Çek İptali ve Çekin İadesi Davası

Bir çekin kaybolması ve kötü niyetli kişilerin eline geçmesi halinde kişi öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinden ödeme yasağı talep etmeli. Sonrasında çekin iptali veya kimde olduğu biliniyorsa çekin iadesi davası açması gerekmektedir.

ÇEK NEDİR?

Çek, kıymetli evrak niteliğine sahip, bir düzenleyen, bir lehtarın ve ödeme tarafında ise bir muhatap yani bankanın bulunduğu üçlü bir havale ilişkisini barındıran, bir alacak hakkını içeren kambiyo senedi türüdür. Keşideci, bir çek düzenleyip işleme sokarak; çekin hamiline çek bedelini tahsil yetkisini, muhatap bankaya ise keşidecinin banka nezdindeki hesabından alınacak çek bedelini lehtara ödeme yetkisini vermektedir. Çekte diğer kambiyo senetlerinin aksine muhatabın mutlaka bir banka olması gerekir ve bu çeklerde bankalar tarafından basılan çek karnelerinin kullanılması gerekir. Çek ticarette çok sık kullanılan bir ödeme aracıdır.

ÇEKİN ZAYİ OLMASI

Kambiyo senetleri Türk Ticaret Kanunu ile düzenlenmiştir. Kambiyo senetlerinden biri olan çek her ne kadar TTK’de düzenlenme alanı bulsa da, günümüzde en yaygın kullanımı olan kambiyo senedi çek olduğundan, ayrıca çek kanunu da düzenlenmiştir. Bu sebepledir ki çekin zayi olması durumu sıkça rastlanılır bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Çekin zayi olması kelime anlamı olarak; çekin kullanılamaz hale gelmesi veya çek sahibinin elinden rızası dışında çıkması durumlarıdır. Bu tanımlama TTK m. 757 ve m.792’deki ifadelerden anlaşılmaktadır. Sel deprem gibi doğal afetler sonucu çekin yok olması, çalınması, okunamayacak ölçüde tahrip edilmesi başlıca örnekleridir.

ÇEKİN ZAYİ OLMASI HALİNDE YAPILMASI GEREKENLER

TTK m.757’ deki düzenleme ile çekin zayi olması halinde yapılacak ve başvurulması gereken hukuki yollara ilişkin düzenleme yapılmıştır. İlgili kanun hükmü şu şekildedir: “(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. (2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir.” denmektedir. Bir çekin kaybolması ve kötü niyetli kişilerin eline geçmesi halinde kişi öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinden ödeme yasağı talep etmeli. Sonrasında çekin iptali veya kimde olduğu biliniyorsa çekin iadesi davası açması gerekmektedir.

ÖDEME YASAĞI

Öncelikle, yukarıda da bahsettiğimiz zayi sebeplerinden çalınma, yağma, kaybolmanın varlığı halinde çek sahibi, çek üzerinde zilyetliğini kaybetmesi söz konusu olacağından, çeki ele geçiren kişinin kötü niyetli olarak hak talep etmesinin önüne geçmek sebebiyle TTK m. 757/1’e göre muhataptan derhal ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, ödemeden men edilmesi talebinde bulunmalıdır. Önemle belirtmek gerekir ki ödemeden men talebi çekin ibraz süresi içinde verilmelidir. Ödeme yasağı talep edebilecek kişiler TTK m.757 ‘de açıkça düzenlenmese de “iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi” denilerek aslında çek zilyedinden bahsetmektedir. Ve fakat tek kriter bu değildir. Ödeme yasağı talep edecek kişi, Çekin irade dışı elinden çıktığı anda çek üzerinde meşru hakkının bulunduğunu da ispat etmelidir. Anlatılanlar ışığında varılan sonuç ise ödeme yasağı talebinde bulunacak kişilerin lehtar veya hamil olacağı yönündedir. Çekin ticaret hayatında aktif olarak kullanılıyor olması dikkate alındığında Ödeme yasağı talebi için görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.

