Vedalar!

Vedalar, büyük ayrılıkları hatırlatır bana! Giden otobüslerin ardında kalanları, tren garlarını, gidip de dönmeyenleri hatırlatır bana! Vedalar, çocukluktan kalan acıları, gençlik sevdalarını, ilk heyecanları ve de son bakışları hatırlatır bana! Vedalar çok şey hatırlatır bana!

Hangimizin içinde derin yaraları hangimizin içinde vedaların bıraktığı izleri yok ki! Kimimiz bir otobüs camında bıraktık umutlarımızı, kimimiz bir yol kenarında yitirdik sevdiklerimizi. Kimimiz ise doğuştan bir vedayla başladık hayata. Kimimiz ise hiç kavuşamamanın acısını her vedada bir kez daha hissettik. Giden her yolcuda bir kez daha içimiz parelendi. Üzülen her yürekte bir kez daha yenildik cihanı aleme!

Vedalar, insanların bu dünyadaki gözyaşlarının kalesidir zannımca. Zira insan, en çok vedalarda döker içine. Belki de bir daha hangi vakit karşılaşacağını bilememenin hissiyatıyla döker içine içine!

Vedalar, insanların sessiz haykırışlarıdır. Özlemek dediğimiz illetin aslında en derin hissedildiği yerdir. Özlemenin yürek çırpınışlarında kanatlandığı yerdir! Vedalar, kanadı kırıkların yuva yaptığı yerdir. Gidenin ardında ne bıraktığını unutup kalanın acıyla kavrulup büyüdüğü yerdir. Vedalar, insanın acıya acıya kanadığı yerdir.

Veda kelamının yüreğini incittiğini her canı kucaklarken sözlerimi kalemimden dökülen bir şiirimle sonlandırmak istiyorum:

Çok özlediğim bir vakitten yazıyorum,

Uzun zamandır yazmadığımı fark ettim de içimde bir yürek parelendi,

Bilirsin, sen benim yürek penceremin pervasızın!

Sensizlik bir yürek çığlığıdır bende!

Beraber şiir okuduklarımızı bir bir anımsar,

Kelam derinlerinde sana mısralar dizerim,

Nereye virgül koysam orada içimin teli ağlar,

Sen benim dinmeden akan hece yaşımsın!

Bir gazlambasının ışığında mektuplar sıralıyorum sana,

Her birinin ucuna ervah-ı ezeli mühürlüyorum,

Gelemeyecek olmanın çaresizliği midir nedir bu bendeki,

Kalbimin yörüngesini değiştiriyor,

Dalıp dalıp olduğun bulutlara gitmek istiyorum,

Şimdi sen olsaydın avuçlarının arasına gülen gözlerimi alıp merhametle bakardın,

Şimdi sen olsaydın bütün insanlık sen kokardı,

Şimdi sen olsaydın Tuba; gözlerinin içi çiçek açan o kız olurdu,

Şimdi sen olsaydın hiçbir veda bu kadar acıtmazdı yürek penceremi,

Şimdi sen olsaydın,

Eğer sen olsaydın!

Vedaların sizi tüketmediği bir ömür diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum!  Yüreğiniz zeval görmesin! Kalın sağlıcakla!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuba Coştu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.