Geçmişten Günümüze Patentler ve Markalar

Kutsal belde Kâbe’nin albenili Elazığ Alacakaya Vişne Mermerinin patent elbisesi giymesi. Öyle ki mermerlerimizin kullanıldığı yerler arasında kutsal belde Kâbe geliyor. Hatta kıtalar ötesinde Beyaz Sarayın süsü olmuş vişne mermeri. Elazığ’ın can damarı beş kıtada otuz ülkede alıcı buluyor kendisine. Bir noktada dünyanın bor zengini olan Türkiye misali, Elazığ da mermer ve yer altı kaynakları ile adeta bir hazine. Patent ve marka adına güzel bir örnektir mermerlerimiz…

Türk Patent Enstitüsü’nün “Yörenize Özgü Ürünleri Başkaları Sahiplenmesin” sloganında markalaşmayı bekleyen ürünler arasında veya tescil sırasını bekleyenler arasında Elazığ var mı diye bir bakıyorsunuz hiç de arzu ettiğiniz gibi değil. Ama sevindirici olan eskiye nazaran daha iyi bir konumda olmak sevindirici tabi ki.

Elazığ İli Merkez İlçesi, Arıcak, Alacakaya, Ağın, Baskil, Karakoçan, Keban, Kovancılar, Palu, Sivrice ve Maden ilçelerinde yetişen öküzgözü üzümünü ''menşe adı'' olarak tescillenerek patentinin alınması sevincimizin bir sebebi. Bölge ekonomisi açısından vazgeçilmez olan Elazığ öküzgözü üzümünü diğer bölgelerde yetişen üzümlerden ayıran en önemli özelliği ise çeşide özgü tadı, orta kalın kabuklu ve bol şıralı oluşuymuş.

Mesela sadece gıdanın bir yönüyle Ankara Ticaret Odası ile Ankara Patent Bürosu, Türkiye'nin Lezzet Haritasını çıkardığı lezzet haritasına göre Türkiye, 2205 çeşit yöresel yiyecek ve içecekten oluşan zengin mutfağıyla lezzetli patentler ve markalar ülkesi. Çeşit açısından Türkiye'nin en zengin mutfağına sahip olan il ise Gaziantep. Ya ikinci il hangisi dersiniz?

Hani tabelalar ile zihinlerde yer alan Adana mı, Urfa mı, Bolu mu, yoksa neresi?

Lezzet haritasının ikinci sırasında ise tam 154 çeşit yemek, tatlı ve içeceği ile Elâzığ mutfağı geliyormuş. Fasulye çorbası, lobik çorbası, anamaşi, kelecoş, taraklik, kindik köfte, küncülü köfte, muhaşerli köfte, işkene, sapan dolmasi, kibe dolmasi, çaypalasi, pirpirim borani, tavşan üfelemesi, kirmanli pilav, simit pilav, nohut ekmeği, fodula, zarafat, patila, heside, dolanger, hürriyet kadayifi, orcik, pilit ve gah, Elaziğ'in ünlü yemekleri arasinda yer aliyormuş. Sahi yöresel bu yemekleri bizler ne kadar biliyoruz, memleketimizi ziyarete gelenlere bu yiyecekleri yedirebiliyor muyuz?

Şimdi tablonun bir diğer tarafındaki paylaşılamayanlara, ortak olanlara gelelim.

Paylaşılamayan yiyeceklerin basında çiğ köfte ve künefe geliyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya özgü olup bütün Türkiye'nin tanıdığı bir yiyecek olan çiğköfte'ye, Urfa, Adıyaman, Batman, Mardin ve Osmaniye sahip çıkıyor, ama Elazığlıların çiğköftesini de yabana atmamak gerekir. Hatay ve Elazığ arasında ise bir künefe tartışması başlamıştı bir ara. Bu arada keşkek ya da he(a)lise" de çok sayıda ilimizin mutfağında yer alıyormuş. Afyon, Ağrı, Amasya, Ankara, Balıkesir, Bilecik, Bitlis, Bursa, Çankırı, Çorum, Denizli, Elâzığ, Mardin, Muğla, Ordu, Samsun ve Tunceli, keşkek'in özel yemek sayıldığı iller arasındaymış.
Bir de Elazığ’da da olup başka illerin mutfağında olanları da unutmamak gerekir. Batman- Bumbar, Bingöl- Dut pekmezi, Çorum- Leblebi, kömbe, Diyarbakır- Karpuz, Erzincan- Tulum peyniri, Gümüşhane- Dut pekmezi, dut pestili, Kahramanmaraş- tarhana, paça, bastık, Kars- Bal, kaymak, Kırıkkale- kömbe, Malatya- Kayısı, gurut çorbasi, anali-kızlı, Mardin- Badem şekeri, ceviz sucuğu, Osmaniye- etli kömbe, Sakarya- Pekmez, Tunceli- Şavak tulum peyniri, Pülümür balı, kavut, patila. Sahi bunlar aynı veya değişik isimlerle Elazığ’da da var.

Ya tartışma götürmeyen ürünlerimizin patentleri nerde acaba?

Mesela çedene kahvemiz, Ağın leblebimiz, beyaz biberimiz, kuyulu çileğimiz, kirazımız, paşa armudumuz, üzümümüz, orciğimiz ve orcik şekerimiz, Harput Köftemiz, gömbemiz, çayda çıramız, sekiz köşeli şapkamız, Mollaköy kavunumuz, Aşvan Karpuzumuz…

Görünen o ki patent ve marka sahiplenmeleri hız kazanacak gibi. Bu anlamda Elazığ özelliklerini patent elbisesi ile farklı kılarak bu yarışta yerini alma adına markalar şehri ünvanı ile kendinden söz ettirmelidir. Çünkü Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), kentin kalkınma alternatifleri kapsamında hazırladığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği`ne (TOBB) sunulan raporda, bugün ve gelecek adına kent için öncelikli yatırım alanlarının mermer, maden, tarım ve hayvancılık, su ürünleri, turizm ve yöresel gıda ürünleri olarak belirliyor. Çölleşen, fakirleşen, kaynakları bir bir azalan dünyada en zengin değerlerin Elazığ’da olduğunu neden fark emiyoruz ki acaba?

Elazığ potansiyeli, kaynakları olan özel ve güzel bir şehir. Patentler, markalar, tescil söz konusu ise aması keşkesi var Elazığ’ın…

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yücel Can - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.