İPTAL DAVASI

İptal davası TTK m.651 ; “(1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. (2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.” Hükmü ile düzenlenmektedir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere çekin iptali için dava açılmasının ilk şartı, çekin zayi olmasıdır. Zayi olma kavramı esasında, çek hamilinin elinden rızası dışında çıkması sebebiyle ibraz edilemeyecek hale gelmesi veya okunamayacak derecede yıpranmış olması anlamındadır. İptal davası ile iade davasını birbirinden ayıracak en önemli husus ise, iptal davası açılabilmesi için çeki elinde bulunduran kişinin kim olduğunun bilinmemesi gerekmektedir. Çekin iptali için gereken diğer bir şart ise, çek üzerindeki zilyetliğinin yeniden iktisap edilmesinin mümkün olmamasıdır. Çekin zilyetliğinin kalıcı olarak yitirilmiş olması gerekmektedir. İptal davası açılması için görevli mahkeme, yine kanunda açık olarak düzenlenmemekle birlikte Yargıtay’ın içtihatlarında da benimsediği üzere asliye ticaret mahkemesi olarak kabul edilmektedir. TTK m. 760 iptal davasında ilan aşamasını düzenlemektedir; “Mahkeme, dilekçe sahibinin, poliçe elinde iken zıyaa uğradığına dair verdiği açıklamaları inandırıcı bulursa, verilecek ilanla, poliçeyi eline geçireni, poliçeyi belirli bir süre içinde getirmeye davet ve aksi takdirde poliçenin iptaline karar vereceğini ihtar eder.” ilan yoluyla ulaşılmak istenen sonuç çeki elinde bulunduranın ortaya çıkmasını sağlamaktır.  Yapılacak ilanın ne şekilde yapılması gerektiği TTK m. 762’ de düzenlenmektedir; “(1)Poliçenin getirilmesine ilişkin ilan, 35 inci maddede yazılı gazete ile üç defa yapılır. (2) Özellik gösteren olaylarda, mahkeme, uygun göreceği daha başka ilan önlemlerine de başvurabilir.”

Bu hüküm emredicidir. İlanın Ticaret Sicili Gazetesi ile 3 defa yapılması gerekmektedir. Çekin mahkemeye tevdii edilmesi için yapılacak ilanın süresiyle ilgili düzenleme ise TTK m. 761’de düzenlenmekte olup, çekin mahkemeye tevdii edilmesi için verilen süre en az 3 ay en çok 1 yıldır. Sürelerin başlangıçları ise vadesinin gelip gelmediğine göre değişiklik gösterecektir. Vadesi gelen çekin ilan süresinin başlangıcı; ilk ilan gününden itibaren, vadesi gelmeyen çekin sürelerinin başlangıcı ise vadesi gelmesinden itibaren başlamaktadır. Konuyla ilgili bahsedilmesi gereken son husus ise ilanın sonuçlarıdır. Yapılan ilanın sonucu, çekin mahkemeye getirilmesi veya ilanın sonuçsuz kalması olarak iki başlık altında incelenmelidir. Çekin mahkemeye getirilmesi durumunda, mahkeme dilekçe sahibini iade davası açması için uygun bir süre verecek, İlanın sonuçsuz kalması durumunda ise mahkeme tarafından çekin iptaline karar verilecektir.

İADE DAVASI

Çekin kaybolması halinde eğer çekin kimin elinde olduğu biliniyor ise burada da çekin iadesi için dava açılması gerekir. Bu husus kanunda m.758’de düzenlenmiştir: “(1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir. (2) Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.”

Çekin iadesi davasında esas olan poliçeyi ele geçiren kişinin bilinmesidir. İptal davası sonucu yapılan ilanda çeki elinde bulunduran kişi, çeki mahkemeye ibra ederse dilekçe sahibi artık TTK m758 f.1 uyarında uygun bir sürede iade davası açması gerekmektedir.  İade davası açılabilmesinin diğer bir şartı ise çeki ele geçiren kişinin kötü niyetli veya ağır kusurlu olmasıdır. Bu husus TTK m. 792 deki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790’nıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adem Aydın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.