KELİMELER BOŞLUĞU DÖVÜYOR!- II « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

KELİMELER BOŞLUĞU DÖVÜYOR!- II

Bu haber 22 Ağustos 2020 - 8:39 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bir enformasyon çılgınlığı içinde hemen her şeyin belli bir otomasyona tabi tutularak pazarlanabilecek bir kıvama sokulduğu; zihninizde kurduğunuz ve büyük bir özen göstererek oluşturduğunuz ifadeler başta olmak üzere söylenen, yazılan, ifadeye dökülen her şeyin saniyeler içinde en olmadık yerlerde, anlamından en uzak şekillere sokularak, eğilip bükülerek, çoğu zaman anlamından tamamen soyulup kontrolsüzce tüketilmiş birer atık olarak o dijital çöplüğün içine; tüketilmiş milyarlarca sözün, kelimenin, cümlenin yanına atıldığı bu illüzyonik dünyada kendimizi fark edebilmenin fırsatı da her geçen gün aynı hızla yazık ki kayboluyor.

Yanlarına her biri bir duyguyu ifade eden ruhsuz emojiler koyduğumuz; karanlık çağlara yön veren, tarih boyunca insanları aydınlatan ve çaresizliklerine çare olan asırlar öncesinin hikmetli sözlerinin dahi; bugün oraya buraya yapıştırdığımız birer havalı sticker karalaması, her işe yarayan elverişli birer anlam lekesi olduğunu görmek, benim gibi avuçlarının içinde anlam biriktirmeye çalışan insanların yüreğini sızlatsa da; güzellikleri, orasına burasına takıp takıştırdığı birer yalana, incelikleri birer kuru tekerlemeye ve derinlikleri hayatın dekorasyonu için bozdurup harcadığı ucuz birer objeye, zevksiz birer nesneye dönüştüren; samimi olan her gayretin üstüne basılıp geçilen bu zihinsel erozyon ve duygusal çölleşme yazık ki kanser hızıyla yayılıyor.

Hareketler, sözler, yargılar, ithamlar, ihtiraslar, özensizlikler, dikkatsizlikler, kabalıklar, nezaketsizlikler ve bencillikler başta olmak üzere her türlü zarar ve ziyanın hayatın özüne nasıl fenalıklar getirdiğini, kötülüklere hangi kötülükleri eklediğini, kötülükleri nasıl çoğalttığını düşünmeyen ve bunun muhasebesini yapamayan; hiçbir durumda, kurulmuş hiçbir cümlede, kötülükle yakından uzaktan ilgili hiçbir yüklemin öznesi olarak kendini görmeyen bir toplumda beynini patlatırcasına cümleler kurmaya çalışmanın, saatler boyu kelimeleri yan yana getirerek anlamlı bütünlükler oluşturmaya çabalamanın bir anlamı kaldı mı diye soruyorum çoğu kez kendime. Zira anlam derinliği ne olursa olsun herkesin tüketimine açık bir tüketim malzemesi haline gelen kelimeler, boşluğu dövmekten başka bir işe yaramıyor artık.

Aynı şehirlerin, aynı muhitlerin, aynı okulların, aynı taşıtların, hatta aynı evlerin içinde ama farklı gezegenlerde yaşar hale gelen bizler, bu gidişatın ya farkında değiliz ya da görmezden geliyoruz.

Tam da bu noktada sormak istiyorum;

Kültürel bütün gayretlerimizin ortalama bir dolaşımın yaydığı ezber ve tekrarlar ile tüketildiği; kendimize özgü daha gerçek bir yol, bir rota, bir güzergâh çizebileceğimiz kişisel arayışlarımızın tükendiği; varlık meselesi de dahil olmak üzere bir zihni inşa edebilecek her türlü malzemeyi her köşe başında tezgahı kurulan klişelerden seçtiğimiz; çocuklarımızın artık uzatmalı ergenliklerinin öncesinde ve sonrasında ne yaparak, ne üreterek, neyi hayranlık verici seviyede gerçekleştirerek ‘fenomen’ haline geldiği bilinmeyen birtakım zevzek kişiliklerin aksırığını, öksürüğünü çılgınca merak edecek kadar şuursuzca, çok boyutlu bir medyatik illüzyona zihinlerini kaptırmış durumda olduğu bu tablo içinde yapmadan duramadığımız şeylerin etrafımızda tuğla tuğla bir esaret duvarı ördüğünü ve muhtemel ki yakında o duvardan başka bir şeyi göremez hale geleceğimizi ne zaman fark edeceğiz sizce?

Ya da bu döngü içinde herhangi bir konuyu hak ettiği derinlik ve zenginlik içinde ucuzlatmadan, yangına dönüştürmeden, hiç kimsenin hakkını, hukukunu çiğnenemeden nerede, kimlerle, nasıl konuşabileceğiz, nasıl yazışabileceğiz, muhakeme edebileceğiz fikri olan var mı? (Devam Edecek)

Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu
Muhammed Rıdvan Sadıkoğlumuhammedridvansadikoglu@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.