nasrettin Hoca yine neler ifade etmiş acaba?

Ya Gönül Kapısının Anahtarı Mevlâna: “Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç. Ceset hasisliğini bırak ve cömertliği iltizam et.” diyerek hangi hasletlere dikkat çekmemiş ki?

İnsana dünyada hayatını devam ettirebilmesi ve değişimi gerçekleştirebilmesi için kendisine üç temel duygu vermiş Yüce Yaradan…

İnsana menfaati ve faydası dokunan şeyleri elde etmesi için şehvet duygusu, insana zararı dokunacak şeyleri uzaklaştırması için gazap duygusu, yararlı ve zararlı şeyleri, iyiyi ve kötüyü ayırabilmesi için akıl. Bu üç duyguyu yerinde, zamanında ve doğru bir şekilde kullanabilmek!

Ve her zaman olduğu gibi tarih ile ayakta kalabilmek, tarihten esinlenerek konuşabilmek. Bakın Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk Hükümdarlarından II. Murat, İstanbul Fatihi olacak Oğlu Fatih Sultan Mehmet’e adeta bugünü anlatırcasına neleri öğütlüyor: “Bu dünyada üç türlü insan vardır.

Birincisi şudur: Akıl ve fikirleri yerinde, geleceği az çok gören ve düşünen, hiçbir olumsuzluğu olmayan kimselerdir.

İkincisi şudur: Yolların doğru veya eğri olup olmadığını bilmekten uzak kimselerdir. Ama bu duruma kendi istekleri ile değil, çevrenin etkisi ile düşmüşlerdir. Nasihat edildiğinde, kafaları alır ve kabul eder; söz dinlerler. Çoğu zaman duyup işittiklerine uyarak yaşarlar.

Üçüncüsü ise şudur: Ne kendileri bir şeyden haberdardırlar ne de yapılan ikazlara, nasihatlere kulak asarlar. Sadece kendi istek ve arzularına uyar ve her şeyi bildiklerini sanırlar. Bunlar, diğerlerinden daha tehlikeli ve alçaktırlar.

Ey Oğul; Yüce Allah, eğer seni ilk sırada saydığım özellikteki kişiler arasında yaratmışsa, çok sevinirim. İlkinden değil de ikinciler gibi isen sana yapılan nasihatlere kulak vermeni tavsiye ederim. Sakın üçüncü gruba dahil olmayasın. Onlar Allah’a ve insanlara karşı iyi bir durumda değildirler. Hükümdarlar, elinde terazi tutmuş bir kimseye benzerler. Sen, hükümdar olunca teraziyi doğru tutmanı isterim. O zaman, Allah da senin iyiliğini arzular…”

Doğmak hayatın başlaması ise şekilden öte insan olabilmek de mutlu bir hayatın olmazsa olmazıdır.  İnsanı ayakta tutacak bir eseri yoksa hayat sonunda ölmek sadece toprak olmaksa hayat nasıl ölümsüz olsun ki?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yücel Can - Mesaj Gönder

# iyi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Ali Alli - Yüzlerce yıllık tarihimizden güzel örneklerle güzel akıcı bir anlatım. Zor sanırsam Asım ın nesli olmak gayret içerisindeyiz inşallah oluruz

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 16 Nisan 19:33