02.07.2022, 13:52

Kitle Psikolojisi

Erkeklerimiz çay ocaklarını terk edip kafelere, kadınlarımız ise salça yapmayı bırakıp şarküterilere koştuğundan beridir yerli ve milli karakterimizi kaybettik. Kaybettikçe, bak Allah bela vermiyor, deyip daha da azgınlaştık. Azgınlaştıkça bireyselleştik. Kardeş kardeşi, ana baba çocuğunu tanımaz, sorunuyla ilgilenmez, insanlığı ve kişiliği için de çaba sarf etmez oldu.

Cemaatten cemiyete döndüğümüz şu yirmi birinci asır, bizlere kitle psikolojisi kazandırmış oldu. Sürü desek ayıp olur diye kitle diyorum. Çünkü ben insanlara, tavrı, tarzı, düşüncesi ne olursa olsun hakaret etmekten imtina eden, bundan haya duyan biriyim. Ben kitle dedikçe siz sürü anlarsanız, buna kızmak da haddime değil tabii ki.

Bu psikolojiyi tetikleyen konformizm yani uygitsincilik hastalığı bir şekilde sosyal medya, yerel medya, ulusal medya gibi tüm medya unsurlarıyla empoze edilip duruyor. İnsanlar kümeleştirilmek suretiyle berhava ediliyor, bertaraf kalıyor. Bu konuda çok güzel analizleri bulunan Gustave Le Bon’un Kitle Psikolojisiyle ilgili yaptığı çalışmaya bir göz atmak istiyorum. Kitlelerin duygu ve ahlakçılığı ile alakalı beş noktaya değiniyor elin Fransız’ı.

Birincisi, kitlelerin tahrik olma potansiyelinin yüksekliğidir diyor. Bu durum dışarıdan gelen tahriklerin, şahsi çıkarlarımızı reddedip kitle çıkarlarına karşı savunma yahut ataklaşma durumu ile ilgili. Böyle bir iş söz konusu olduğunda, o kitle içerisinde bulunan her birey yanındaki insan kalabalığına güvenmek suretiyle her şeyi yapabilir. Linç girişimleri bu durumun en belirgin özelliğidir. Linçte bulunan bireylerin hepsi son olan öldürücü darbenin kendilerinin vurduğu olmadığına inanır ve bu da içsel rahatlamaya yol açar. Teker teker sorulduğunda öldürme niyeti olmayan linç halkı, birlikten kuvvet doğacağı ilkesini düşünmeyerek, gözlerini karartmış bir şekilde insan öldürebilirler.

İkincisi, kitlelerin kolay telkin altına alınması. Çabuk inanılırlık, kolay kandırılma diyebiliriz. Hatta kitlelerin şahitliklerine dahi güvenmemek gerek diyor. Birbirini gaza getiren insanlar topluluğu, ne kadar gerçekten bahsedebilir ki. Belirli bir konuma odaklanmış insanın haline benzer bu. Etrafındaki onlarca uyarana rağmen kaza yapan sürücü de bu kategoridedir. Yol çalışması levhasına rağmen kaza yapan binlerce vatandaşımız olduğunu biliyoruz. Bu sebeple kitlelerin belirli bir duruma adapte olmuş olması onları çabuk inanmaya daha doğrusu duyduğu her şeye inanmaya sevk edecektir. Çünkü tek doğrusu odağında bulunan şeydir.

Üçüncüsü, kitlelerin duygularındaki abartıdır. Kararsızlık durumları, şüphelenmeme durumu ve fanatizm. Duygular aşırı noktalarda yaşanınca, buna bir de inanılırlık eklenince, çok çabuk da etkilenme sebebiyle, bir anda çağlar açıp/kapatabilir kitleler. Fakat doğruluğu konusunda oturup tartışmak gerek. Bir üstte bahsettiğim kolay telkin ile inanılan şey acilen duygusal bir duruma indirgenir ve akıl ile düşünmekten ziyade duygu yoğunluğuna sebebiyet verir. Buna ise örnek olarak vatan aşkını vermek istiyorum, her ne kadar linç edilmeyi göze alsam da. Vatan Türkler için uçsuz bucaksız, uğrunda ölünebilen, şeref ve haysiyet kavramlarının birleştirildiği yegâne durumdur. Tabii ki vatansız yaşanamayacağını hepimiz biliyoruz fakat bu durumu duygusal duruma getirmekten ziyade (Kızılelma ülküsü gibi) daha mantıksal çerçevede tartmalı ve vatanın bize neler kazandırıp neler kaybettirdiğini görebilmeliyiz. Vatan kelimesine ayrı bir anlam yüklemeli ve vatanın cansız bir durum, insanın ise canlı bir varlık olduğuna kani olabilmeliyiz. Vatan bize zarar veriyorsa ne kadar vatandır sorusuyla muhatap olmalıyız. O zaman vatanı olduğu gibi değil istediğimiz gibi bir konuma sürükleme şansı elde edebiliriz.

