Artan Kiralar ve Şiddet

Bu hafta sizlere bayramlaşma ziyareti içi bir araya geldiğim değerli dostum Avukat Şenay Geçkil ile sohbet ederken gündemimiz bayram olsa da siyaset, ekonomi derken konumuz şiddet olayları olunca hem köşe yazısı hem de mini bir röportaj tadında paylaşmak istedim. Hukukçu ve Hekim arkadaşlarınız ile bir araya gelince birde aynı memleketten olunca sohbet mutlak onların sosyal hayatları mesleki tecrübeleri ile farklı bir tat almakta.

Son yıllarda, kiraların artması, kira sözleşmeleri üzerindeki baskıyı artırdı ve kiracılar için zorlu bir durum oluşturdu. Özellikle büyük şehirlerde, kira bedellerindeki hızlı yükseliş, birçok kiracının bütçesini zorlayan bir faktör haline geldi. Bu durumda, kira sözleşmeleri hem kiracılar hem de mal sahipleri için önemli bir araç haline geliyor.

Kira sözleşmeleri, kiracıların ve mal sahiplerinin haklarını ve sorumluluklarını belirleyen hukuki belgelerdir. Peki, kiracılar bu sözleşmelerde nelere dikkat etmeli ve haklarını nasıl koruyabilirler? 2024 yılı ile birlikte geçen yıla oranla kira davalarında ciddi bir artış yaşandığını hepimiz biliyoruz. Bu artışın temel sebebi Şenay hanımcım neden kaynaklanıyor? Adli süreçte ne tür zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Değişen ekonomik koşullara bağlı olarak enflasyonun artması, alım gücünün azalması ve kısa vadeli uygulanan devlet politikalarının kiracı- kiraya veren ilişkilerini etkilediğini görmekteyiz.

Özellikle yabancılara taşınmaz satısının artısı da taşınmaz fiyatlarının diğer nedenlerle birlikte hızlı yükselmesine neden olmuştur. Buna bağlı olarak taşınmaz alım bedellerinin yükselmesi kira bedellerini de doğrudan etkilemiş bulunmaktadır. Kira davalarındaki hızlı artısın en temel nedenini ekonomik sebepler belirlemiş olmakla birlikte 11.6.2022 tarih ve 31863 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan 7409 sayılı Kanunun 4. maddesiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa Geçici 1. madde eklenmesi sonucu devletin kira sözleşmelerine müdahale niteliği taşıyan düzenlemesi de dava artısını hızlandırmıştır. Bu maddeye göre 11.6.2022 ilâ 1.7.2023 tarihleri arasında yenilenen konut kiraları bakımından kira artışlarına yönelik olan üst sınır, tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık değişim oranlarının ortalaması yerine yüzde 25’lik sabit bir oran olacak seklinde yapılan düzenleme kiraya verenlerin kira bedeli bakımından beklentilerini karşılamamakta, bu nedenle de kiracı ile kiraya veren arasında hukuki ihtilaflar ortaya çıkmaktadır.

Dava sayısında son yıllarda yaşanan hızlı artış mahkemelerin iş yükünü artırmakta, dava süreci uzamakta bu durum da hem kiracıların hem de kiraya verenlerin mağduriyetine sebep olmaktadır. Kiraya verenler tarafından açılan tahliye davaları mahkemelerin iş yükü nedeniyle çok uzun sürede sonuçlanmaktadır. Davaların uzun süre devam etmesi bazı durumlarda haksız olan kiracıların kötü niyetli olarak uyuşmazlığı yargıya götürmesine yol açmaktadır. Kira davalarında yaşanan uyuşmazlıklarda aslında her iki tarafın da istisnai durumlar hariç olarak haklı olduğunu görmekteyiz. Yargıda iş yüküne sebep olan tahliye davalarının azalması ve barışçıl çözüm yollarının ortaya konulmasının gerekliliği göz önüne alındığında mevcut kanuni düzenlemelerin bu uyuşmazlıkların çözümünde yetersiz kaldığı ortadadır.

 – Kira dava süreçlerinin uzaması taraflar arasında ne tür durumlara sebep oluyor? Günümüzde ev sahibi kiracı arasında bazen ölümle sonuçlanan tartışmalar olmakta ve artan şiddet olayları gündemde temel olarak neden kaynaklanıyor?

