“KİMSE,  BU ŞEHRİN GÜLLÜK GÜLİSTANLIK OLDUĞUNU SÖYLEMESİN!” « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

“KİMSE,  BU ŞEHRİN GÜLLÜK GÜLİSTANLIK OLDUĞUNU SÖYLEMESİN!”

Bu haber 27 Temmuz 2020 - 18:35 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Tuhafiyeciler ve Konfeksiyoncular Odası Başkanı Mitat Ulaş ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimiz sırasında Başkan Ulaş, KOSGEB’in 12 bin esnafın kredi kullanabileceğini açıklamasına rağmen bankaların; sadece yaklaşık 3 bin kişiye kredi verdiğini iddia ederek, bankaların zor zamanlarda esnafın yanında olmamasından dert yandı. Ayrıca Başkan Ulaş, yöneticiliğinde zor olduğuna dikkat çekerek, yöneticilere seslendi ve “Kimse, bu şehrin güllük gülistanlık olduğunu söylemesin” dedi.

 

 

Röportaj: Kübra TÜRKAN

Tuhafiyeciler ve Konfeksiyoncular Odası Başkanı Mitat Ulaş ile esnafın sorunlarını masaya yatırdık. İşte Başkan Ulaş ile gerçekleştirdiğimiz söyleşimizin detayları…

İlimiz önce 24 Ocak Depremi ardından ise bütün dünyayı kasıp kavuran koranavirüs pandemesi ile uğraşmak zorunda kaldı. Esnaflarımızda bu durumlardan son derece olumsuz etkilendi. Esnaflarımızın durumu nedir?

“ESNAFIMIZIN BAZI GİDERLERDEN MUAF TUTULMASINI İSTERDİK AMA OLMADI”***

Elazığ depremi atlattı. Sonrasında ise koronavirüs pandemisi ile mücadele başladı. 2020’de zor süreçlerden geçiyoruz. Ben her yerde ifade ediyorum; ülkelerin ayakta kalması ve şehirlerin varlığı esnafların elindedir. Lokomotif görevi görmektedir esnaf lakin biz 2020 yılından önce de son iki yıldır ülke olarak ekonomik bir takım sıkıntılar ve zorluklar yaşıyorduk. Bunların üzerine bir de 24 Ocak tarihinde bir deprem yaşadık. Deprem oldu, şehrimizin %90’ı yıkım anlamında etkilendi. Depremin üzerinden belirli bir süre geçti bir anda pandemi süreci başladı. Pandemi süreci de Elazığ olarak yaşadığımız sürecin tuzu oldu. Gelin görün ki depremde devlet erkanı sürekli Elazığ’a gelip gitti ara ara bizler de bu toplantılara katıldık. Görüşlerimizi belirttik. Taleplerimiz oldu, taleplerimiz gün yüzüne çıkmaya başladı. Depremden on- onbeş gün sonra esnaflarımız ancak işyerlerini açabildi. Açanların büyük çoğunluğu da iş yapamadı. Çoğu esnafımızın işyeri de yıkıldı. İşyerlerinde hasar tespitleri yapıldı. Abdullahpaşa, Mustafapaşa, Sürsürü, Rüstempaşa ve Sarayatik mahallerinde ciddi bir yıkım oldu. Esnaflarımızın işyerleri yerle yeksan oldu. Biz bu süreçte esnafımızın bazı şeylerden muaf tutulmasını isterdik ama olmadı. Elektrik, su ve doğalgaz faturalarından ayrıca prim borçlarından az da olsa bir altı ay muafiyet bekliyorduk. Olmadı. Devletimizin verdiği karara saygı duyduk.

Esnafımızın bir kısmı kredi çekti ama şimdi bu kredileri nasıl ödeyeceklerini de düşünmekteler, kimi esnaf ise kredi kullanamadığı için dert yandı. Esnafın kredilerle ilgili size yansıyan sorunları nelerdir?

