Kadastro Tespitine İtiraz Davaları

Kadastro tespitine ilişkin yapılan ve kadastro memurlarınca yapılan işlemlerin gerçeğe uygun olmadığı, yapılan tespitler ile normal kullanıma uymayan tapuların tespiti halinde kişilerce ilgili kadastro tespitlerine karşı kadastro mahkemelerine başvurulması mümkündür.

KADASTRO TESPİTİ NEDİR?

Kadastro tespiti, taşınmaz malların sınırlarının arazi ve harita üzerinde belirtilmesi suretiyle bu taşınmaz malların hukuki statülerinin belirlenmesi için ilgili kurumca yapılan tespit işlemidir. Gerçekleştirilen kadastro tespitlerinin kanunda yer alan usul ve esaslara uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Tapu sicillerinin doğru ve gerçeğe uygun olarak tutulmasının Devletin sorumluluğunda bulunması nedeniyle yapılan tespitler önem arz etmektedir. Yapılan kadastro tespitiyle birlikte yapılan tespite uygun olarak ilgili taşınmaz hak sahibi olan kişi veya kişiler adına tapuya tescil edilir.

KADASTRO SONUÇLARININ İLAN EDİLMESİ SÜRECİ

Kadastro tutanaklarına göre yapılmış olan tespitlere dayanarak ‟askı cetvelleriˮ düzenlenir ve bu askı cetvellerinde tespiti yapılan taşınmazın ili, ilçesi, mahallesi veya köyü, sokak veya mevkii, pafta, ada ve parsel numarası, cinsi, yüzölçümü, tespit malikinin adı, soyadı, baba adı, yerleşim yeri, adresi ve hisse miktarı, mülkiyetin dışındaki ayni haklar, şerhler, beyanlar ve ilandan önceki itirazların sonucu gibi özellikleri yer alır.

Kadastro Kanunu Madde 9 “Kadastro tutanağı düzenlendikten sonra kadastro ekibi çalışma alanında işlerini bitirinceye kadar tespitlere itiraz edilebilir. İtiraz, kadastro teknisyenliğine veya kadastro müdürlüğüne yapılır. Bu durumda itirazla ilgili tutanak veya ekleri en geç on gün içinde kadastro komisyonuna intikal ettirilir. İtiraz sadece uygulanan belgelerin geçerliliği hakkında yapılabilir. Bir belgeye dayanmayan itirazlar incelenmez. İtiraz edenin ilan süresi içinde dava açma hakkı saklıdır.‘’

İlgili kadastro müdürlüğü tarafından yapılan askı cetvelleri taşınmazların bulunduğu köy ve mahalle muhtarının çalışma yerinde veya belediye yerinde astırılarak ‟30 günˮ süreyle ilan ettirilir. Önemle belirtmek gerekiyor ki bu 30 günlük askı ilanı süresi, tutanağın akıya çıkarıldığı gün değil ve fakat ertesi günden itibaren işler. İlanda, itirazı olanların 30 günlük ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabilecekleri belirtilir ve ayrıca kadastro harçları da gösterilir

Söz konusu kadastro tespitlerine dair itirazı olanların, bu 30 günlük süre içerisinde kadastro mahkemesinde dava açması gerekmektedir. 30 günlük ilan süresinin geçmesi akabinde dava açılmamış olan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Bu aşamadan sonra artık ilgili tespitlere karşı kadastro mahkemesinde dava açılması mümkün değildir. Bu süreçten sonra ilgili mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açılması gerekecektir. Kadastro öncesi hak iddiasına dayanan tapu iptali ve tescil davaları 10 yıllık hak düşürücü süreye tabidir.

KADASTRO ÖNCESİ HAK DURUMUNA DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI

Kadastro tespitlerine ilişkin askı ilan süreleri içerisinde yetkili Kadastro Mahkemesi nezdinde kadastro tespitine itiraz davası açılmaması halinde söz konusu kadastro tespitleri kesinleşmektedir. Bu kesinleşme ile birlikte üzerinden kadastro geçmiş olan taşınmazlar, tespit edilen kişiler adına tapuda tescil ettirilir. Ancak gerçek hak sahipleri, artık kadastro tespitine itiraz davası açamayacak olsalar dahi, usul ve esasa uygun olarak öncesi hakka dayanan tapu iptali ve tescil davası açarak ilgili taşınmazlar üzerinde gerçek hak sahiplerinin kendisi olduğunu ispat ederek ilgili tapu kayıtlarının iptali ile kendi adlarına tespitini isteyebilirler.

