KANAL İSTANBUL -II- « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

 KANAL İSTANBUL -II-

Bu haber 31 Mart 2020 - 12:36 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hasbihâl                                                    

26 Mart 2020 tarihinde Kanal İstanbul’un ilk ihalesi yapıldı.

“Hayırlı uğurlu olsun”  diyeceğim ama içimden gelmiyor. Çünkü bu ihalenin hayırla, uğurla hiç bir alakası yok.

Bu kanal ülkemin de, milletimin de yararına değil.

Yararlı olsa da zamanı değil.

Çünkü daha iki ay önce Elazığ’da, Malatya’da, Manisa’da binlerce ev ve iş yerlerinin yıkılmasına ve can kayıplarına yol açan depremler oldu.

41 vatandaşımız hayatını kaybederken binlerce ev ve iş yerlerimiz yer ile yeksan oldu. On binlerce yapı ise  orta hasar olarak kayıtlara geçti.

İnsanlarımız evinden, yurdundan oldu hala yüzlercesi binlercesi ya konteylerde yâda karın yağmurun altında eksi bilmem kaç derecede çadırlarda yaşıyor.

Bu depremin yarası sarıldı mı?

Hayır…

Ülkemiz bir savaş içinde şehit vermediğimiz hafta yok.

Bu savaş bitti mi?

Hayır…

Bugün biz bir merminin kaç lira olduğunun hesabını yapar hale geldik mi geldik.

Bunlarda yetmedi korona diye baş belası bir virüsle karşı karşıya geldik.

Felaketin boyutları gün geçtikçe yükseliyor.

***

İnsanlarımız evlerine hapsedildi, işlerinden güçlerinden oldu.

İşten çıkarmalar devam ediyor.

Ne olacak bunların hali belli değil.

Okullarımız, iş yerlerimiz, ekmek teknelerimiz kapatıldı.

Yüzlerce ülke ile uçuşlar iptal edildi yurt içinde ulaşım zorlaştı. Eğitim durdu, ticaret durdu, turizm durdu, kısaca hayat durdu…

Ekonomi can çekişiyor.

Tuzu kurular hariç insanlarımız boğaz derdine düştü.

Bir tarafta can derdi, bir taraftan boğaz derdi derken hükümetimizde kanal derdine düştü.

Bu kanal için 2020 bütçesine alınan sekiz milyar lira ile kaç evsize ev, kaç yoksula aş, kaç işsize iş sağlanır.

Sekiz milyarla virüs denilen bu kahredici salgınla ne güzelde mücadele edilir. Sağlığımız için sağlımıza sarf edilir.

İşte bunların hesabının yapılması gerekir.

Kaldı ki bu sekiz milyar maliyetin sadece devedeki kulağı.

***

Kapımızı çalan felaketin boyutları çok yüksek.

Buna rağmen biz  “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir” zihniyetiyle bu belanın üstesinden gelmeye çalışıyoruz.

Böyle bir ortamda iktidar bir gazetemizde yer aldığı gibi “Siz evlerinizde oturun biz Kanal İstanbul’u yapacağız” mantığı içerisinde yer alıyor.

Bu inat neden?

Kiminle bu inatlaşma?

Halkımızın yüzde ellisinden çok fazlası bu kanala karşı o halde iktidar halkıyla neden bu kadar inatlaşıyor?

***

İnsanlarımız aç ve sefil durumda.

Tencereler kaynamıyor iktidar Kanal İstanbul’un temelini atıyor.

Ne diyordu cennet mekân Demirel?

“Tencerenin götüremeyeceği hiç bir iktidar yoktur” diyordu.

Bizden uyarması…

Çünkü durum çok vahim…

***

Bizler ekonomist değiliz.

Bizler birer sade vatandaşız.

Bizim derdimiz aş, iş ve ekmeğimizdir.

Çoluk çocuğumuzu nasıl geçindirebileceğimizdir.

Kanal İstanbul değildir.

Ülkemizin içerisinde bulunduğu şartlar ve ahvaller bu kanalın yapılmasına müsait midir?

Elbette ki değildir.

Bir yandan beşik gibi sallanan şehirler,

Yıkılan binalar, çadırlarda yaşayan insanlar,

Bir yandan bitmeyen bir savaş,

Bir yandan işsizlik, açlık, yoksulluk, sefalet en önemlisi çekilmez bir hayat pahallılığı.

Vatandaşımız üzerindeki ekonomik yükün kaldırılması için elektrik ve doğalgazdan hiç değilse vergi alınmamasını beklerken hükümetimiz müjdeyi anında veriyor.

“Üç ay elektriğe zam yapılmayacak” diyor.

Güler misin, ağlar mısın?

Vatandaşın yaşam mücadelesi verdiği böyle bir ortamda zam yapmak sizlere yakışırsa buyurun yapın.

Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi.

***

Ülkemizin içerisinde bulunduğu bu çıkmazlardan kurtuluşumuz için iktidar, muhalefet el ele vermeli akil insanların mimar ve mühendislerin, bilim ve ilim adamlarımızın fikirleri alınarak ortak bir yol bulunmalıdır.

“Ben yaptım oldu” demekle hiç bir şey olmaz.

Sefalet ve yıkım bütün hızıyla devam eder.

***///***

Mehmet Şükrü Baş
Mehmet Şükrü Başmehmetsukrubas@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.