Asla Yalnız Değilsin

En büyük fobim karanlıkta tek başına kalmaktır, dedi. Akşam olunca bu korku içimi bir sarmaşık gibi sarar. Sağımda solumda kimse yoksa işte o zaman kaosa döner akşamlarım. Bunu söylerken bile gözlerini kocaman açtığını, soluğunun arttığını ve ellerinin titrediğini müşahede ettim. Tuttum ellerini ve şunu söyledim:

Yanındayım her zaman böyle hisset lütfen!

Bu rahatlatır mı beni?

Sana bağlı…

Ağaçlardan düşen yaprakların çıkardığı ses bile beni ürkütür geceleri. Rüzgârın ıslığı, kuşların  cıvıltısı, böceklerin kımıltısı…  Uzaktan uzağa yanıp sönen ışıklar, belli belirsiz gelen köpek ulumaları, gökten ağıp düşen yıldızlar… Uzatabilirim korkuma sebep olabilecek şeyleri. Sadece bahane tabii ki bunlar. O korku içimde, sinmiş hücrelerime değin. Nasıl azat olacağım beni içten içe yiyen bu korkumdan?

Korku insana mahsus bir şeydir. Bunu gayet doğal görüyorum. Herkes bir şeylerden korkar: yılandan, böcekten, karanlıktan, yalnızlıktan… Uzar gider bu mevzu böyle. Bunun üstesinden gelebilir ama insan. Üstüne üstüne gidebilirse emin ol o korkudan eser kalmaz bir daha. Sudan korkan birisini suya iteceksin. Yüksekten korkan birisini aşağı atacaksın yüksek bir yerden. Mesela yılandan mı korkuyorsun tutup dokunacaksın yılana.  Karanlıktan mı korkuyorsun en zifiri karanlığın ortasında kalacaksın.

Nasıl olacak bu peki?

Ne yapacağımı biliyorum, dedi gülerek.

Sahi merak ettim. Bu korkuyu yenmem için ne yapmam gerekir ve sen bana nasıl yardım edeceksin adam?

Bekle, dedim.  “Lakin hiç itiraz etmeyeceksin bana ve  asla soru sormayacaksın.”

Tamam, dedi gayet masumca.

Ben hep yanında olacağım bunu da aklından çıkartma!

Tamam.

Hızla ayağa kalktım. Böyle fevri hareket etmem onu şaşırtmıştı. Soru soramayacaktı ve bana bırakacaktı kendisini. İnsan güvendiği biri oldu mu yanında ona güveni de dağ kadar olur. Elleri ellerinde olursa uçurumun kenarına dahi yürürdü öyle. Her yere gider insan güvendiğiyle. Okyanusun dibine, yanardağın ağzına, dünyanın en ucuna, çölün ortasına… Şu an ki hali böyleydi. Bendeydi yani. Arabanın anahtarını masanın üstünden aldım. Elini tutup birlikte dışarı çıktık. Hiçbir şey demiyordu. Sadece ne yapacağımı merak ediyor ve kendisini kayıtsız şartsız benim ellerime bırakıyordu.  Ben de hiç renk vermeden arabanın yanına kadar gittim onun ellerini tutarak. Sonra arabanın kapılarını açtım kumandayla. Arabanın bagajını açmak için de kapıdaki düğmeye bastım.

Ne? Dedi. Anlamıştı ne yapacağımı.

Onu korktuğu ateşin içine atacağımı, ürktüğü suya batıracağımı, çekindiği uçuruma iteceğimi… Ama sustu hiçbir şey demedi. Korkusuyla yüzleşeceğini anladı ve bu imtihanı nasıl vereceğini düşündü. Ne olursa olsun onun yanında olduğumu biliyordu. Belki de buydu onu rahatlatan. Bilmiyorum.

Soru yok, dedim. Onu kucakladığım gibi bagajın içine koydum ve bagajı kapattım.

Karanlığın içinde tek başınaydı işte. Arabanın ön koltuğuna geçip oturdum ve ona seslendim.

Kuşum, buradayım.

Biliyorum orada olduğunu.

Ne olursa olsun, nerede olursan ol.

Karanlığın en dibinde dahi olsan sesimi duy lütfen.  Yanında olmasam da hisset beni ve içinde sesimi duy: “Yanındayım.” dediğimi. Beş dakika kaldıktan sonra açtım bagajın kapısını ve onu çıkarttım bagajın mahpusluğundan. Gayet sakindi.

Mesajımı aldın mı? Dedim ona.

Evet, dedi. Yanımda olmadığın vakitlerde kalırsam eğer karanlığın içinde senin sesini duyacağım ve yalnız olmadığımı hissedeceğim.

Evet tam da bu!

İçindeki aşina sesler senin yalnız olmadığını ve bu köhne yeryüzünde seni düşünen birilerinin de olduğunu hatırlatacaktır sana. Ben bunları söyleyince gözlerinin nisan bulutları gibi dolduğunu ve birazdan sağanak şeklinde yaşların güzelim gözlerinden döküleceğini anladım. Ve kendimi onun yağmurlarına şemsiyesiz bir şekilde bıraktım ve baştan ayağa sırılsıklam oldum onun gözyaşlarında.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürhan Gürses - Mesaj Gönder

# insan

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.