KADIN VE ŞİDDET -2 « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

KADIN VE ŞİDDET -2

Bu haber 18 Temmuz 2020 - 8:22 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bir önceki yazıda kadına atfedilen cinsiyetçi konular üzerinde durmuştum, yazının devamı niteliğindeki bu konuya kadının toplumumuzda daha farklı yönlerine dikkat çekmek istiyorum. Türk modernleşmesinin kadın ve aile söylemleri kadın kimliği kentli köylü kadın vb özellikleri itibariyle modern kadın,  fedakar ve aileye sadakat özellikleri ile köylü kadını tasvir ettiğimiz yıllardan artık postmodern bir yapıda giyim kuşam, yaşadığı muhit, ekonomik durum, sosyal çevre vb. Durumlara göre aşırılıklarına karşıt olarak; eğitimli, haklarını bilen, kamusal görünürlüğe sahip özellikleri ile geleneklerine, kültürüne, göreneklerine ve inançlarına bağlı aşırı yeniliğe karşı duruş olarak yaşam bulan kadınlarımızın toplumumuzun sigortası görevini görebileceğine şahit oluyoruz.

Kadın aslında annedir, ilk öğretmendir, her şeyimizi önce annemizden öğreniriz. Eğitim ilk önce evde başlar. Bu yönüyle iyi eğitilmiş anneler bu topluluğun bir teminatıdır. Toplumsal sorunlar dediğimiz sosyal sorunlar çağımızda çığ gibi büyüyor. Bu sosyal sorunlar intiharlar, kadına şiddet, uyuşturucu, istismarlar ve boşanmalar çağımızda artarak devam etmektedir. Bu anlamda toplumsal bilinç oluşturmak durumundayız. Sosyal sorunlara karşı toplumun her kesiminin neler yapabilirim, bana bir vazife düşüyor mu? Şeklinde düşünerek bir şeyler yapmayı kendisine görev edinmesi lazım. Aksi takdirde bu işi sadece belli kurumlara ve kişilere bırakırsak sorunun daha da büyümesini izleriz.

Ayrıca şiddetin önlenmesi için herhangi bir sözleşmeye gerek olmadan anayasal bir hak olarak herkese adil ve eşit bir şekilde yasalar olduğu ve bu yasaların kişi ve siyasi politik bir amaca hizmet etmeden herkese eşit olursa, herkese eşit mesafede durduğu sürece herkes haddini bilir ve yapacağı eylemin karşılığından çekinerek o eylemde bulunmaz ancak kişi şurada şu tanıdığım var burada bu tanıdığım var derse trafik cezasına bile torpille gitmeye kalkarsa hiçbir çözüm bulunamaz. Kadına şiddeti uygulayan ünlü diye tabir ettiğimiz kişi sadece telefonla bir programa bağlanıp kendisini haklı çıkarıyorsa öbür tarafta daha hafif bir eylemden toplumdan herhangi bir kişi cezaevine giriyorsa bunu hiçbir sözleşme çözemez. Öncelikle bir kişinin ekonomik ve çevresine göre kişi bir kadınla ilişki yaşıyorsa birlikte yaşam veya yasak aşk, diğerinde cinsel istismar veya taciz oluyorsa sorunu çözemeyiz. Kurallar herkes için bir olmalı toplumun genel tutumu göz önüne alınarak karar verilmeli sadece belirli kesimlerin değil…

Toplumumuzda kadına verilen önemin söylem olarak çok büyük önem arzettiğini ancak gerçek manada toplumuzun maalesef birçok konuda olduğu gibi kadın konusunda da dejenere olduğunu görüyor ve yaşıyoruz. Şiddet deyince illa dayak aklımıza gelmesin birçok iş yerinde kadınlarımız asgari ücretten daha düşük seviyelere çalıştırılırken, birçok iş yerinde sadece kadınların görsel ve vitrin niyetine işe alımlarını görüyoruz, hatta birçok iş yerinde kılık kıyafetine bile karışılarak modern diye tabir ettiğimiz başkasının beğenisine sıkıştırılmış kadın bedenleri görmekteyiz. Çağımızın teknolojik ve iletişim kanallarının herkesimin olduğu gibi kadınlarımızın da üzerindeki etkisinden bahsetmek mümkün. Birçoğumuz kadının dış görünüşüne veya ekonomik durumuna göre tavır ve tutumlarımızı değiştirirken maalesef bu konuda dürüst olduğumuz pek söylenemez çünkü birçoğumuz siteleri veya evlere temizliğe giden kadınlara aynı tavır ve davranışı veya saygıyı göstermiyoruz. Oysa ki o kadının bir emekçi olduğunu zorlu koşullarda çalıştığını veya yaşadığı çevrede eğitimi maddi vb diğer koşulların uygun olup olmadığı neden okuyamadığını hesaplayamıyoruz. Herkes bizim sahip olduğumuz imkanlara sahip olmayabilir.

Modern ekonomik durumu iyi olan bir kadın hangi hakka sahipse coğrafyamızın en ücra köşesindeki ahırda, ineğine bakan kadın da aynı haklara sahiptir. Tv’lerde dizilerde hep aynı çevre işlenir fakir kız zengin oğlan vb.. konular bunun etrafında başka bir şeyimiz yok mu veya gerçek manada ev hanımı olup ta birkaç üniversite bitirmiş bir çok kadının eğitimli, bilgili olduğunu kabul edemiyoruz. Aslında bazen bilgi yarışmalarında şahit oluyoruz bu tür durumların ölçüt olmadığını ilk soruda elenen kişileri gördükçe eğitimin, ekonominin, sosyal çevrenin tamamen ölçüt olmadığını görüyoruz. Toplum olarak eğer biz bir kadına nasıl davranmamız gerekliliğini ahlakımızdan, edebimizden alamıyorsak veya ahlak ve edebi sadece cinsel temalar üzerinde görmeye devam edersek sorunu çözemeyiz. Ahlak herkesin bizi gördüğü ile hiç kimsenin bizi görmediği bir yerde sergilediğimiz tutum ve davranışlarımız belirler. Annemizin ve kız kardeşimizin hangi şartlarda ve neyi hak etiğini düşünüyorsak tüm kadınlarımız için aynı şeyi istediğimiz sürece soruna çözüm bulmaya çalıştığımızı gösteririz.

Son olarak Rahmetli Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun şu sözleri özet olabilir: Bir millet her nesilde yeniden doğar, bir milleti yaşatan kendi gelenekleri binlerce yıllık süzme süzme gelmiş kültürüdür. Kültür Hakkari’de bale gösterisi yapmak demek değildir. Kültür arada bir konsere gidip hava atmakta değildir. Çağdaşlık modanın ara sokaklarında köpek gezdirmek değildir. Bizde böyle sahte çağdaş sahte aydın sınıfı yetişmiştir. Bu her sömürgede böyle sahte takım yetiştirilmiştir. Bunlar kendi kültüründen kopuk kendi milletinden halkından tiksinen nefret eden ama arada halkçılık edebiyatı yapan tipler yetişmiştir. Türkiye’nin başına da bunlar belada edilmiştir. En korkunç sömürgeleşme, zihinlerin ve gönüllerin köleleştirmesidir. Bunlar çaktırılmadan dışarından gelen kanunlarla değiştirmek ve batının hiçbir yerinde insan anlayışı çok kıttır veya yoktur.

 

 

 

Cahit Kutlu
Cahit Kutlucahitkutlu@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mehmet dağoğlu Temmuz 16, 2020 / 22:48 Cevapla

Tebrik ediyorum sizi. Güzel konulara değinmişsiniz.