Oluruna Bırakmak

İnsan, hayatta her istediği şeyi yapamaz; her isteğine ulaşamaz, kimi zaman istek ve arzuları bir kenara bırakıp işi oluruna bırakmak herkes için daha hayırlı olabilir.

Her insan, hayat yolculuğunda birçok zorlukla karşılaşıyor. Zorlukların üstesinden gelmenin en tesirli yolu sabır ve sebattır. Diretmek, inatlaşmak ve muhteris olmak sorunları daha da girift hale getirebilir. Çok ısrarcı olmanın, arzu ve heveslere vakti geldiğinde gem vurmamanın acı sonuçları olacaktır. Elbette ki başarma ve hedeflere ulaşma yolunda her türlü gayret ve çalışmayı göstermek oldukça mühimdir. Kimi durumlarda ısrarcı olmanın faydaları da vardır. Çünkü başarı gayrete müpteladır.

Hayat yolculuğunda neyin iyi neyin kötü olduğu göreceli bir kavramdır. Bize göre en âlâ olan belki de karşımızdaki için o kadar da önem atfetmiyor olabilir. Olaylara ve durumlara hangi zaviyeden baktığımız, olaylar ve durumlar hakkındaki görüş ve düşüncelerimizi derinden etkileyecektir. Zira bizim değerlendirmemiz ve nihai kararımızdan diğerleri hoşnut olmayabilir. İşte tam da bu noktainazardan olayları değerlendirdiğimizde bazı şeyleri oluruna bırakmak daha isabetli bir karar olacaktır. Ne kadar hüsnüniyetle yola çıkmış olsak dahi karşımızdaki için yaptıklarımız bir anlam ifade etmeyecektir. Tekmil çalışmalarımız sonucunda, beyhude bir çabanın ve yıpranmışlığın içinde dönüp durmaktan başka bir şey elde etmemiz mümkün değildir.

Hayatı ve yaşadıklarımızı derinlemesine tahlil etmek, aşırı sorgulamak ve iyiye güzele ulaşma yolunda rijit davranmak yaşamı bir çileye dönüştürebilir. Çilekeş bir yaşam mutsuzlukla birlikte karamsarlığı da yaşamımızın bir parçası haline getirir. Hâlbuki zaman zaman hayatı umarsızca yaşamayı bilmeliyiz. Zaman her şeyin ilacıdır, diye güzel bir söz vardır. Zamanla acılar, kederler, yalnızlıklar, korkular yavaş yavaş yerini ümide bırakır. Umulmadık bir anda ümidimiz, hayallerimiz, yaşama sevincimiz yeniden yeşerir; filizlenir. Yaşama bu noktadan sıkı sıkı sarılmalı yeni yol haritamızı belirlemeliyiz. Hayat, durağanlığı sevmez; bilakis sürekli bir devinim halindedir.

Gün olur alıp başımızı gitmeyi bilmeliyiz. Nedenini ve sonucunu çok da irdelemeden yaşamalıyız sayılı günlerden müteşekkil olan hayatı. Azgın suların akışında muhakkak surette tutunacağımız bir ağaç parçası, bir kayalık bulacağız. Zümrüdüanka kuşu gibi o anda küllerimizden yeniden doğmayı bilmeliyiz. Muhakkak surette hayat bu fırsatları bize sunacaktır. Sahip olduğumuz zenginliklerin ve bizlere bırakılan mirasın yekûnundan zorlukları çıkardığımız zaman inanın elimizde külliyatlı bir sermaye kalacaktır. Bu sermayenin kıymetini bilmeli, kanaatle ve tamahkâr olmadan sermayemizi artırma gayreti içinde olmalıyız.

Oluruna bırakmak lazım hayatı. Yaşam senaryosunu bizler yazmadığımıza göre bizlere verilen rolü en iyi şekilde oynamalıyız. Rolün büyüklüğüne ve küçüklüğüne bakmadan her daim başrol oynar gibi oynamalıyız figüranlığı. Bir nevi hayatın hamallığını yapmalıyız, sonunda bir paye olmadığını bile bile. Ancak bu şekilde zorlukların üstesinden gelebiliriz.

Oluruna bırakmak lazım kimi zaman yaşam döngüsünü. Kim bilir belki de bizim bildiklerimiz yanlıştır. İnsanları düzeltme ve onları iyileştirme gayretlerimiz gereksizdir. Diyalektik düşünme tarzını benimsemeliyiz. Her şeyi karşıt görüşleriyle değerlendirmeli, ona göre kararlar almalıyız. Doğru ve yanlışları sentezleyip bu minvalde yaşam çizgimizi belirlemeliyiz belki de.

Oluruna bırakmadığın zaman sonuç elde edemiyorsan akıntıya kürek çekmenin bir manası var mı? Havanda su dövmenin kime ne faydası olacak? Elhak insanlara yardım etmek bir erdemdir, İnsanlığın fıtratında olması gereken bir durumdur. Ancak insanların kapları doluysa veya insanlar öyle olduğuna inanıyorlarsa elden ne gelir, dolu kabın alacağı bir şey yoktur. Bu durumda yapman gereken yegâne şey işi oluruna bırakmaktır. Bundan mütevellit bir durumda üzülmenin ve kendini paralamanın da bir anlamı yoktur.

Kimi zaman darıdünyayı oluruna bırakmak lazımdır. “Selimi” mahlaslı Yavuz Sultan Selim’in dediği gibi:

Gamına gamlanıp olma mahzun

Demine demlenip olma mağrur

Ne dem baki ne gam baki ya Hû

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ümmü Gülsüm Tütüncüoğlu - Çok güzel yazmışsınız yüreğinize sağlık

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Şubat 00:00