“BANKALAR SADECE YAKLAŞIK 3 BİN KİŞİYE KOSGEP KREDİSİ KULLANDIRDI”***

Devletimiz esnaflara kredi kullandırdı. Ben esnaflara kredi kullandırılmasına karşıyım. Niye? Çünkü esnaf kendi imkanları ile yakta kalmasının mücadelesini vermeli. Bu nasıl olacak? Peki buna da açıklık getirelim: Ticaretin şartları iyi oluşturulmalı. Halkın alım gücünü iyi okumak lazım. Bunlarla beraber halkımızın da alışveriş yaparken milliyetçi düşüncelerini ortaya koymalı. Bu şehrin yerel esnafına halkımız yönelmeli. Deprem sürecinde esnafımıza kredi imkanı tanındı. Ama bu krediler nasıl kullandırıldı? Bir defa 50 bin TL limitli bir krediler söz konuydu. 50 bin TL’lik krediden bir hayli esnafımız faydalanmış olabilir. Bunu inkar etmiyorum. Ancak KOSGEB kredilerinde sürecin başında o krediler esnafa verilmiş olsaydı esnaf; 6 ve 7 ay ayakta kalabilirdi. Esnafın ayakta kalsaydı kendilerini idame ettirebilirlerdi.  KOSGEB kredileri başvuru süreci başladığında esnafımız bunlardan faydalansın diye odalarımızda gece geç saatlere kadar çalıştık. Esnaflarımız, kısa sürede kredi alabilsin diye çabaladık. Biz bu eforu ortaya koyduk.  Lakin görüşmelerimiz sonucunda şunu öğrendik: KOSGEB; 12 bin kişiye kredi onayı vermiş. Lakin bu kredileri bankalardan alan kişi sayısı yaklaşık 3binlerde. Şimdi sorarlar insana;  bu şehirde 20- 25 bin esnafımız var. 12 bin kişiye KOSGEB kredi onayı vermiş. Banka henüz 3bin kişiye bile bu kredileri kullandırmamış.

“BANKALARIN FAİZSİZ KREDİ VERMEK KONUSUNDA KEYFİ BİR TUTUMU VAR”***

Bankalara serzenişte bulunuyorum. Bu şehrin esnafından para kazandınız. Esnafımızın neredeyse evi başına yıkılmışken nasıl olurda böylesi bir durum karşısında; öncesinde sicilinde sıkıntı var diyerek kredi kullandırmamışlar. Daha kötüsünü de aktarayım bir esnafımıza ise; “Senin geçmişte sicil sıkıntın var. Ben sana faizli kredi vereyim demekteler” Şimdi haliyle soruyoruz bu kişi faizsiz kredi kullanamazken faizli kredi nasıl kullanabilir? Demek ki keyfi bir tutum söz konusu. Sormazlar mı bu durumu. 100 bin TL’lik faizsiz kredi vermezken, nasıl oluyordu faizli 300 bin TL ‘ye kadar kredi teklifinde bulunabiliyorlar. Bu mu: Bu şehri sahiplenip, sevmek? Şehir böyle sevilmez. Gerekirse kendi canından bile feragat edeceksiniz. Bankalara sesleniyorum. Eğer bu şehri seviyorsanız. Bu şehrin esnafına şartlarınız ne gerektiriyorsa kullandırın.

“HÂLÂ; ELEKTRİĞİNİ, SUYUNU VE DOĞALGAZINI ÖDEYEMEYEN ESNAFLARIMIZ VAR!”***

Bu şehrin yöneticilerine de sesleniyorum. Kendi nefsimi de buna katıyorum. Yöneticilik o kadar kolay değildir. Bunun vebalini herkes ağır bir şekilde verecektir. Kimse bu şehrin güllük gülistanlık olduğunu dile getirmesin. Hâlâ elektriğini, suyunu ve doğalgazını ödeyemeyen esnafımız var. Bu şehri, bu milleti ve bu esnafı seviyorsak; gelin birlikte olup sıkıntılarımızı ortaya koyalım. Bu devlet bizim devletimiz. Elazığ esnafı sadakatlidir, samimidir ve dürüsttür. Asla bir kurumun parasına da malına da göz dikecek kadar aciz değildir. Üyelerimizi ara ara ziyaret ediyoruz. Bir esnafımız kredi çekmemiş. Ona neden krediye başvurmadın dedim. Bana; ‘Başkanım ben kredi çekmekten korktum’ dedi. Neden korktunuz abla dediğimde ise; ‘Ben devletim zarar eder diyerek, korkarak o parayı çekmedim’ dedi. Bu şehrin böyle esnafı vardır.  Şehrin esnafının nasıl olduğunu bilmek istiyorsanız bu örneğe iyi bakın!