Dördüncüsü, kitlelerin hoşgörüsüzlüğü, tutuculuğu, lider karşısında boyun bükmesi denilebilir. Bu durum inkılaplara kapalı bir sermaye oluşturur, lider için. İlerleme ve değişimlere tamamen kapalı bir hal alır. Hoşgörüsü bulunmayan toplulukların yeniliklere kapalı olması, bu çağda, teknolojinin gerekliliklerine cevap vermeme gibi bir unsur oluşturur. Ülkelerinde teknolojiyi yönetemeyen liderlerin geleceğe yön verebilmesi ise çok zordur ve yıkılabilirlik eşiğini yükseltecek bir durum meydana getirir.

Beşincisi ve sonuncusu, kitlelerin ahlakı, küçük bir aristokrasi tarafından telkin edilir. O aristokrasi (lider ve ekibi) ne demiş ise, o, odur. Çünkü kitleler aklıyla düşünmez hayaller ve propagandalar ile yaşarlar. Kitle içerisinde yönetici, ister lider isterse de ekip olsun, baskın ahlakı bir üst seviyeye taşıyamadığı sürece bulunduğu konumda kalmaya tutukludur. Bu tutukluluğun, medeniyeti bir yere taşıyamayacağı ise aşikardır.

İşte elin Fransız’ı bunlardan bahsedince ben de kendi çapımda ve günümüz şartlarıyla sizler için yorumlamış oldum. Bugünün dünyası hala bu psikoloji ile dönmektedir. İnternet çağında, bilgi çağında, teknoloji çağında insanlarımız hala aklını kiraya vermekte; bilinçten yoksun bir şekilde konformizme (uygitsincilik) sırtını dayamaktadır. Ve buna rağmen de aydınlık bir gelecek beklemektedir ki, ne yazık!!!

Yorumlar (0)
29
açık
Namaz Vakti 18 Ağustos 2022
İmsak 04:01
Güneş 05:33
Öğle 12:32
İkindi 16:18
Akşam 19:22
Yatsı 20:47
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 2 6
2. Trabzonspor 2 6
3. Fenerbahçe 2 4
4. Başakşehir 2 4
5. Alanyaspor 2 4
6. Beşiktaş 2 4
7. Gaziantep FK 2 4
8. Giresunspor 2 3
9. Antalyaspor 2 3
10. Galatasaray 2 3
11. Kayserispor 2 3
12. Konyaspor 2 2
13. Ümraniye 2 1
14. Ankaragücü 2 1
15. Sivasspor 2 1
16. Hatayspor 1 0
17. Karagümrük 1 0
18. İstanbulspor 2 0
19. Kasımpaşa 2 0
Takımlar O P
1. Bodrumspor 1 3
2. Samsunspor 1 3
3. Boluspor 1 3
4. Eyüpspor 1 3
5. Göztepe 1 3
6. Altınordu 1 1
7. Gençlerbirliği 1 1
8. Adanaspor 1 1
9. Keçiörengücü 1 1
10. Rizespor 1 1
11. Tuzlaspor 1 1
12. Erzurumspor 1 1
13. Pendikspor 1 1
14. Bandırmaspor 0 0
15. Denizlispor 1 0
16. Manisa Futbol Kulübü 1 0
17. Sakaryaspor 1 0
18. Ö.K Yeni Malatya 1 0
19. Altay 1 0
Takımlar O P
1. M.City 2 6
2. Arsenal 2 6
3. Brentford 2 4
4. Tottenham 2 4
5. Newcastle 2 4
6. Leeds United 2 4
7. Chelsea 2 4
8. Brighton 2 4
9. Aston Villa 2 3
10. Nottingham Forest 2 3
11. Bournemouth 2 3
12. Liverpool 2 2
13. Fulham 2 2
14. Wolverhampton Wanderers 2 1
15. Leicester City 2 1
16. Crystal Palace 2 1
17. Southampton 2 1
18. Everton 2 0
19. West Ham United 2 0
20. M. United 2 0
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 1 3
2. Real Betis 1 3
3. Villarreal 1 3
4. Osasuna 1 3
5. Real Madrid 1 3
6. Real Sociedad 1 3
7. Valencia 1 3
8. Celta Vigo 1 1
9. Espanyol 1 1
10. Athletic Bilbao 1 1
11. Barcelona 1 1
12. Mallorca 1 1
13. Rayo Vallecano 1 1
14. Almeria 1 0
15. Sevilla 1 0
16. Cadiz 1 0
17. Girona 1 0
18. Elche 1 0
19. Getafe 1 0
20. Real Valladolid 1 0