-Geç tecelli eden adalette, sonunda hüküm isabetli olsa da geciken adalet zulümdür. Uzun süren yargılama süreçleri vatandaşlarımızın adalete güven duygusunu ciddi manada azaltmaktadır. Bunun bir sonucu olarak vatandaşlarımızın hukuki olmayan yollara başvurmaya başlamaları kaçınılmazdır. Tahliye davalarında yaşanan artış aynı zamanda kira ilişkisinden kaynaklanan kasten öldürme, yaralama, mala zarar verme, hakaret, tehdit ve benzeri suçların artısını da etkilemiştir.

– Ev sahibi ve kiracı arasındaki kira davalarının önüne geçebilmek adına arabuluculuk sistemi devreye sokuldu. Bu sistemin ne kadar faydalı olduğunu düşünüyorsunuz? Bir avukat olarak arabuluculuk sistemine nasıl bakıyorsunuz? Avantajları ve dezavantajları sizce nelerdir?

1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren ve kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk düzenlemesi ile ekonomik koşullar sebebiyle artan kira uyuşmazlıkları davalarındaki yargının yükünü azaltmak; barışçıl şekilde ve kısa sürede arabuluculuk süreci ile de kira uyuşmazlıklarının nihayete erdirilmesi hedeflenmiştir.

Öncelikle, arabuluculuk sistemi birçok dünya ülkesinde uzun yıllardan bu yana uygulanmakta ve etkili sonuçlar elde edilmektedir. Ancak arabuluculuk uygulamasında sonuç elde edebilmenin en önemli şartı tarafların serbest iradeleriyle barışçıl çözüm yolunu tercih etmeleridir. Kanuni düzenlemelerle zorunlu olarak bir araya gelmek zorunda olan tarafların anlaşma ihtimali zayıftır.

Ayrıca, zorunlu arabuluculuk uygulaması, arabuluculuk sürecine güvenmeyen veya sonuç almayacağını düşünen taraflar için bir endişe ve zaman kaybı kaynağı olarak görülebilir. Bununla birlikte, bazı durumlarda arabuluculuk uygulaması etkili olabilir ve taraflar arasında anlaşma sağlanmasına yardımcı olabilir. Ancak, zorunlu arabuluculuk uygulamasının her durumda ise yarar ve adil bir çözüm getirdiğini varsaymak doğru değildir. Bu nedenle kira uyuşmazlığından kaynaklanan davalarda zorunlu arabuluculuk uygulamasının faydalı ve etkili olduğu kanaatinde değilim.

 – Kira davalarının artışını engellemek adına hukuki düzende ne tür önlemler veya değişikliklere gidilmelidir? Kira davalarında adli süreçte veya öncesinde eksik gördüğünüz noktalar var mıdır?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen kiraya ilişkin hükümlerde, zamanla değişen ihtiyaçlara uygun olarak yeniden yasa değişikliği yapılması zorunluluğu doğmuştur. Özellikle birçok tahliye davasının konusunu oluşturan adi yazılı şekilde düzenlenen tahliye taahhütnamelerine geçerlilik şartı olarak noterlikçe düzenlenme koşulu getirilmelidir. Bununla birlikte kiraya verenlerin, taşınmazlarını kiraya vermeden önce kiracılarından bos olarak tahliye taahhütnamesi alarak dilediği zaman kiracısını kötü niyetli olarak taşınmazdan tahliye etme girişimi de engellenmiş olacaktır. Ayrıca kira davalarında adli süreçlerin daha hızlı ve etkili bir şekilde yürütülmesi için yargısal altyapının güçlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, kira davalarında zorunlu arabuluculuk yerine ihtiyari arabuluculuk gibi çözüm yollarının daha fazla kullanılması teşvik edilebilir. Son olarak uzun yargılama süreçlerinden kötü niyetli olarak faydalanan yahut uyuşmazlığı açık ve öngörülebilir şekilde haksız olarak mahkemeye taşıyan kişilere adli ve idari yaptırımlar uygulanması gereklidir.

Sorular haricinde eklemek istediğinin başka bir şey olursa memnuniyet duyarım Senay Hanımcım? Teşekkür ederim hemşerilerimizin ve okuyucularımızın Ramazan Bayramını Kutluyorum.

MEMLEKET İSTERİM

Memleket isterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

 

Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

Cahit Sıtkı TARANCI

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Esra Ser - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.