Kadastro öncesi hakka dayalı tapu iptali ve tescil davasında gerçek hak sahibi olduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını ispat külfeti bulunmaktadır. Davacı taraf bu iddiasını tapu ve kadastro kayıtları, kadastro tespit çalışmalarına ilişkin raporlar, taşınmaza ilişkin havadan çekilmiş olan fotoğraflar, tanık beyanları, keşif, bilirkişi raporu, uzman görüşü, Belediye ve diğer ilgili idari kurum ve kuruluşlar nezdinde bulunan kayıtlar ve diğer ilgili birçok delil ile ispat edebilir. Kadastro öncesi hakka dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında ise, Kadastro Kanunumuz ve Orman Kanunumuzdaki öngörülen açık hükümler nedeniyle, kadastro tespitlerinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık dava açma süresi öngörülmüştür. Bu süre hak düşürücü süredir ve resen dikkate alınmaktadır.

MİRAS BIRAKANIN DAVA AÇMADAN ÖLMESİ HALİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ

Bazı durumlarda miras bırakan tarafından ilgili kadastro tespitine karşı veya kadastro öncesi hakka dayalı tapu iptali ve tescil davası açılmasından önce miras bırakanın ölmesi halinde mirasçılar durumdan geç haberdar olmakta ve hak düşürücü süreler nedeniyle hak kaybına uğramaktadır. Yargıtay uygulamasında miras bırakanın hak düşürücü sürenin dolmasından önce ölmesi halinde mirasçılar tarafından açılacak olan davalarda hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı hükme bağlanmaktadır. Örnek bir karar ile açıklamak gerekirse ‘’ Başka bir ifadeyle, dayanılan hakkın kadastro tespit tutanağının tanzim tarihinden önce doğması halinde anılan sürenin uygulama imkânına kavuşacağı açıktır. Tutanağın tanziminden sonra doğan haklara ilişkin açılan davalarda hak düşürücü sürenin uygulama yeri yoktur. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, miras bırakanın kadastro tespitinden sonra öldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanamayacağı tartışmasızdır. Hal böyle olunca, işin esasına girilerek gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas: 2013/2447 Karar: 2013/4278 ‘’

KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

Kadastro çalışmaları sonucunda askıya çıkarılıp ilan edilen tespitlere ilişkin olarak açılacak olan itiraz davalarında görevli mahkeme kadastro mahkemesidir, ancak kadastro öncesi hakka dayalı tapu iptali ve tescil davasında görevli mahkeme ise genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olup yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

KADASTRO DAVALARI NELERDİR; KADASTRO DAVASI KİME AÇILIR?

Kadastro davası, kadastro mahkemesinde görülür. Dava açmak için öncelikle mahkemeye davanın açılmasına ve sebebine ilişkin olarak belge ve delillerin sunulması gerekir. Zira taşınmaza yapılan itirazların ilgili delil ve tanıklarla ispat edilememesi halinde davanın reddine karar verilecektir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, tanık ifadeleri ve diğer delillere göre mahkemece karar verilerek itirazlar karara bağlanır. Bu davada davayı açabilecek kişi hak sahibi olan mülkiyet sahipleridir. Tespitin yanlış yapılması nedeniyle zarar gören kişi, tespiti yapan ekipler kusurlu olsa dahi devletin sorumluluğu doğduğundan, devlete husumet yöneltebilecektir. Yani davada, devletin işlemi yapan ilgili birimleri davalı sıfatını taşımaktadır. Tapu iptali ve tescil davası, taşınmaz sahibine veya mirasçılarına açılır ve bu davalara taşınmazın bulunduğu bölgedeki asliye hukuk mahkemeleri bakmaktadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adem Aydın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elazığ Fırat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elazığ Fırat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elazığ Fırat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elazığ Fırat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.