Tekstil vadisi projesi hayata geçiriliyordu ve siz bu sektörde çalışacak kalifiye kişilerin yetişmesi noktasında oda olarak güzel adımlar atmıştınız şimdi tekstil vadimizdeki durum nedir?

BAŞKAN ULAŞ, ŞEHRİMİZİN GELECEĞİNDEN UMUTLU

Bu konu tam olarak bizim ilgi alanımız yok. Kentimizin sorunlarına eğiliyoruz ama güzel şeylerde oluyor ve biz güzel günlerin geleceğinden de ümitliyiz. Elazığ son yıllarda tekstil üssü olmaya başladı. Birçok bu alanda firma faaliyete geçti ve hâlâ gelenler de var. Şehrin mutlu günleri yaşaması adına bu gelişmeler güzel örneklerdir. Tabi bu tekstil fabrikalarının ilimizde açılması ile hem ilimizin ekonomisi kalkınacaktır hem de şehrimizdeki işsizliğine giderilmesi adına büyük bir etkendir. Biz oda olarak farklı alanlarda eğitimler verdik. Pandemiden dolayı biraz kurslarımız azaldı ama yakın zamanda 50 ile 100 kişi arasında kardeşimizin yetişmesi anlamında kurslar yeniden başlayacaktır. Küçük ölçekli olup tekstil kolunda çalışarak yanında 80 kişi çalıştıran odama kayıtlı esnaflarımızda var. İşsizliğin giderilmesi adına güzel bir çalışmadır. Daha da iyisinin olacağına inancım tamdır. Bizler oda olarak; talepler olduğu zaman eğitimlerle destek sağlayacağız. Her konuda elimizden gelen desteği sağlayacağız. Odalara ciddi bir destek yok verdiğimiz eğitimleri de kendi imkanlarımla ve dış imkanlarımızın birlikteliği ile çeşitli eğitim programları yapıyoruz. Yani bizler karınca misali destek sağlıyoruz.

“DURMADAN ÇALIŞMALIYIZ!”***

Bu tür büyük işletmelerimiz ilimize gelirken; OSB’mizin de Elazığ Ticaret ve Sanayi Odamız onlara ciddi katkı sundu. Bu konuda şahidiz güzel çalışmalar ortaya koydular. İki kurumumuzun çalışmalarını takdir ediyorum. Ama yeterli mi? Yeterli değil! Şehrin daha iyi bir yere gelmesi adına toplumun refah seviyesinin artması için çok çalışmalıyız. Özellikle yöneticiler adına söylüyorum. Durmadan çalışmalıyız. Şehrin tamamını ilçelerimizi de katarak büyümeliyiz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

“YASTIK ALTINDAKİLER ÇIKARTILARAK, ESNAFA DESTEK OLUNMALI!”***

Malum Kurban Bayramı geliyor. Bizim sektörümüz; kıyafet, ayakkabı ve aksesuar üzerine oluşuyor. Bayram öncesi bu sektörler de hareketlenecektir. O yüzden geçen dönemlerde yaptığımız çağrıları tekrarlayalım. Herkes, yastık altındaki paralarını çıkararak bir takım harcama yapmalı ve esnafımıza destek olmalı. Alışverişimizi yerel esnaftan yaparak onlara bir güç birliği sağlamamız lazım. Kimsenin ekmeğinde gözümüz yok. Herkes ticaretini yapabilir. Lakin köşe bucak seyyar satıcılara fırsat vermeyeceğiz. Bu konuda belediyemizle ve zabıta müdürü ile görüşmelerimiz devam ediyor. Şehrimizin esnafının kalkınması adına yerel esnaftan çekinmeden alışveriş yapın. Depremi yaşadık pandemiyi de yaşıyoruz ama yine yaşantımıza devam edeceğiz. Şimdiden bütün inanların Kurban Bayramı’nı da tebrik ediyorum.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.